Rozasea (gül hastalığı) tedavisinde kullanılan yöntemler

4 Aralık 2020

Gül hastalığı, yüzünüzde kızarıklığa ve gözle görülür kan damarlarına neden olan yaygın bir cilt rahatsızlığıdır. Aynı zamanda küçük, kırmızı, irin dolu yumrular oluşturabilir. Bu belirti ve semptomlar haftalarca ya da aylarca alevlenebilir ve sonra bir süre kaybolabilir. Rozasea sivilce, diğer cilt sorunları veya doğal kızarıklık ile karıştırılabilir.

Rozasea herkesi etkileyebilir. Ancak en çok orta yaşlı, açık tenli kadınlarda görülür. Kesin bir tedavisi yoktur, ancak belirti ve semptomlar kontrol edilebilir ve azaltılabilir.

Yüzde kızarıklık ve sivilceye benzeyen şişlikler, göz sorunları ve zamanda burunda büyüme gül hastalığında en yaygın görülen semptomlardır.

Gül hastalığının kesin nedeni bilinmese de kalıtsal ve çevresel faktörlerden kaynaklanıyor olabilir. Kötü hijyen rozasea’ya neden olmaz. Sıcak içecekler ve baharatlı yiyecekler, kırmızı şarap ve diğer alkollü içecekler, aşırı sıcaklıklar, güneş ışığı veya rüzgar, duygular, egzersiz yapmak, bazı tansiyon ilaçları dahil olmak üzere kan damarlarını genişleten ilaçlar ve çeşitli kozmetik ürünler rozasea’ya neden olan faktörlerden bazılarıdır.

En yaygın görülen komplikasyonlar; zamanla burnunuzdaki ve yanaklarınızdaki yağ bezleri genişleyerek burnunuzun üzerinde ve çevresinde doku birikmesine neden olur. Bu komplikasyon erkeklerde çok daha yaygındır ve yıllar içinde yavaş yavaş gelişir.

Rozasea’yı teşhis etmek için spesifik bir test kullanılmaz. Bunun yerine, semptomların geçmişine ve cilt muayenesine bakılır. Sedef hastalığı, egzama veya lupus gibi rozasea’ya benzer belirtilere sahip hastalık ihtimallerini elemek için test yaptırmanız gerekebilir. Semptomlarınız gözlerinizi ilgilendiriyorsa, doktorunuz sizi değerlendirme için bir göz doktoruna sevk edebilir.

Rozasea tedavisi, belirti ve semptomları kontrol etmeye odaklanır. Çoğu zaman bu, iyi cilt bakımı ve reçeteli ilaçların bir kombinasyonunu gerektirir. Tedavinizin süresi, belirti ve semptomlarınızın türüne ve şiddetine bağlıdır. Tekrarlama yaygındır.

Son yıllarda yeni rozasea ilaçları geliştirilmiştir. Doktorunuzun reçete ettiği ilaç türü, hangi belirti ve semptomlarla karşılaştığınıza bağlıdır. Size uygun bir tedaviyi bulmak için farklı seçenekleri veya bir ilaç kombinasyonunu denemeniz gerekebilir.

Yazının devamı...

Ameliyatsız estetik bir buruna nasıl sahip olunur?

25 Kasım 2020

Ameliyatsız burun estetiği, sıvı rinoplasti olarak da bilinir, cerrahi müdahale olmaksızın yapılan burun şekil değişikliklerini ifade eder. Bu prosedür genellikle cilt dolgu malzemelerinin enjeksiyonunu içerir. Cilt dolgusu, hyaluronik asit dolgu malzemesi gibi farklı yüz bölgelerine hacim kazandırmak için enjekte edilen ürünlerdir. Son yıllarda ameliyatsız rinoplasti tekniği gelişmiş, bu işlemde buruna dolgu enjeksiyonu ile kontur eksiklikleri ve asimetrileri tedavi edilmeye başlanmıştır.

Ameliyatsız burun estetiği nasıl yapılır?

İşlem genellikle 10-20 dakika uygulanan anestezik bir krem ​​ile burun dokusunun doldurulması, ardından belirlenen kilit bölgelere enjekte edilerek estetik açıdan iyileştirilmesinden oluşur. Enjeksiyon genellikle 5-10 dakika sürer ve klinik bir ortamda gerçekleştirilir.

