Ciltteki izler tedavi edilebilir mi?

20 Eylül 2021

Derin çukur şeklindeki sivilce izlerini skar olarak adlandırılmaktadır. Her skar türünün kendine özgü bir tedavi yöntemi vardır. Uygulanacak yöntem skar izlerinin şiddetine ve tipine göre kişiye özel belirlenmelidir.

Skar tedavisi alanında uzman hekim tarafından başlanmalı ve bu süreçte doktor tavsiyesi uygulanmalıdır. Tedavi sırasında mutlaka güneş kremi kullanılmalıdır. Tedavi yoluyla elde edilen sonuçlar kişiden kişiye farklılık gösterebilir ancak kalıcı sonuçlar elde etmek için genellikle 2 yıl beklenmesi önerilir.

Skar tedavilerinde birçok yöntem mevcuttur

Günümüzde tercih edilen yara izi tedavisi yöntemleri; fraksiyonel karbondioksit lazer tedavisi, fraksiyonel altın iğne uygulaması, ICON lazer tedavisi, Q-Switch lazer tedavisi, kimyasal peeling, plazma enerji sistemidir. Bu yöntemleri detaylı olarak incelemek gerekirse;

Mezoterapi yöntemi: Mezoterapide belirlenen ilaçların deriye enjekte edilmesiyle gerçekleştirilir. Skar izlerinin tedavisinde oldukça etkili sonuçlar elde edilmiştir. Tercih edilen ilaç genellikle hyalüronik asit, vitaminler ve mineraller içerir. Bu şekilde cilt yenilenmesi uyarılır. Mezoterapi kullanımı sayesinde yara izi oluşumu engellenebilir ve mevcut yara izleri hızla tedavi edilebilir.

PRP yöntemi: Tedavide hastanın kendi kanı kullanılır. Kişinin vücudundan alınan kan ayrıştırılır ve tedaviye uygun olan kısım tekrar insan vücuduna enjekte edilir. İlk uygulamadan sonra 4-5 gün içerisinde lekelerin açılmaya başladığını görebilirsiniz.

Fraksiyonel CO2 lazer yöntemi: Bu klasik bir lazer yöntemidir. Kullanım sırasında CO2 lazer, yaraları kolajen ile uyaracaktır. Bu şekilde cilt kendini iyileştirmeye başlar. Tedavi süreci bittikten sonra 1 saat kadar kızarıklık veya şişlik görülebilir. Bu belirtiler gün içinde kendiliğinden geçer. İşlem sonrasında 3 ila 6 gün içinde ciltte soyulmalar görülecektir. Soyulduktan sonra cilt yumuşak ve pürüzsüz hale gelir. İlk seans sonrası kişinin ihtiyacına göre sürecin tekrarlanması gerekebilir.

Fraksiyonel altın iğne yöntemi:

Yazının devamı...

BBL tedavisi ile genç kalın!

14 Eylül 2021

BLL etkileri kanıtlanmış bir tedavi yöntemidir!

BBL’in bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış etkileri ise cilt üzerinde var olan yaşlanma izlerinin büyük ölçüde azaltılması ve cilt üzerinde var olan yaraların daha çabuk iyileşmesinin desteklenmesidir. BBL uygulaması sadece cildin görünümünü iyileştirmekle kalmaz, aynı zamanda cildin kalıcı ve sağlıklı gençleşmesini ve kendi kendini onarma mekanizmasının yenilenmesini sağlar.

Lazer teknolojisi çerçevesinde daha etkin ekipmanların geliştirilmesi ile BBL bugünkü durumuna gelmiştir. Tamamen ağrısızdır ve iyileşme süresi gerektirmez. Etkisi ilk tedaviden sonra ortaya çıkmaya başlar. BBL tedavisini diğer uygulamalardan ayıran en önemli şey belirli bir bölgedeki belirli problemlere odaklanmak yerine tüm cilt bölgesini tedavi etmeyi hedeflemesidir. Tek bir noktaya odaklanmak yerine genel bir iyileşmeyi hedefleyen bu yüzeysel olmayan uygulama sayesinde sadece cilt yüzeyindeki bariz sorunları ortadan kaldırmakla kalmaz, aynı zamanda cildin kendi kendini iyileştirme kabiliyetini artırır, ileride oluşabilecek problemlerin ve ciltteki olumsuz etkilerin önüne geçer.

