ÇOCUĞUNUZ AĞLIYOR MU?

28 Nisan 2021

Ağlamak güzeldir, süzülürken yaşlar gözünden sakın utanma demiş Sezen Aksu.

Ağlamanın kıymetini anlamak için bu cümle çok değerli. Çünkü ağlıyor olmanın hem fizyolojik, hem duygusal hem de ruhsal bir rahatlaması olduğu yapılan çalışmalarla belirlenmiş. Peki çocuklar neden ağlar? Her ihtiyacını karşıladığına inandığınız bir çocuk neden ağlar? Ağlamak yararlı mıdır? Ağlamaya hemen müdahale etmeli miyiz?  Bugün ki yazımda bunları genel olarak anlatmaya çalışacağım. Şimdiden keyifli okumalar dilerim.

Konuşmayı henüz öğrenememiş olan bir bebek, bir ihtiyacı olduğunda, kendisine bakım veren kişiye bu ihtiyacı bildirme aracı olarak ağlayabilir. Bebekler ağlarken ilk baktığımız ve dikkat ettiğimiz nokta aç olup olmadığı, altının kuru olup olmadığı, üşümüş veya terlemiş olup olmadığıdır. Alt değiştirmek, beslenerek doymasını sağlamak, üşümüşse ısınmasına yardımcı olmak, rahat değilse rahatını sağlamaya çalışmak, uykusu gelmişse uyumasına yardımcı olmak, uyanmışsa yer değişikliği sağlamak ihtiyaçları karşılandığı için ağlamasının sonlanmasına ve daha sakinleşmesine olanak sağlayabilir.

Fakat bebeklerin ağlaması sadece fiziksel ihtiyaçları için değildir. Biriken bir stresin boşalması için, yalnızlık ihtiyacının karşılanmasını istediği için, temas istediği, kendisini güvende hissetmeye ihtiyacı olduğunu bebek ağlayarak ifade etmektedir. Dolasıyla sakin bir kucakta okşanmak, ninni söylemek, sevgi dolu bakış veya temaslar bebeğin yine ihtiyacının karşılandığı algısıyla ağlamasının sakinleşmesine yardımcı olabilir.

            Bebekler de biriken stres olur mu?

Resimler de gördüğümü ve bebek denilince akla mutlu, gülen yüzlü, huzurla uyuyan görüntüler gelebilir ancak madalyonun birde diğer tarafı vardır çünkü bir canlı tümüyle mutlu, güler yüzlü, huzurlu olamaz. Bu yüzden bebeklerin huzursuzlanması, gaz sancısı olması, ağlaması, tıpkı diğer duygu yaşamaları gibi olağan ve normaldir.

            Bazı bebeklerin, diğer bebeklere oranla daha çok stres yaşamasına neden olan durumlar ise; annenin zor bir hamilelik süreci yaşaması, doğum sırasında çeşitli komplikasyonların yaşanması, doğum süreci sonrasında bebeğin ihtiyacının karşılanması konusunda sıklıkla gecikmeler yaşanması, korkutucu ani sesler, olaylar veya durumların yaşanması şeklinde sıralanabilir.

           

Yazının devamı...

Çocukla güç yarışına girmeyin

16 Nisan 2021

‘’Bir çocuk yetiştirmeye bir köy gerekir’’ demişler. Nede güzel söylemişler. Çocuklar yetişiyor elbet, büyüyor fakat her ebeveynin derdi nasıl büyüdüğü, büyürken heybesine neler koyduğu, kendisini, dünyayı nasıl tanımladığı ve gördüğü. Bugün çocuk yetiştirme konusunda ebeveynlerin belki de en zorlandığı konulardan biri olan ceza kavramlarına bakalım diyorum. Keyifli okumalar dilerim.

Çocuklar tabi ki resimlerde olduğu gibi her zaman neşe içinde gülen, kahkahalar atan varlıklar değildir. 1 yaşından sonra hareketlenmeye başlayan her çocuk, etrafını keşfetmeye, neler olup bittiğini anlamaya çalışır, hareketli olabilir, sizin söylediğiniz birçok şeye itiraz edebilir. Kendi isteklerini yapmak ve bunları yaptıkça da size sanki kafa tutuyor gibi de durabilir. Bu dönemsel olduğu gibi aslında kendisine zarar vermediği sürece sağlıklı bir davranıştır çünkü keşfettikçe, başına kötü bir şey gelmediğini anlayan, aynı zamanda denedikçe yapabildiğini fark eden çocuk kendine güvenir ve ‘’yapabiliyorum, başarabiliyorum’’ algısı güçlenir. Bir çocuğun çocukluk dönemlerinde desteklenerek yapabildiğini düşünmesi, ileriki yaşantısında özgüven, benlik saygısı gibi kavramlar için çok önemlidir.