Ameliyatsız burun estetiğinin avantajları nelerdir?

Ameliyatsız burun estetiği hastalara birçok avantaj sunar. Öncelikle ameliyat olmak istemeyen veya ameliyat düşünen ancak henüz karar vermemiş birçok hasta için iyi bir seçenektir. İkincisi, belirli bir alana az miktarda dolgu eklemek için basit bir enjeksiyon yapmak yeterli olduğu için rötuş yapmak çok kolaydır. Bu özelliklerle burun, istenilen sonuca ulaşıncaya kadar enjeksiyonlarla "şekillendirilebilir". Üçüncüsü de burun dolgusu cerrahi tekniklere göre çok daha ekonomiktir.

Burun dolgusunun etkisi ne kadar sürer?

Dolgu 6-12 ay içerisinde kaybolur ve burun orijinal şeklini alır. Süre kişiye bağlıdır ve sonuç yaklaşık altı aydan bir yıla kadar sürebilir.

Burun dolgusunun dezavantajları nelerdir?

Yazının devamı...

Mezoterapi nedir, sağladığı faydalar nelerdir?

16 Kasım 2020

Yüz Mezoterapisi (Mezolift), yüz derisinin yaşlanmasının ilk belirtileri ince çizgi ve kırışıklıkların belirmesi ve derideki elastikiyet kaybıdır. Zamanla kırışıklıklar derinleşir ve cilt sarkar. Mezolifting yönteminde, deri içine doğal maddelerin mikro enjeksiyonları yapılarak, derinin üst ve alt tabakasında doku yenilenmesini sağlamaktadır.

Mezoliftte kullanılan maddelerin karışımları derinin metabolizmasını etkilemektedir. Mezolifting tedavisinde deri için çok önemli olan maddeler verilmektedir. Böylece daha fazla kollajen oluşarak, elastin kalitesi artarak derinin yapısı sağlamlaşır. Artan oksijenlenme nedeni ile haftalar içinde cilt sağlıklı, parlak ve tazelenmiş görünmeye başlar.

Mezolift (yüz mezoterapisi) tedavisinde kullanılan ilaçlar:

Hyaluronik asit: Yüz mezoterapisinde kullanılan bu madde insan dokusunda yaygın şekilde bulunan doğal bir polimerdir. Bu madde suyu emerek şişer ve dokuda nem ve elastikiyet sağlar.

Vitaminler: Vitamin A deri gelişimini kontrol eder. Yaşla birlikte incelen deriyi düzeltir. E vitamini dokuları zararlı maddelerden koruyan bir antioksidandır. C vitamini kollajen sentezini uyarır. Deri renk hücrelerinin üretimini yavaşlatır. B vitamini deriyi besler, dokuların biyolojik dengesini düzenler. K vitamini dokuların kan dolaşımını düzenler.

Amino asitler: Proteinlerin yapı elemanıdır. Dokuların gelişiminde rol oynarlar. Amino asitler yaşla ortaya çıkan doku hasarını onarır ve düzenlerler.

Mineral tuzlar: Hücrelerin pek çok yaşamsal faaliyetlerinde düzenleyici ve destekleyici rolleri vardır. Yüz mezoterapisinde bunlar dokuların metabolizmasını iyileştirirler.

Koenzimler:

Yazının devamı...

PRP nedir, sağladığı faydalar nelerdir?

9 Kasım 2020

Platelet Rich Plazma kelimelerinin baş harflerinden alınan PRP; günümüzde cilt gençleştirme yöntemlerinden hücresel tedavide gelinen en iyi noktalardan biridir. Platelet trombosit demek olup; trombositler kanımızda var olan hücrelerdir. Sayıları ortalama 300.000 kadar ve ömürleri 4 gündür. 2-4 mm çaplı bu hücreler kanın pıhtılaşma veya akışkanlık özelliklerini ve yaraların iyileştirilmesinde yara yerinin temizlenmesi görevlerini yerine getirir. Ayrıca trombositlerden salınan büyüme faktörleri hücrelerin onarım mekanizmasını devreye sokarak yaraların iyileşmesini sağlamaktadır.

