9.5 saat süren aort ameliyatı ile Engin Cezzar hayata nasıl döndü?

9.5 saat süren aort ameliyatı ile Engin Cezzar hayata nasıl döndü?


     Haldun Taner'in Keşanlı Ali Destanı'nı kim hatırlamaz? Yaklaşık 36 yıldır ne zaman sahneye konsa binlerce seyirci bulan artık klasikleşmiş bu dev esere ilk hayat verenler de Gülriz Sururi ve Engin Cezzar. Onların kubbede bıraktıkları hoş sada ise bambaşkaydı, yarattıkları tipleri kimse Gülriz ve Engin gibi Genco ve Aydemir Akbaş gibi oynayamamıştır...
     Gülriz ve Engin Beyoğlu'nda eski Ses Tiyatrosu'nda Keşanlı Ali'yi sahnelerken üstat Haldun Taner oyunu 200 kere seyretmişse onunla beraber ben hiç değilse 100'ü bulmuşumdur!..
     Keşanlı Ali, Haldun Taner, Gülriz ve Engin o yılların dev olayı idi. Ben de bu heyecanı bir gazeteci dostları olarak onlarla beraber yaşadım.
       Oyunu sahneye koyabilmek için otomobillerini rehin verip faizle borç para alan Engin'in Keşanlı Ali gişe rekoru yapınca arabalarını nasıl kurtardıklarını, Gülriz'in bu sürprize sevincini hayat boyu unutmam!

Kalpte aort patlayınca?..

       Nereden anımsadım bunları? Milliyet'in 50. yılını Dolmabahçe Sarayı'nda kutlarken. O muhteşem gecede Engin Cezzar'ı gördüm. Birkaç ay önce önemli bir kalp ameliyatı geçirmişti... ve Gülriz ile beraber eski tutkuları Bodrum'da yaşıyorlardı.
       Engin "22 dakika dondurulmuşum, hayata yeniden döndüm, gittim geldim dedi"... ve sonra anlatmaya başladı...
       Evde otururken öğlen sıraları birden göğsünde şiddetli ağrılar hissetmiş, kıvranmaya başlamış.
     - Gülriz kalp krizi geçiriyorum galiba beni hastaneye götür!
       Gülriz, anında Alman Hastanesi'ne telefon etmiş, aklına orası gelmiş. İki dakika sonra ambulans kapıya dayanmış. İlk önlem arabada alınmış. Hasta hastaneden içeriye girerken sabahın erken saatlerinden beri ameliyat yapan doktor kapıdan çıkıyormuş. Gülriz ve Engin'i kim tanımaz, herkes büyük ilgi göstermiş... Doktor da biraz dinlenip ertesi güne hazırlanacakken geri dönmüş. Ekip zaten hazırmış. Engin'i birtakım aletlere bağlamışlar. Göstergeler kalpteki aortun patladığını gösteriyormuş. 5 dakika, 10 dakika bile çok önemliymiş. Doktor sormuş "Derhal ameliyata almamız gerek, ne diyorsunuz?" Gülriz başka çare olmadığına göre tamam doktor demiş. Engin yarı uyur yarı uyanık kendisine "göğsünü açacağız" diye şakacı bir dille moral veren doktora, "Aman, demiş güzel dikin, biçimsiz olmasın!" "Fakat" diyor Engin, "ben işin vahametinin farkında değildim."

Ameliyatı yapan doktor

       Engin içerde Gülriz dışarıda... çektiği ıstırabı düşünün. Haa unutuyordum. Sanatkar çift birbirleriyle helalleşmişler!
       Operasyon 9.5 saat sürmüş. Aort başarıyla alınıp yerine yapay aort konmuş. Birkaç gün sonra da hasta kendine gelmiş, şimdi ise demir gibi.
       Ambulansın iki dakikada gelmesi... Alman Hastanesi'ni... Ve operasyonu yapan bu işin uzmanı doktorun tam kapıdan çıkarken haberdar edilip geri dönmesi... Allah isterse kulunu yaşatıyor!
       Peki bu başarılı ameliyatı yaparak Engin'i mucizevi bir şekilde hayata döndüren doktor kim? Almanya'da kalp cerrahisi üzerine 15 yıl çalışan doktor İsmail Yükseltan (Gaziantepliymiş). Özellikle aort olmak üzere 8000 ameliyat yapmış.
       Çok yaşa Engin... şansın hep böyle bol olsun!..

Uçakları sıcaktan kaptanlar kurtarır!..

     Haslet'in bu köşede yayımlanan "Türk Yolları var Hava yok" karikatürü, olayı en isabetli hicveden müthiş bir espriydi! Okuyuculardan hemen ilgi gördü.
       Soğutma cihazları bozuk bazı uçaklardan şikayetleri aktarmıştım geçen hafta. Çocuk, genç, ihtiyar, hasta yolculara eziyet edildiğini anlatmıştım. Olayın sırrı galiba çözüldü! İlgililerin bildirdiklerine göre; havaalanlarında gerektiğinde kullanılmak üzere yeterli sayıda soğuk hava basan kompresör var! Ancak, bazı kaptanlar nedense bunlardan yararlanmıyor! Kaptan eğer isterse, 5 dakikada uçağa soğuk hava verilebilir.
     - Peki neden böyle yapıyor kaptanlar?
       - Kendileri düzeltmeye çalışıyor, iş uzuyor!
     - Arıza giderilene kadar yolcular uçağa alınmasa, eziyet edilmese olmaz mı?
       - Öyle yapılması lazım, bu konuda talimatlar var.
       Yani bu gibi yetkiler kaptanlarda!
       Olay böyle ise... genellikle Hava Kuvvetleri'nden ayrılan deneyimli, değerli, aydın kişiler olan kaptanların bunları daha titiz uygulamalarını bekliyoruz!
       Denizde kaptanlara, havada kaptanlara canlarımız emanet!



Yazara E-Posta: y.cetiner@milliyet.com.tr