BBL her cilt tipine uygun bir uygulamadır!

BBL çok özel durumlar dışında tüm cilt tiplerine uygun bir uygulamadır. Bu nedenle BBL tedavisi gören kişiler yaş, cilt tipi, cilt rengi gibi birçok açıdan farklı olabilir. BBL teknolojisi ciltteki güneş lekelerinin giderilmesi, akne ve siyah noktaların tedavisi, renk dengesizliğinin önlenmesi, cilt kızarıklığının giderilmesi, 20'li yaşların başından itibaren yaşlanmanın etkilerinin önlenmesi gibi birçok sorunu çözebilir, herhangi bir iyileşme süresi gerektirmez. Ağrı veya acı hissetmediği için genellikle ilk tercihtir.

BBL uygulaması ağrısız ve acısızdır

BBL tedavisi için kullanılan ekipman tarafından cildin üst katmanlarına uygulanan ışık enerjisi bu katmanları hafifçe ısıtacaktır. Bu ısı enerjisi, hedef bölgenin cilt tabakası tarafından yavaş yavaş emilir, mevcut hücrelerin kolajen üretmesini tetikler ve cildin ilk kullanıldığı zamandan daha sıkı görünmesini sağlar. Uygun sayıda uygulama sayesinde BBL teknolojisinin iyileştirici etkisi en üst düzeye ulaşır, cilt doğal renk dengesini, yenilenmesini, gençleşmesini ve sıkılığını geri kazandırır, cilt yüzeyindeki görünür lekelerin kaybolmasını sağlar. Ayrıca ışık ve ısı ciltte kızarıklığa neden olan ince damarların görünümünü ortadan kaldırır ve ciltte birçok renk farklılığına neden olan ekstra melanin üretimini engeller.

Etkili sonuçlar için bir ay arayla 3 – 6 seans uygulanması yeterli olacaktır. BBL tedavisinden sonra ciltte kısa süreli hafif bir güneş yanığı olması normaldir. Bu his, uygulamadan sonraki ilk 2 - 4 saat içinde tamamen kaybolur. Bu his kaybolana kadar cildi rahatlatmak için temiz nemli bir bezle her saat 10-15 dakika tedavi bölgesine soğuk kompres uygulayın.

Yazının devamı...

Burun dolgusunun avantajları nelerdir?

8 Eylül 2021

Kimler dolgu yaptıramaz?

Bağışıklık sistemi sorunları, iyileşmeyen yara izleri, şeker hastalığı ve bazı maddelere alerjisi olan kişilere dolgu işlemi önerilmez.

Burun dolgusunun faydalarını detaylı olarak incelemek gerekirse:

-Burun dolgusu, burun kemiklerinin dışarı çıkması veya burun ucunun düşük olması gibi estetik görünümün ince dokunuşlarla net bir şekilde ayırt edilmesini sağlayan noktaları düzeltmeyi amaçlar. Cerrahi burun ameliyatının bir ön izlemesi olarak da kabul edilebilir.

-Deforme olan bölgeye gerekli miktarda dolgu enjekte edilerek daha büyük ve estetik bir fark elde edilebilir. Ameliyatsız burun estetiği, burun estetiği sonrasında oluşan şekil bozukluklarını da ortadan kaldırabilir. Bu nedenle başka bir operasyon geçirmenize gerek yoktur, ancak burun estetiği sonrası problemden pratik ve konforlu bir şekilde dolgu işlemi ile kurtulabilirsiniz. Cerrahi operasyona alternatif olarak yapılan burun boşluğu dolgusu operasyonunun iyileşme süresi olmadığı için vakti olmayan kişiler için oldukça avantajlı bir operasyondur.