Anti-aging ve PRP ilişkisi

Cildin ışıklarla, lazerle veya kimyasal peeling ile uyarılması aslında sınırlandırılmış hasarla ciltte onarımı ve gençleşmeyi tetiklemek anlamına gelir. Kısacası ciltte çok hafif hasar yaratır gibi yaparak cildi uyarıp, yara iyileşme mekanizmasını devreye sokarak cildi gençleştirilmesi hedeflenir.

Hücreler uyarı sonrası harekete geçer, yara iyileşmesini taklit edercesine üretim başlar, kollajen ile elastik lif üretimi sağlanır, dolaşım artar, dokunun uyarılan bölgesi temizlenir ve arınır. Dolayısıyla rengi açılır, damarları iyileşir, cildin sağlığı eskisinden daha iyi olacak şekilde geri kazanılır.

Cilt uyarılmazsa yaşlanır; burada vurgulamak istediğim şey mekanik veya kimyasal, iğneli veya iğnesiz, cilde uygun olan doğru yöntemler ile cildi uyararak yılları geriye çevirmek mümkün.

Etkisi ne kadar sürer?

Hücresel tedavi yöntemi ile kastedilen, hücrelerin çalışmasını teşvik etmek ve ihtiyacı olan malzemeleri vermektir. Bu yöntem hücrelerin çalışmasını tetikleyen büyüme faktörlerine ortam sağladığı için, anti-aging tedavide değişmeyecek bir yere sahiptir. PRP tedavisinin tek başına yeterliliği, kişinin yaşına, yaşanmışlığına, cildin görünen ve analiz edilen sonucuna göre değişecektir. Cilt güneşten yıpranmış ve sarkmış olsa da, sadece cansız ve soluk görünüyorsa da yapılması faydalıdır.

Bu tedavi otolog yani kişinin kendi hücresinin tekrar kendisine verilmesiyle ilişkili olduğu için yan etkisi yoktur.

Yazının devamı...

Yüzdeki kırışıklıklar nasıl giderilir?

5 Kasım 2020

Öncellikle güneşten kaçının. Kırışıklık oluşumunda güneşe maruz kalma kalıtımdan daha fazla zarar verir. Güneş kremi kullanın. Bu sizi hem cilt kanserinden koruyacak hem de kırışıklıkların önlenmesine yardımcı olacaktır.

Sigara içmeyin. Sigara dumanının cildin önemli bileşenleri olan kollajen ve elastini parçalayan bir enzimi serbest bırakarak cildi yaşlandırdığını doğrulamaktadır. Sigara içenlerin içmeyenlere göre daha buruşuk ve %40'a kadar daha ince bir cilde sahip olma eğiliminde olduğunu ortaya koyuyor.

Yeterli uyku alın. Yeterli uyku almadığınızda, vücudun cilt hücrelerini parçalayan bir hormon olan aşırı kortizol ürettiğini söylüyor. Yeterince dinlenerek cildin kalın kalmasına, daha "elastik" olmasına ve kırışmaya daha az eğilimli olmasına yardımcı olan daha fazla HGH (insan büyüme hormonu) üreteceksiniz.

Sırt üstü uyuyun. Uyku çizgileri cildin yüzeyine kazınan ve uyandığınızda kaybolmayan kırışıklıklara yol açabiliyor. Yüzüstü uyunduğunda yanaklar ve çene üzerinde kırışıklıklar artar. Kırışıklık oluşumunu azaltmak için sırt üstü uyuyun.

Gözlerinizi kısmayın, okuma gözlüğü alın. Herhangi bir tekrarlayan yüz hareketinin-şaşı gibi-yüz kaslarını aşırı çalıştırdığını ve cildin yüzeyinin altında bir oluk oluşturduğunu söylüyor. Bu oluk sonunda kırışıklık haline geliyor. Ayrıca en güneş gözlüğü takın. Göz çevresindeki cildi güneş hasarından koruyacak ve dahası göz kısmayı engelleyecektir.

Daha fazla balık yiyin, özellikle somon. Somon sadece (diğer soğuk su balıklarıyla birlikte) büyük bir protein kaynağı değil, cildin yapı taşlarından biri olan omega-3 olarak bilinen esansiyel yağ asidi kaynağıdır. Esansiyel yağ asitlerinin cildi beslemeye ve dolgun ve genç tutmaya ve kırışıklıkları azaltmaya yardımcı olur.

