CHP Erdoğdu’nun biletini kesti

28 Haziran 2022

Hasan Fehmi Güneş… 70’li yılların sonundaki Ecevit hükümetinin İçişleri Bakanı. Evliyken dönemin ünlü şarkıcısı Aynur Aydan’ın evinden çıkarken yakalandı. İstifa etmek zorunda kaldı.

Ergun Göknel… 90’ların İSKİ Genel Müdürü. Sekreteriyle aşk yaşamaya başladı. Karısından yüklü bir tazminat ödeyerek boşandı. Sevgilisiyle evlendi. Ama eski eşin intikamı acı oldu. Ergin Göknel’in rüşvet aldığını ve yolsuzluk yaptığını ihbar etti. Hem eski eşini hem SHP’yi bitirdi.

İlyas Aktaş… DYP Samsun Milletvekili. 1995 yılında Meclis’teki makam odasında sekreteri tarafından bacağından vuruldu. Aynı anda silahını çeken Aktaş da sekreteri kolundan yaraladı. Olayın ikili arasındaki aşk ilişkisi nedeniyle yaşandığı iddia edildi. Aktaş sonradan mahkemelik olduğu sekretere 500 milyon lira tazminat ödedi.

Hamdi Üçpınarlar… Devlet eski bakanı. Sekreteriyle uygunsuz görüntüleri ortaya çıkınca bakanlık görevinden istifa etmek zorunda kaldı.

Bu örnekleri niye hatırlattık? Aykut Erdoğdu yalnız değil. Geçmişte CHP’de ve AK Parti’de evlilik dışı ilişkiden çocuğu olan, eşini boşayıp sevgilisiyle evlenen çok vekil var. Hatta işi farklı bir noktaya taşıyıp sevgilisine makam odasında imam nikâhı kıyanı bile biliyorum. (“Kesin AK Partilidir” diye düşünenler yanılıyor. O vekil CHP’liydi! Nikâhı da bizzat kendisi kıydı.)

40’ından sonra azan bu siyasilerin bir diğer ortak noktası ise skandalın ortaya çıkmasıyla siyasi hayatlarının bitmesi. Aykut Erdoğdu’yu bekleyen son da farklı olmayacak. Kılıçdaroğlu’nun kurmaylarına “Belgeli yolsuzluk ve suistimal iddialarında kimsenin gözünün yaşına bakmayın” talimatı verdiğini öğrendim. Yani CHP’nin Erdoğdu kararı bugünden belli. İstifa etmezse ihraç edilecek. Skandalın kadın kahramanın da istifasının isteneceği söyleniyor.

İmamoğlu’nun sinirini bozan AK Partili belediyeler

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun geçtiğimiz hafta Büyükada’da 14 CHP’li belediye başkanıyla gerçekleştirdiği gizli toplantının detaylarını bu köşeden aktarmıştık. Duyduğuma göre, Ekrem Bey bu toplantıdaki konuşmaların ortaya çıkmasına çok bozulmuş. Toplantıya katılan bazı belediye başkanlarının kendisine tuzak kurduğunu söylüyor ve “Günü gelince bunlara hesap soracağım” diyormuş! Kendi iç işleri. Bizi ilgilendirmez. Biz işimizi yapmaya devam edelim. Meşhur Büyükada toplantısından bir detay daha aktaralım.

Yazının devamı...

İmamoğlu’nun Büyükada mesajları kime?

24 Haziran 2022

Yer: İstanbul Büyükada’daki Loca Restoran…

Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve İstanbul’daki 14 CHP’li belediye başkanı basına kapalı bir toplantıda geride kalan üç yılı değerlendiriyor.

Toplantıya CHP’nin hakkında siyasi yasak kararı verilen tartışmalı ismi Canan Kaftancıoğlu ‘İl Başkanı’ sıfatıyla başkanlık ediyor.

Konuşma sırası Ekrem İmamoğlu’na geliyor. Ağzından çıkan her sözcüğün hedefi sanki genel başkanı Kılıçdaroğlu. Tartışmalı Karadeniz gezisinden sonra kendisi için “Belediye başkanları görevlerine kilitlenmeli” diyen CHP liderine cevabı 1.5 ay sonra Büyükada’dan veriyor adeta.

