
Dünyada çok az kitap, çocukları “Martine” kadar etkilemiştir. Bizde önce “Ayşegül”, sonra “Küçük Ayşegül” adıyla yayımlanan bu 60 kitaplık dizi, tam dört kuşağı büyütmüş ve ördüğü sevgi çemberini dalga dalga büyüterek yalnızca çocukların değil, annelerin, anneannelerin gönlünde kendine unutulmaz bir taht kurmuştur...
“Martine” Türkçede...
Ülkemizde yayın hayatına Alpagut Yayınları’nda başlayan “Martine” (Ayşegül), daha sonra sırasıyla Aksoy Yayıncılık ve Marsık Yayıncılık’la devam etmiş; 2011’de YKY çatısı altında yayın hayatına yeniden başlamıştır. Şu günlerde “Ayşegül-Kardeşimi Çok Seviyorum”, “Ayşegül-Yaşasın, Okul Açılıyor!” kitaplarıyla yeniden raflarda yerini alan “Ayşegül” dizisi, yıl sonuna kadar da 24 kitaba ulaşacak.
Alpagut Yayınları, çizerin neredeyse bütün dizisini kitap formatlarını değiştirip sayfalarını azaltarak yayımlamıştı. Aksoy Yayıncılık, kitapları yeniden ve aslına bağlı kalarak, kendi boyutunda, sert ve ince kapak olarak yayımladı. Daha sonra Marsık Yayıncılık yeni kitaplarla birlikte aylık Ayşegül Dergisi’ni çıkardı. Bunun yanı sıra, ilk kez “Ayşegül’ün Evi” ve “Müzikli Lunapark” kitaplarını pop-up olarak okurlara ulaştırdı.
Ünlü çizer TÜYAP’ta...
Marcel Marlier, 2000 yılında benim davetlim olarak TÜYAP Kitap Fuarı’na da katılmıştı. Türkiye’yi çok sevmiş ve “Ayşegül” fanatiklerinin çokluğu karşısında şaşkına dönmüştü. Marcel Marlier’nin ne denli ince, sevgi dolu bir çizer olduğunu kitap fuarındaki imza günlerinden kolaylıkla anlayabilirdiniz. Çok az çizerin yaptığı bir davranıştır bu: İstanbul’daki kitap fuarında kendisine kitap imzalatmaya gelen okurların kitaplarını almış ve onlara, ertesi gün imzalayıp verebileceğini, söylemişti. Türk okurlarının alışmadığı bir davranıştı bu. İlk gün biraz garipsense de, fuarın sonraki günlerinde oldukça yoğun bir hayran kitlesini beraberinde getirmişti... Çünkü Marlie, kitapları yanına alıyor, oteldeki odasında sabaha kadar her okurunun kitabına bir orijinal resim yaparak kitabı imzalıyordu...
Kimdi Marcel Marlier?..
İşte Marcel Marlier, okurlarına orijinal resimlerini armağan edecek kadar cömert ve sevgi dolu; değerli bir ressamdı...
Ressamdı dedim, çünkü 18 Kasım 1930’da Belçika Herseaux’da doğan ünlü ressam, geçtiğimiz hafta 18 Ocak’ta Belçika Turnai’de, 80 yaşında yaşama gözlerini yumdu... Üzüldüğüm bir şey var!.. O, son görüşmemizde, Ayşegül’e yeni kitaplarında bilgisayar kullandırmayı istediğini, söylemişti. Sanırım, Ayşegül’e bir bilgisayar alamadan hepimize, “Hoşça kalın!..” dedi.
“Ayşegül”ün doğuşu...
1954 yılında Casterman Yayınevi çocukların dünyasına yeni bir kahraman kazandırdı. Çizimlerini Marcel Marlier’nin yaptığı, öyküsünü Gilbert Delahaye’nin yazdığı bu kahramanın adı “Martine”di. Bizde de “Ayşegül” adıyla yayımlanan bu dizi 1997 yılına kadar 46 kitaplık bir diziye ulaştı. 1997’de yazar Gilbert’in ölümüyle birlikte dizinin yazarlığını Marcel Marlier’nin oğlu Jean Louis yapmaya başladı.
50’ye yakın ülkede yayımlanan “Ayşegül” kitapları, bazı ülkelerde kendi adıyla yayımlanırken, pek çok ülkede de yayımlandığı yerin en sevilen ve yaygın kız isimlerinden birini kendine alarak şöhretini sürdürdü. Dünyanın pek çok yerinde, 50 yaş üstündeki okurların hâlâ gönlünde yaşıyor... Tabii ülkemizdeki başarılarının altında, çevirisini yapan Kemal Bilbaşar ve Eray Canberk gibi çevirmenlerin de büyük payı var...