Daha fazla meyve ve sebze yiyin. Antioksidan bileşikler, serbest radikallerin (hücrelere zarar verebilecek kararsız moleküller) neden olduğu hasarla savaşır, bu da cildin daha genç ve daha parlak görünmesine yardımcı olur ve foto yaşlanmanın bazı etkilerine karşı korur.

Nemlendirici kullanın. Nemli cilt daha iyi görünür, bu sayede çizgiler ve kırışıklıklar çok daha az fark edilir.

Yazının devamı...

Ameliyatsız bölgesel incelme uygulamaları

26 Ekim 2020

HIFU vücut lipolizi, cilt yüzeyine zarar vermeden yağ hücrelerini kalıcı olarak yok etmek için yüksek yoğunluklu odaklanmış ultrason kullanır. Ancak aynı zamanda diğer prosedürden farklı olarak ciltte sıkılaşma da sağlayan bir prosedürdür.

Tedavi sırasında, yüksek yoğunluklu odaklanmış ultrason ısısı kullanılır. Isı deriden geçerek ve yüzeyin altındaki bu hücrelerin kalıcı olarak yok edildiği yağ hücrelerini hedef alır. İşlem hem erkekler hem de kadınlar için uygundur.

Nasıl uygulanır?

Tedavi sırasında, yüksek yoğunluklu ultrason enerjisi, bir büyütecin çalışma şekline benzer şekilde hedeflenen yağa odaklanır. Enerji ciltten geçer ve yüzeyin altındaki hedeflenen yağ kalıcı olarak yok eder. Sonraki birkaç hafta ve ay boyunca vücut, doğal lenfatik kanallar ve dolaşım yoluyla karaciğere boşaltılan tahrip olmuş yağı doğal olarak uzaklaştırır. Tedavi edilen bölgede daha ince, daha şekilli bir bel çevresi ve daha sıkı bir cilt bırakır.

HIFU vücut lipolizinin sonuçları genellikle 4 ila 12 hafta içinde görülür. Bu, vücudun o bölgedeki tedavi edilen yağı doğal olarak eritmesi için gerekli olan süredir. Bununla birlikte, bazı tedavilerin tam etkileri, yüz ve boyun bölgesinde sonuçların tam olarak ortaya çıkması 9 ay kadar sürebilir.

İyileşme süresi gerektirmemesi, günlük hayatta herhangi bir kesintiye uğratmaması sunduğu avantajların başında yer alır. Hasta tedavinin hemen ardından günlük rutinine hemen devam edebilir.

İnvaziv olmayan, ameliyatsız, tamamen güvenilir bir prosedürdür. HIFU tedavisi bir kilo verdirme yöntemi değildir. Bölgesel yağ azaltma prosedürü olduğu unutulmamalıdır. HIFU prosedürünün yaptığı şey, tedavi edilen bölgedeki yağ hücrelerinin sayısını azaltmak ve hareket ettirmektir. Tedavi edilen bölgedeki yağ hücreleri kalıcı olarak yok edilir. Tedavinin sonuçları yaklaşık 2 yıl sürer.

Bunun dışında radyofrekans teknolojileri de sık kullanılır. Verdiği ısı dalgaları ile alttaki yağların erimesini hızlandırır ve kan dolaşımını hızlandırarak eş zamanlı derinin sıkılaşmasını uyarır. Bu sayede daha sıkı, ince ve selülit görünümünün azaldığı bir sonuca ulaşmak mümkündür.

Yazının devamı...

Sonbaharda cilt bakımı nasıl olmalı?

20 Ekim 2020

Temel cilt bakım ürünlerinizin tüm yıl boyunca değiştirilmesi gerekmese de, değişen mevsimde cildinizin fazladan neme ihtiyacı olur.

Haftalık Ölü Cilt Temizliği

Ciltteki bronzlaşma bittiği için peelinge başlanabilir. Sadece cildinizi pürüzsüzleştirmekle kalmaz, aynı zamanda kan dolaşımına da yardımcı olur. Cildiniz güzel ve güçlü bir bariyerdir ve iyi kan dolaşımı ile onu sağlıklı ve mutlu tutabilirsiniz.