Türkiye yeni bir döneme giriyor. 2023 seçimlerinden sonra muhtemelen bir seçime daha gideceğiz. Arkasından yerel seçimler var. Referandumlar, vs. Bu dönemin partimiz tarafından iyi okunması lazım. Alanında uzman akademisyenler, siyaset bilimciler ve kanaat önderlerinin de katılacağı kapsamlı toplantılarda yeni dönem her yönüyle tartışılmalı, ortaya bir strateji konulmalı.

2023’ten sonraki yoğun siyasi dönemde genç, dinamik, sürekli sokakta çalışacak kadrolara ihtiyaç var. Bana kimse siyaset konuşma diyemez. Türkiye’de siyaset konuşacak beş kişi varsa, biri benim.  Konuşmaya da devam edeceğim.

Bu sözlerin siyasi anlamı “CHP Genel Merkezi Türkiye’yi ve siyaseti okuyamıyor” demektir. İmamoğlu açıktan olmasa da dolaylı olarak partisinin yönetimini yetersiz bulduğunu söylüyor. Ve hâlâ Cumhurbaşkanı adayı olmaktan vazgeçmediğinin de işaretlerini veriyor. Adaylık olmazsa CHP Genel Başkanlığını zorlayacağını da ilan ediyor.

Toplantıda İstanbul’un 39 ilçesindeki durum da ele alınıyor. CHP oylarının bazı ilçelerde gerilediği, bazılarında ise arttığı belirtiliyor. İmamoğlu, İstanbul için de yeni bir stratejiye ihtiyaç olduğunu söylüyor.

Yazının devamı...

Kaftancıoğlu’nun yerine gelecek isim

21 Haziran 2022

CHP lideri Kılıçdaroğlu enteresan bir siyasetçi.

Bir taraftan hakkında siyaset yasağı kararı verilen ve parti üyeliği düşürülen İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu için “Görevinin başında” diyor. Diğer taraftan harıl harıl İstanbul’a yeni bir il başkanı arıyor!

E siyasetçiler böyledir… Ne söylediklerine değil, neyi ima ettiklerine bakmak lazım. Kemal Bey aynı konuşmada “Biz Canan Hanım’ı İstanbul İl Başkanı olarak yüreğimize yazdık” da diyor. Daha ne desin? “Bana yeni bir il başkanı lazım. Sen de bir zahmet çekil artık Canan” mesajını böyle veriyor CHP lideri.

Şu sıralar Instagram’da Avrupa’dan resim paylaşarak kendisini unutturmamaya çalışan Kaftancıoğlu da devam edemeyeceğinin farkında. Yerine il yönetiminden bir arkadaşını getirmek istedi ama genel merkezi ikna edemedi. CHP’deki il başkanlığı yarışı da bu gelişmeden sonra hızlandı. Bazı milletvekilleri de dâhil çok sayıda isim İstanbul İl Başkanlığı için nabız yokluyor. Gürsel Tekin, Berhan Şimşek, Çetin Soysal, Cemal Canbolat kulislerde konuşulan isimlerden bazıları.

Kaftancıoğlu 2017 sonunda “Bana sokakta direnecek bir il başkanı lazım” diyen Kemal Bey’in desteğiyle seçilmişti. CHP lideri şimdilerde ise ittifak ortaklarının da itiraz etmeyeceği, toparlayıcı, dengeyi sağlayacak bir isim arıyor. Kulislerde Kemal Bey’in kafasındaki ismin eski genel sekreterlerden Bihlun Tamaylıgil olduğu konuşuluyor. Yani CHP İstanbul’u yine bir kadın siyasetçiye emanet edebilir.

CHP’de son durum böyle.