-Burun dolgusu, burun konturunu düzeltir ve burun asimetrisini tedavi eder. Burun eğriliği, geniş kanat veya burun köprüsü ile ilgili sorunlar burun dolgusu ile geçici olarak ortadan kaldırılır.

-Burun dolgusu işlemi yüzün diğer bölgelerine yapılan dolgu işlemlerine göre daha kalıcıdır. Hyaluronik asit içeren dolgunun erime hızı, yüz ifadesinin aşırı derecesi ile orantılıdır. Burun sabit bir organ olduğu için kalıcılığı diğer enjekte edilen yüz dolgularına göre daha uzundur.

-Tüm cilt tipleri ve farklı burun anatomisine sahip kişiler için rahatlıkla kullanılabilir. Bu, yaygın teknolojisi ve birçok avantajı nedeniyle hemen herkesin sıkça kullandığı bir yardımcı işlemdir.

Yazının devamı...

Her türlü estetik problemin çözümü mezoterapi

31 Ağustos 2021

Mezoterapinin uygulamasını kimler yaptıramaz?

Mezoterapinin uygulanması uygun olmayan kişiler; gebelik sürecine olan ve emziren anneler, felç geçirenler, şeker hastalığı olanlar, kanser hastalarında, kan pıhtılaşma sorunu yaşayanlar, ürtiker rahatsızlığı olanlardır.

Mezoterapi işleminde sonra beklenen onası yan etkiler kızarıklık ve morarmadır. Beklenen yan etkiler oldukları için ayrıca bir tedavi gerektirmeden kendiliğinden geçmektedir. İşlem sonrasında kişiden kişiye değişmekle beraber 2 - 3. uygulamadan sonra etki görülmeye başlanır.

Mezoterapi uygulamasında sonra ise uzman hekim önerileri dikkate alınmalı ve aspirin kullanılması gerekir. İşlem sonrası 2 gün boyunca uygulama yapılan bölgelere su değdirilmemesi gerekir. Vücudu sıkan ve terleten kıyafetlerden uzak durulması gerekir.

Selülit sorununa mezoterapi yöntemi

Selülit, dolaşım rahatsızlığı sonucu oluşmaktadır. Özellikle kadınlarda görülen bir problem görünüm açısından kişilere rahatsızlık verebilir. Mezoterapi ile cildin altına enjekte edilen içerikler sayesinde selülit görülen bölgelerdeki kan akışı düzenlenebilir. 4 -10 hafta arasında etkili sonuçlar almak mümkündür.

Bölgesel yağlanma sorununa mezoterapi yöntemi

Karın, bel ve kol bölgelerinde görülen bölgesel yağlanma sorununa liposuctiona alternatif olarak önerilmektedir. Mezoterapi işlemi ile yağ dokunun yakılması tetiklenir. Egzersiz ve diyet ile kısa sürede başarılı sonuçlar görülebilir.

Yazının devamı...

Dudak dolgusu herkes için uygun mu?

25 Ağustos 2021

Dolgu uygulaması görünüm açısından ve sağlık sorunlarının tedavisinde sıklıkla başvurulan yöntemlerdendir. Yaşlanmanın getirdiği izleri ilk olarak dudak bölgesi belli eder. Aydınlık ve genç bir yüze sahip olmak için dudak dolgusu tercih edilmektedir. Dolgu uygulamasına genellikle başvurulmasının sebebi ise sağlık açısından sorun yaratmayan güvenli bir yöntem olmasıdır. İşlem sonrası yan etki görülme ihtimali diğer yöntemlere kıyasla daha azdır.

Özellikle dudak dolgusu yaptıracak kişiler kendilerinin vücuduna ve yüzünün şekline uygun işlem yaptırmalıdır. Başka birinde görüp beğendiğiniz dudak dolgusu sizin için uygun olmayabilir. Herkesin dudağının şekli ve yapısı farklıdır bu sebeple size hoş gelen bir görünüme sahip olmanız oldukça zordur.

