Diyette merak edilenler: Ekmeğiniz nasıl olmalı? Elma sirkesi zayıflatır mı?

29 Mart 2021

1. EKMEĞİMİZ NASIL OLSUN? TAHILLI MI KEPEKLİ Mİ?

Kepekli ekmek: Danışanlar bazen hemen söylüyor. Hocam ben zaten kepekli ekmek yiyorum. Peki kepekli ekmek sanıldığı kadar sağlıklı mı?

Tam buğday unu ile ham kepeğin karıştırılmasıyla elde edilen kepek ekmeği, aslında sanıldığı kadar sağlıklı değil… Her ne kadar beyaz ekmeğe oranla daha yüksek posa değerine sahip olsa da düşük glisemik indeksli olması, vücutta bazı minerallerin kullanılmamasına neden olmaktadır. (Ancak çok yüksek lif oranı nedeniyle çinko, demir, kalsiyum gibi mineralleri bağlayarak emilimi engelleyebiliyor.)

Tam buğday: Buğday tanesinin tamamını barındıran tam buğday ekmeği yüksek lif içeriği ile tokluk hissi verir ve tokluğun süresini uzatır. Kan şekerini hızlı yükseltmez. Şeker hastalığını kontrol altında tutmaya, kan basıncı, kolesterolün yükselmesini önlemeye, bağırsakları rahatlatıp kabızlığı gidermede, kalın bağırsak kanseri riskini azaltmada, bedenin bağışıklık sistemini güçlendirmesinde yardımcı olur. Antioksidan değeri yüksektir. Kalp-damar hastalıkları, kanser, katarakt, romatizma ve bazı alerjilerin oluşumunu yavaşlatır.

Çavdar ekmeği: Çavdar, tahıllar içerisinde en koyu renkli olan ve en çok çözünür lif içerendir. Düşük tansiyonu olanlarda ve kalsiyum ihtiyacı fazla olan kişilerde kullanılabilir. İyi bir niasin kaynağı olması sebebiyle de diyabet (şeker hastalığı), hipertroidizm ve sporcularda tercih edilebilir. Düşük glisemik indekse sahip olduğu için kan şekeri seviyesini düzenler, insülin direnci ve diyabet riskini azaltır.

Tam tahılı ekmek: Buğday unu, tam buğday unu ve bunların karışımına mısır, arpa, yulaf, çavdar, pirinç, darı gibi tahılların eklenmesiyle üretilen ekmek çeşididir. Tam tahıllı ekmek de sindirim problemlerine, kalp ve damar hastalıklarına karşı, sağlıklı ekmeklerden biridir. Ben diyetlerimde tahıllı ekmek vermeyi tercih ediyorum. Siz de mümkün olduğunda farklı tahıllı ekmekleri çeşit çeşit tüketmeye çalışmalısınız.

2. ELMA SİRKESİ VE ZAYIFLAMA SÜRECİNE ETKİSİ

Hiçbir besinden mucize beklemek doğru değil. Bu süreçte onlardan sadece destek alabiliriz. Elma sirkesi de bu destekçilerden bir tanesi.

Yazının devamı...

Yeme bozuklukları farkındalık haftası

1 Mart 2021

Yeme bozuklukları anoreksiya nervoza, bulimia nervoza ve son yıllarda tanımlanan tıkınırcasına yeme ve gece yeme bozukluğu gibi psikiyatrik hastalıkların içinde yer aldığı bir tanı grubudur. Bu hastalıkların oluşumunda psikolojik etkenler ön plandadır.

Sosyal medyanın en kötü etkilerinden biri; yanlış beden algısı. Güzellik algısının tamamen değişmiş olması, ‘güzel olmak için zayıf olmalıyım’, ‘zayıf kadınlar ve kaslı erkekler hep daha çekicidir’ gibi düşünceler bu hastalıkların gelişmesinde oldukça önemli. Çoğunlukla ergenlik çağındaki kızlarda görülür. Önlem alınmazsa ciddi sonuçları olabilir. Mutlaka hekim, psikolog ve diyetisyen üçlüsü ile bütünsel bir yaklaşım ile tedavi edilmelidir.

Günümüz toplumunda çocuklar ve gençler, gıda ve güzellik gibi birçok sektörün hedef kitlesidir. Bir yandan bol kalorili fast food zincirleri yanlış besin seçimlerine yol açarken diğer yandan sosyal medyanın güzelliği, ‘zayıf, kıvrımlı veya kaslı’ gibi sıfatlara indirgemesi, özellikle gençleri baskı altında bırakmaktadır.

Bunun yanında günlük hayatta sosyal ilişkilerimizde düşünmeden söylediğimiz sözler hatta iltifat etmek için kullandığımız tabirler bile yeme bozukluklarının oluşumunda oldukça etkilidir. Kilo verince ne güzel oldun, ne kadar kilo almışsın kilo sana yakışmış, kilo verince yüzün çöktü, daha ne kadar kilo vereceksin, dur artık…

Toplumda kilo vermek hep iyi, kilo almak ise genelde kötü olarak algılanır. Ancak aşırı kilo kaybeden biri, kronik bir rahatsızlık sebebi ile kilo vermiş olabilir, yeme bozukluğu olabilir veya depresyonda olabilir. Yapılan yorumlar kişilerin sağlıkları ve mutluluklarını hiçe sayarak yapılan, yüzeysel yorumlar olarak kalır.

Bir kişinin verdiği kilolara iltifat dahi etseniz, hayatının belli bir döneminde kilolarının bir kısmını geri aldığında kendisini suçlu ve daha kötü hissedecek, artık güzel veya ‘ideal’ olmadığını düşünecektir. Ne kadar çok kilo aldığını söylediğinizde ise muhtemelen elinize bir şey geçmeyecektir. Çünkü yine karşınızdakinin neler yaşadığını bilmeden söylemişsinizdir.

Birinin dış görünüşü hakkında yorum yapmadan önce lütfen 2 kez düşünün. Karşınızdakinin yeme bozukluğu olup olmadığını, nasıl bir psikolojik veya bedensel bir süreçten geçtiğini bilemezsiniz.

Hepimiz eşsiz ve çok güzeliz bence. Kimseye benzemek zorunda değiliz. Kendimiz olalım yeter!

Yazının devamı...