Çirkin Kral’ın kardeşi, eski ANAP’lı ve 17 imam

Türk sinemasının çirkin kralı Yılmaz Güney’in kız kardeşi Güzin Sayal İzmir’de düzenlenen bir törenle CHP’ye katılmış. Eski ANAP İl Başkanı Doğan Erdil de… Güzin Sayal 2011 ve 2018’de CHP’den milletvekili adayı olmuş. Partiye bugün bir kez daha katılması ilginç!

Yazının devamı...

İmamoğlu’nun gözü artık CHP’de

17 Haziran 2022

Muhalefet cephesinde an itibarıyla Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu.

En geç eylül ayında adaylığını açıklaması bekleniyor CHP liderinin. Altılı masayı dağıtmadan, kırmadan, hepsinin ortak adayı olarak ve ortak akılla hareket ediyor görüntüsüyle süreci eylüle kadar devam ettirme niyetinde Kılıçdaroğlu.

HDP’nin son bir haftada Meral Akşener ve Mansur Yavaş’ı gayri resmi olarak veto etmesi İyi Parti’nin de gardını düşürdü. Son düzlükte yaptığı hamlelere rağmen Akşener’in bu saatten sonra Kemal Bey’in adaylığına itiraz etme şansı kalmadı.

Kılıçdaroğlu’nun adaylığının neredeyse kesinleşmesi CHP’deki yeni genel başkan kim olacak tartışmasını da erkenden başlattı. Kemal Bey’in Cumhurbaşkanlığı  seçim sürecinde yerini vekâleten Faik Öztrak’a bırakmak gibi bir düşüncesi var. Ama işler istediği gibi gidecek mi orası belli değil.

Cumhurbaşkanlığı adaylığı hayalleri suya düşen Ekrem İmamoğlu’nun gözü CHP Genel Başkanlığı’nda. Kendisine yeni danışmanlar ataması, parti örgütleriyle diyaloğu artırma çabaları, CHP’nin Meclis grubuyla kurduğu ilişkileri son dönemde daha da geliştirmesi bu iddiayı kuvvetlendiriyor. Kemal Bey’in partiyi bir emanetçiye teslim etme planı kuvvetle muhtemel tutmayacak. CHP’de Cumhurbaşkanlığı adaylık sürecinde bir de parti içi iktidar yarışı yaşanması kaçınılmaz görünüyor.

Muhalefetin Anti-Erdoğan sorunu

Gazeteci Soner Yalçın sosyal medya hesabından Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın fotoğrafını paylaşıp altına “Kimileri istiyor ki; iktidar gitsin de isterse devlet çöksün. Ekonomi programı başarısız olan her hükümet gidicidir. Zaten iktidarlar gelip geçicidir, kalıcı olan millettir. Bir devleti kurmak için bin sene ister, yıkmak için bir saat yeter. Erdoğan gitsin diye devleti çökertmeyin” yazdı.

Böyle bir paylaşımı neden yaptı, bu yazdıkları muhalefet içinde görmeye çalıştıkları bir hesabın yansıması mı bilemem. Ama tarihin bu döneminde meselenin Erdoğan değil Türkiye olduğunu karşı mahalleden birilerinin de anlaması, bunu linç yemeyi göze alarak dile getirmesi önemli. Merkezinde olduğumuz coğrafyada yeni bir dünya düzeni kurulurken Anti-Erdoğan cephesi gözünü karartmış bilerek ya da bilmeyerek Türkiye’nin altını oyuyor. Bkz. İsveç, Finlandiya’nın NATO üyeliği ve Yunanistan’la yaşanan sorunlarda muhalefetin takındığı tavır.

Yazının devamı...

Tek karelik Ankara hikâyesi

14 Haziran 2022

Ankara’yı bir haftadır sel götürüyor. 2022 Türkiye’sinde, başkentin göbeğinde gencecik insanlar sel sularına kapılarak hayatlarını kaybediyor! Esnaf, vatandaş, koca bir kent komple mağdur.

CHP’nin, İyi Partililerin, hatta tüm muhalefetin büyük ümitler beslediği Mansur Yavaş’ın ise sahadan fotoğrafı yok! Onun yerine ya Ankara Valiliği’nin uyarılarını RT ediyor ya da vatandaşlara kendi ölçülerinde tedbir almaları tavsiyesinde bulunuyor!