Dudak dolgusu yaptırabilecek kişiler

Dudak dolgusunun tercih edilme sebebi genellikle dudaktaki hacim eksikliği, yapısal ya da oransal bozuklukların giderilmesidir. Genç yaşta yapılan dolgu uygulamaları daha dolgun dudak görünümü sağlarken ileri yaşta yapılan uygulamalar dudak kırışıklıkları, yaşa bağlı hacim kaybı ve ağız köşelerinde oluşan sarkmalarının tedavisine yöneliktir.

20’li yaşlardan sonra dudak dolgusu yaptırabilecek kişiler uzman hekim kontrolü ve onayı aldıktan sonra herkes dudak dolgusunu yaptırabilir. Doğal görünümlü sonuçlar için ise dolgu miktarını zaman içerisinde azar azar belirli dozda artırılmalıdır. Az miktar ile istenen görünüm elde edilene kadar işleme devam edilebilmesi kötü sonuçlar ile karşılaşma ihtimalini düşürecektir.

Dolgu uygulaması için uygun olmayan kişiler kimlerdir?

-Bağışıklık sistemi ile ilgili sorun yaşayanlar,

-Yara izleri geç iyileşen ya da iyileşmeyen kişiler,

Yazının devamı...

Çene dolgusu ile daha belirgin yüz hatlarına sahip olabilirsiniz!

17 Ağustos 2021

Yüz bölgesinde en fazla dikkat çeken yer çenedir!

Çene dolgusu günümüzde oldukça sık uygulanan bir yöntemdir. Çene bölgesinde oluşan hacim kaybı, yapısal bozuklukların tedavisinde de tercih edilmektedir. Bunlar haricinde; çenenin belirgin olmaması, çenenin düz ya da sivri olması, sarkma, geniş ya da dar çeneye sahip olunması, asimetri sorunları içinde başvurulan bir yöntemdir.

Çene dolgusu işlemiyle kişinin belirgin yüz hatlarına sahip olması hedeflenir. İşlemden önce alanında uzman hekim ile görüşülmesi ve beklentilerin konuşulması oldukça önemlidir.

Çene dolgusu işleminin yapılması oldukça kolaydır!

Çene dolgusu işleminde vücutta bulunan hyarülonik asit enjekte edilir. İşlem öncesinde kişinin isteği doğrultusunda anestezi yapılabilir. Uyuşma sonrasında uzman hekimin belirlediği uygun bölgelere dolgu enjekte edilerek işlem tamamlanır. Yaklaşık 25 – 30 dakika süren işlem sonrasında etki hemen kendini gösterir. İşlem sonrasında morluk ve şişlik oluşması olası yan etkilerdir. Buz uygulaması ile müdahale edilebilir.

Hyarülonik asit içeren çene dolgularında kalıcılık kişiden kişiye değişmektedir ancak genellikle kullanım süresi 12 -18 aydır.

Dikkat edilmesi gereken önemli noktalar ise; işlem sonrasında 4 saat makyaj ve yüz masajı yapılmamalıdır. İlk gün cilde asitli ürünler uygulamaktan kaçınılmalıdır. Bir hafta boyunca ağır egzersiz ve terlemeden uzak durulması gerekir. Sıcak duş, hamam, sauna gibi ortamlara girilmemesi önerilir.

Yazının devamı...

Ameliyatsız gıdı toparlama işlemi

9 Ağustos 2021

Toplum arasında gıdı olarak bilinen bölge çene ve boyun altını kapsamaktadır. Yaşın ilerlemesi sonucu yüz bölgesinde sarkmalar oluşmaya başlar bu sarkmalar ilk olarak kendini gıdı bölgesinde gösterir.

Gıdı bölgesinin oluşmasının sebeplerinin başında yaş alma, kilo alma ve genetik faktörler gelir. Sarkan gıdı zaman içerisinde kişiye yaşlı ve yorgun bir görüm verebilir. Genişleyen gıdı bölgesi çene hattının küçük görünmesine de sebebiyet verebilir.