Fakat ebeveynler için bu süreç bu kadar kolay ve sıkıntısız geçmeyebiliyor. Bir çok ebeveyn hem kendi kaygısından dolayı hem de çocuğunu dış tehlikelerden korumak adına veya ‘’hoşa gitmeyen’’ bir davranış yaptığında o davranışı bir daha yapmaması adına kontrolü sağlamak adına ceza yöntemlerine girişebiliyor. Şimdi bu iki yöntemi gözden geçirelim.

Ceza Nedir? Neden bize yardımcı olmaz? Ceza çocuklara karşı nasıl zarar verir?

Ebeveynlerin verdiği cevaplara baktığımızda çocuk yetiştirirken en çok zorlandıkları noktaları; ağlama krizleri, öfke nöbetleri ve ısrarcı tutturmalar olarak sıralamak mümkündür.  Ceza dediğimizde; çocukların ‘’istemediğimiz’’ davranışlarını değiştirmek adına, çocuklara uygulanan, onları baskı altına almak ve davranışları değiştirmek için acı verici olan veya şiddet yoksa bile saldırganca tutumlar şeklinde özetleyebiliriz.

İki tür cezadan bahsedebiliriz;

1) Tokat atmak, dövmek, vurmak, gibi yöntemlerle yapılan fiziksel şiddete dayalı ceza

2) Şiddet içermeyen ancak daha sık yapılan bir diğer ceza davranışı ise; istenilen şeyi yapmazsa çocuğun istediği veya ihtiyacı olan şeyi vermemekle tehdit ediyor olmak. Örneğin; dışarı çıkmak istiyorsan önce ödevini yapacaksın, uslu durmazsan sana çikolata vermeyeceğim, uslu çocuk olmazsan seni sevmeyeceğim gibi. Çocuğun sessizce bir köşede oturmasını beklediğinize dair söylediğiniz sözcükler bile ceza uygulamasına bir örnek olabilir.

Yazının devamı...

Çocukların kaprisleri yoktur, ihtiyaçları vardır

19 Mart 2021

"Birlikte oyun oynuyorduk, ne oldu şimdi neden ağlıyorsun?"

"Sürekli ağlıyorsun Ela, neden böyle bir çocuk oldun?"

"Anlaşıldı, sen dikkat çekmeye çalışıyorsun. Ben gidiyorum, sen istediğin kadar ağla..."

Bazı anlar ebeveyn ve çocuk için gerçekten zorlayıcı olabiliyor. Zor olan, zordur ancak çözülmesi ve aşılması imkânsız zamanlar değildir. Bu zor anlar, birlikte yaşanan diğer anlara göre daha duygu yüklü ve yaşanan duyguların daha fazlaca yaşandığı anlardır ve bugün bu yazımızda özellikle çocukların ağladığı veya öfkelendiği zamanlarda aslında neler oluyor ve ebeveynlerin bu süreçleri daha "sağlıklı" şekilde yönetmesi için neler yapabilirler bu noktalara sizler için değinmek istedim.

Danışmanlıklarımda veya verdiğim eğitimlerimde ebeveynlerden şu cümleleri duyabiliyorum:

‘’Çocuğum bağırdığında, ağladığında veya bir şeyi almak için ısrarcı davrandığında, tutturduğunda ne yapacağımı bilemiyorum. Bazen o öfkelendiğinde veya dakikalarca ağladığında ben de öfkeleniyorum ve kendime hâkim olamayıp bağırdığımı fark ediyorum. Sonra kendime kızıyorum ama iş işten geçmiş oluyor."

Bir diğer durum ise ‘’Çocuğumun yaşadığı o kriz anında o daha fazla ağlamasın veya bağırmasın diye mümkün olduğu kadar istediği şeyleri yapmaya çalışıyorum. Çünkü çocuğumun daha çok etkilenmesinden korkuyorum.’’

Çocuk öfkelendiğinde, bağırdığında veya ağladığında aslında ne oluyor?

Yazının devamı...