Ama trolleri her zamanki gibi aktif. Sosyal medyada selden şikâyetçi olan herkese “25 yıldır altyapısı olmayan Ankara’yı Mansur Yavaş üç yılda nasıl düzeltecek ki?” diye atarlanıyorlar. Oysa çok basit bir cevabı var bu sorunun. Sadece mazgalları temizlemesi yeterliydi Mansur Başkanın. Mesele altyapı eksikliği değil. Algı ve sosyal medya belediyeciliğinin sürekli yağmura, kara teslim olması.

Bu bir Mansur Yavaş eleştirisi değil, sadece durum tespiti. Hakkını teslim edelim, Yavaş’ın Türkiye genelinde olumlu bir imajı var. En azından bu son yağmurlara kadar vardı.

Ama Süleyman Soylu tek bir fotoğraf karesiyle bu imajı yerle bir etti. Fotoğrafa dikkatle bakın. Normalde ayağına çizmeyi geçirip sahaya inmesi ve yönettiği kentle ilgili olarak İçişleri Bakanı’na bilgi vermesi gereken Mansur Başkan. Ama çizme İçişleri Bakanı’nın ayağında. Sahanın son halini de doğal olarak Bakan anlatıyor Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı’na! 100 bin trol bir hafta boyunca günde 200 bin tweet atsa bu fotoğrafın negatif etkisini silemez.

Mansur Başkan bizden hazzetmez ama Ankara’da yaşayan bir vatandaş olarak naçizane bir önerim var kendisine: Mansur Bey, lütfen sosyal medyayı her şeyin önüne koyan danışmanlarınızı ve ekibinizi uyarın. Algıyı tersine çevirmek için Akyurt Belediye Başkanlığı’nda çekilmiş fotoğrafın altına “Bakan Soylu ıslak botlarıyla Mansur Yavaş’ı ziyaret etti” diye yazdıran ve bunu haber yaptıran kimse onu da derhal kapının önüne koyun. Size ciddi zarar veriyorlar. Geçirin ayağınıza çizmeyi, sahaya inin. Üç yılı Melih Gökçek tartışmalarıyla geçirdiniz. İnanın size güvenen, destekleyen Ankaralıları da sıktı artık bu muhabbet. Hiçbir mazeretin başarının yerini tutmayacağını en iyi sizin bilmeniz lazım. Kalan iki yılda Ankara’da iz bırakacak projelere odaklanın. Biz de sizi destekleyelim.

Yoksa yazık olacak Ankara’ya…

Yazının devamı...

İnsanlık masasında yoksunuz

10 Haziran 2022

CHP lideri Kılıçdaroğlu 2018 seçimleri öncesinde bir gece yarısı operasyonuyla 15 vekili Meral Akşener’e yollamasaydı ortada ne İyi Parti ne de bu partinin Halil İbrahim Oral diye bir milletvekili olmayacaktı.

Siyaset böyle bir şey deyip geçilecek bir mesele değil bu. Yapılan doğrudan insanlık suçu. İyi Parti, CHP liderinin Cumhurbaşkanı adayı olmasına bu kadar karşıysa çıksın açıkça “Aday olma“ desin. Üstelik Halil İbrahim Oral vakası ilk de değil… Muhtemelen son da olmayacak. İsmini açıklamadan “Bu millet Alevi adaya oy vermez” diyenler… Rüyasında CHP’ye oy verdiğini görenin gusül abdesti aldığını söyleyenler vs... Her fırsatta kutuplaşmadan, ayrımcılıktan, gerginlikten bahsedenlerin 1 haftalık performansı bu!

2022 Türkiye’sinde insanlar din, mezhep, inanç, etnik köken üzerinden tartışma konusu yapılıyor! Toplumsal barışımız dinamitlenirken altılı masanın sakinleri, o masanın sözcüsü gibi davranan gazeteciler, sözde aydınlar, sanatçılar da kuzuların sessizliğini oynuyor! Söz konusu olan Erdoğan ya da iktidar eleştirisiyse bu arkadaşlar her masada varlar. Ama mesele insanlık olunca kayıplar.