Gelişen teknoloji sayesinde çeşitli gıdı toparlama yöntemleri vardır. Kişilerin ihtiyaçlarına göre uygulanacak yöntem uzman hekimler tarafından belirlenir. Günümüzde sıklıkla tercih edilen yöntemler ise;

Endolift yöntemi: Yüz şekillendirme tedavilerinde sıklıkla tercih edilen yöntemlerden biridir. Cerrahi bir adım gerektirmediği için güvenilir bir tedavi yöntemidir. İşlem sonucunda gıdı bölgesi toparlanarak çene hattı belirginleştirilir. İşlem sonrasında kişi günlük hayatına hemen dönebilir. Bazı kişilerde ödem sorunu görülebilir müdahaleye gerek kalmadan kendiliğinden geçebilir.

Radyofrekans yöntemi: Radyofrekans işlemi ile gıdı sarkması tedavi edilebilir. Cerrahi işlemlerden çekinen kişiler için bu yöntem oldukça uygundur. İşlem sırasında cildin alt tabakasına radyofrekans ile direkt ulaşılır. Bu yöntem ile kolajen dokusunu uyarır ve gıdı bölgesi kendini toparlamaya başlar. Uygulanan işlemin 4 ayda bir tekrar edilmesi gerekir.

Ulthera yöntemi: Bu yöntem ile gıdı bölgesinde lifting (kaldırma) etkisi yatılır. İlk seans sonucunda etki görüldüğü için sıklıkla tercih edilmektedir.

Liposuction yöntemi: Lokal ya da sedasyon altında işlem gerçekleştirilir. Kişiden kişiye değişmekle beraber işlem 1 saat sürmektedir. İşlem sırasında gıdı bölgesinde biriken fazla yağ dışarı çekilerek toparlanma sağlanır.

Dermatoloji Uzmanı Dr. Nezih Karaca

Yazının devamı...

Saç ekimi yerine erkek tipi saç dökülmesinde etkili yöntemler

3 Ağustos 2021

Doğru ve etkili sonuçlar alabilmek için mutlaka alanında uzman ve tecrübeye sahip dermatolog hekim ile görüşülmesi gerekir. Yanlış uygulamalar geri dönüşü zor sebeplere yol açabilir.

Erkek tipi saç dökülmesinde etkili yöntemler

Saç ekimi yerine erkek tipi saç dökülmesinde etkili yöntemleri mezoterapi, serum, ilaç kullanımı, bitkisel serumlar ve saç ekimidir. Bu yöntemleri detaylı olarak incelemek gerekirse;

Mezoterapi: Saç mezoterapisi, FDA (Amerika Sağlık Örgütü) tarafından onaylı bir yöntemdir. Sonuçları ise en etkili olan tedavi yöntemidir. İşlem esnasında mikroenjeksiyon sayesinde cildin fonksiyonel tabakası uyarılarak saç kökünün ihtiyacı olan mineral, vitamin ve düzenleyiciler enjekte edilir. Lokal olarak uygulanan bu yöntem her yaştan kadın ve erkeğe uygulanabilir.

Serum: Serumlar içerikleri sayesinde saçı besleyen kılcal damarları genişleterek saç köklerini besler. Bu sayede var olan saçlar kalınlaşırken yeni saçların çıkmasını destekler. Saç derisine topikal olarak uygulanan serumlar etkili sonuçlar alınması için tercih edilir.

İlaç kullanımı: Hastalar önerilen ilaçları doktor kontrolünde kullanabilirler. İlaçlar ile 18 yaş ve büyük erkeklerde %90’ında saçların güçlendiği ve yeni saç çıkmasında etkili olduğu görülmüştür. Özellikle saç dökülmesi yeni başlayan kişilerde oldukça etkili sonuçlar gözlenmiştir. Etkili ve kalıcı sonuçlar için ilacın doktor kontrolünde en az 1 yıl kullanılması önerilir.

Bitkisel serumlar: Bitkisel saç serumları saç derisine direkt olarak nüfuz eder. Uzun süre saç derisinde kaldığı için diğer yöntemlerden ayrılır.  Saç tipinize uygun serumun tercih edilmesi başarılı sonuçlar için oldukça önemlidir. Haftada en fazla 3 kez kullanılması ve yeterli miktarda uygulanması önerilir.

 

Yazının devamı...