Yağ bazlı fırçalar sonbahar için mükemmeldir çünkü ekstra hidrasyon faydası elde edersiniz. Eksfoliasyon (ölü cildi temizleme), sabah rutininize kolayca uygulanabilir. Doğal fırçalamanın kullanımı kolaydır ve besleyici içeriklerle doludur. Pul pul cildi tedavi etmek, hasarlı hücrelerden kurtulmak ve daha fazla nem emmesini sağlamak için uzman bir dermatologdan destek alabilirsiniz. İhtiyacınıza göre klinik tedavisi ya da evde uygulamanız için cildinize en uygun kozmetik olmayan ürün önerilerinde bulunabilir. Cildinize fazla peeling yapmayın, haftada bir ölü hücrelerden kurtulmasına yardımcı olmanız yeterli.

Düzenli Hidrasyon

Cildi temizlemek ve nemlendirmek, birçok insanın günlük sabah rutini olmalıdır. Yüz kreminizi uyguladıktan hemen sonra evden çıkmamalısınız. Cildiniz kremi emene kadar biraz beklemelisiniz.

Hava soğuduğunda eldivenlerinizi ve şapkanızı giyin. İlk yaşlanma belirtileri genellikle ellerde görülür. Onları güzel ve sıcak tutarsanız, yaşlandığınızda parmaklarınızda artrit oluşmasını önleyebilir ve ayrıca cildinizin yaşlanmasını da geciktirebilirsiniz.

Eldiven giyerek ve günde bir veya iki kez zengin bir nemlendirici kullanarak, tırnak etlerinin çatlamasını ve cildinizin kurumasını önleyebilirsiniz. İş yerinizde daha yoğun bir besleyici kremi de elinizin altında bulundurabilirsiniz.

Yazının devamı...

En sık tercih edilen ameliyatsız yüz gençleştirme yöntemleri

12 Ekim 2020

Ameliyatsız yüz gençleştirme teknikleri arasında botoks ve dolgu gibi enjeksiyon teknikleri, PRP ve kök hücre tedavileri ve “Doublo Terapi” gelir.

Yaşlanmaya karşı koyan ameliyatsız yüz gençleştirme yöntemlerinden “Doublo Terapi” ultrason (ses) dalgaları ile uygulanan bir tedavi yöntemidir. Uygulamada odaklanmış yüksek yoğunluklu ultrason (ses) dalgalarıyla, cildin üst tabakasında bir hasar yaratmadan alt tabakalara akustik bir enerji gönderilir. Bu sayede oluşan termal (ısı) hasar ile cildin sıkılaşması ve gerginleşmesi sağlanarak “kolajen” yapımı uyarılıyor.

Dünyada 2009 yılından beri kullanılan bu teknikte, yararlanılan ultrason dalgaları, görüntüleme ve tedavi sistemlerinde de kullanılıyor. Ultrason dalgaları ile gençleşmeye yardımcı yöntem, diğer teknolojilere göre anında görülebilen sonuçlarıyla daha uzun süreli bir etkiye sahip.

Doublo Terapi ile cerrahi yönteme en yakın sonuçların elde edilebiliyor. Yöntem çok 40 – 60 yaş aralığındaki kişilere uygulanır. Hafif ve orta dereceli yüz sarkması ve kırışıklıklarda çok daha etkili sonuçlar sağlar.

Nasıl uygulanır?

Yapılan cilt değerlendirmesinin ardından adayın yönteme uygunluğuna karar verilir. İkinci adımda kişinin fotoğrafları çekilir. Yüze ultrason jeli sürülür. Başlık yardımıyla uygulama bölgesinin ayrıntılı görüntüsüne erişilir. Kişinin cilt altı tabakasına derinlemesine uygun enerji gönderilir. Uygulama bölgesi 2 defa taranır.

Yan etkisinin bulunmaması, anesteziye gerek duyulmadan yapılması, tek seansta, ağrısız, yan etkisiz, güvenilir ve uzun süreli sonuç alınması tercih edilme sebepleri arasındadır.

Yüz ovalinin şekillendirilmesinde, çene konturunun belirginleştirilmesinde, göz kapağı düşüklüğünde, göz çevresi kırışıklıklarında, göz altı torbalanmalarında, boyun kırışıklığı ve gevşekliğinin giderilmesinde oldukça etkili sonuçlar elde edilmektedir.

Yazının devamı...