Meşhur altılı masanın sakinlerinin bu saatten sonra ülkeye yapacakları en doğru hizmet adaylarını belirlemek ve kamuoyuna duyurmaktır. Çünkü iş tehlikeli bir yere gidiyor. Birileri adaylık meselesini kaşıyarak milletin sinir uçlarıyla oynamaya başladı. Bunların ülke yöneteceğine dair millette zaten az olan umutlar iyice tükendi. Daha muhalefetteyken kendi içlerinde bu kavgaları yaşayanlardan ne millete, ne de ülkeye hayır gelmez..

Ekonomi, hayat pahalılığı, işsizlik vs. Hepsi düzelir. Daha önce de düzeldi. Bu millet her türlü sıkıntıya, zorluğa, provokasyona rağmen birlikte yaşama iradesini hep korudu.

Siyasi ihtiraslarının gözlerine perde indirdiği figürlerin bunu bozmasına izin veremeyiz. Hele de tarihin bu döneminde.

Danışmanlarınızı değiştirin Meral Hanım

İyi Parti lideri Meral Akşener’in metin yazarları kim bilmiyorum ama genel başkanlarını her defasında boşa düşürmeyi bir şekilde başarıyorlar.

Yazının devamı...

Altılı masada pazarlık günleri

7 Haziran 2022

CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun hafta sonunda “altılı masa dağılmadı” deme ihtiyacı duyması muhalefet cephesinde yaşanan çetin pazarlıkların bir dışavurumu aslında.

An itibariyle 6’lı masanın 5 ortağı CHP lideriyle pazarlık halinde…

Kılıçdaroğlu’nu en çok zorlayan isim Meral Akşener…

İyi Parti adaylık için ısrarcı olan Kemal Bey’e “Bizim desteğimizi istiyorsan Başbakanlık sistemine geçiş için bir takvim belirle ve bunu kamuoyuna ilan et” diyor. Yani Kemal Bey’in İyi Parti’den onay alabilmek için Cumhurbaşkanı seçilmesi durumunda yürütmeden kaynaklanan yetkilerini ne zaman Akşener’e devredeceğini kamuoyuna bugünden duyurması gerekiyor!

Garip, hatta çok tuhaf bir talep olduğunun farkındayım… Ama somut durum bu. Seçilmemiş bir Cumhurbaşkanından olmayan bir Başbakanlık sistemine geçiş takvimini bugünden belirlemesini ve yüzde 50+1 oya rağmen sembolik kalacağını seçmene ilan etmesini istiyorlar! O seçmen böyle bir adaya niye oy versin ki? Neyse… Eminim kendileri de bunu düşünüyorlardır…

Geçelim Babacan’ın talebine… O da ekonominin kendisine bırakılacağına dair bir garanti istiyor. Davutoğlu’nun gözü dış politikada… Saadet ve Demokrat Parti içinse öncelik yeter sayıda milletvekilliği için kontenjan garantisi.

Pazarlıklar kızıştıkça “Masa dağıldı, dağılıyor” söylentileri de artıyor.

CHP’de İyi Partili İsmail Tatlıoğlu’nun bir süre önce “Erdoğan karşısında seçimi kazanabilecek 3 aday var” deyip Kılıçdaroğlu’nun adını saymaması not edilmiş durumda. Bu açıklamanın Akşener’in bilgisi dahilinde olduğunu düşünüyorlar. Aynı şekilde anket manipülasyonlarıyla İyi Parti’nin oyunun yüksek gösterilmesi de dikkatle takip ediliyor. Akşener’in CHP’ye olmazları gösterip son düzlükte kendi adaylığı için bastırma ihtimali de yok sayılmıyor ama gerçekleşme ihtimali en düşük senaryo olarak da bu gösteriliyor. Çünkü Akşener, Cumhurbaşkanı adayı olursa milletvekili seçilemeyecek. Ve sandıkta bir önceki seçimde olduğu gibi çakılırsa partisini de koltuğunu da kaybetme ihtimali yüksek.

Yazının devamı...

Ege’deki Osmanlı Adaları

3 Haziran 2022

Türkiye ile Yunanistan arasında kimilerine göre 2’nci bir Kardak krizi kapıda. Bu iki ülke arasında son dönemde Kıbrıs, Ege ve Doğu Akdeniz’de yaşanan mevcut sorunlar düşünüldüğünde oldukça iyimser bir yorum gibi görünüyor. Çünkü mesele artık Kardak’ın çok ötesine geçen derin bir siyasi ve askeri krize dönüşmüş durumda.

Kardak demişken bizde iç siyaset malzemesi haline getirilen bir konuda düzeltme yaparak devam edelim. Birilerinin iddia ettiğinin tersine Türkiye 25 Aralık 1995 tarihindeki Kardak krizinden bu yana Ege’de tek bir ada, adacık ve kayalık üzerinde Yunanistan’ın en küçük bir devlet uygulaması yapmasına izin vermedi. Bu süreçte Yunanlıların Kardak benzeri bazı provokasyonlarına da anladıkları dilden yanıt verilerek müsaade edilmedi. Kardak öncesinde çıktıkları adacık ve kayalıklar içinse diplomatik yoldan verilen mücadele kararlılıkla sürdürülüyor.

Peki Yunan Başbakan Miçotakis’in son dönemde arkasına ABD ve AB’yi alarak yaptığı şımarık çıkışlar ne anlama geliyor? Miçotakis’in ruh hali korkmadığını ispatlamak için mezarlıktan geçerken ıslık çalan adamdan farksız. Türkiye 2022 yılının başından beri önce Milli Savunma Bakanı, arkasından Dışişleri Bakanı ve en son Cumhurbaşkanı düzeyinde Yunanistan’a “Çizmeyi aşma” uyarısında bulunuyor. Tehlikenin farkında olan Miçotakis ise bir taraftan Ege adalarındaki egemenliğine meydan okuduğu gerekçesiyle Türkiye’yi Birleşmiş Milletler’e şikayet ediyor, diğer taraftan ABD ve AB’yi bize karşı kışkırtıyor.

Miçotakis ne yaparsa yapsın Türkiye’nin eli adalar konusunda kuvvetli. Bir kısmı 1923 Lozan, bir kısmı 1947 Paris antlaşmalarıyla Yunanistan’a bırakılan adaların silahlandırılması uluslararası hukuka göre yasak. Yunanistan bu yasağı ihlal ettiğini kabul etmiş durumda. Türkiye de haklı olarak “Adaların statüsü bozuldu, ya silahları çek ya da egemenlik tartışması başlar” diyor.

Ege’de egemenlik tartışması başlayacaklar dışında bir de uluslararası hukuka göre “İsmen belirtilerek herhangi bir anlaşmayla hiçbir ülkeye devredilmemiş Osmanlı adası” olarak kabul edilen adalar var. Didim açıklarındaki Eşek ve Bulamaç adaları bu statüde. Bu iki ada 2. Dünya Savaşı sonrasına ait İngiliz ve ABD resmi haritalarında Yunan topraklarının dışında gösteriliyor. 1998 tarihli Eritre-Yemen Uluslararası Sürekli Hakem Mahkemesi esaslarına göre bu adalar Osmanlı adası sayılıyor.

Bitmedi… Girit’in güneyindeki Gavdos Adası da dahil 152 adacık ve kayalık da henüz anlaşma sağlanmadığı için “egemenliği belirsiz” statüde kabul ediliyor. Bu adalar tüm Ege deniz sahasının yüzde 5.7’sini oluşturuyor. Türkiye’nin önümüzdeki süreçte gündeme taşıyacağı konu başlıklarından biri de bu egemenliği belirsiz Ege adaları olacak. Hukuk da, güç dengesi de bizden yana…

Türkiye’ye direnemeyeceğini en iyi Miçotakis biliyor. Bu kadar bağırması, ortalığı ayağa kaldırmaya çalışması bu yüzden.

Kılıçdaroğlu’na anket darbesi

Yazının devamı...