
Haftalık yüzde 15’e yaklaşan değer artışıyla gümüş küresel beklentileri fiyatlarken, Borsa İstanbul rekor tazelemeyi sürdürüyor. Yatırımcılar enflasyon karşısında reel getiri arayışında

Yatırımcının enflasyonist bir konjonktürde öncelikli refleksi, birikimini erimekten kurtarmak. Yıllık TÜFE’nin yüzde 30.89 seviyelerinde seyrettiği bir dönemde, gümüşün son bir ayda yüzde 41 oranında yükselmesi bu emtianın yatırımcıları açısından paranın sadece değerini korumadığını, reel bir getiri de sağladığını gösteriyor. Özellikle son bir haftada gümüşte gerçekleşen yüzde 13’ü aşan performans, küresel piyasalarda 28 Ocak’taki Fed kararına ve 2026’daki faiz indirim senaryolarına duyulan ilginin bir sonucu olarak değerlendirilmeli.
Kendi yolunu çiziyor
Borsa İstanbul cephesinde ise hikaye daha farklı bir zeminde ilerliyor. Küresel faiz kararları genel risk iştahını etkilese de borsa, gelecek şirket bilançoları, beklentiler ve alternatif getiri arayışıyla kendi yolunu çiziyor. Doların haftalık bazda yüzde 0.07 artışla yatay seyretmesi ve mevduat faizinin kademeli olarak sıkışmaya doğru gitmesi yatırımcıyı hisse senedi piyasasına yönlendiren temel faktörler arasında yer alıyor. Son gelen Fitch feğerlendirmeleri de içerideki olumlu havayı destekleyecektir.
Mevcut haliyle 28 Ocak’taki Fed kararı, emtia piyasaları için yön tayin edici olurken; Borsa İstanbul, bu karara ilave olarak enflasyonist ortamda yatırımcının sığınabileceği en güçlü limanlardan biri olması itibariyle ilgi görüyor. Paranın rotası, dışarıda Fed beklentisiyle, içeride ise reel getiri mecburiyetiyle şekillenmeye devam edecek gibi görünüyor.
Bu hafta öne çıkan şirketler
Haftalık performansta BIST 30 hisseleri içinde Gübre Fabrikaları yüzde 22.56’lık getirisiyle endeksin en çok kazandıran hissesi oldu. Bankacılık sektörü ise İş Bankası (C) yüzde 7.19 ve Yapı Kredi Bankası yüzde 6.80 öncülüğünde güçlü duruşunu korudu. Altın fiyatlarındaki küresel hareketlilik Türk Altın İşletmeleri’ne yüzde 6.72, 5G ihalesindeki gelişmeler ise Turkcell paylarına yüzde 6.52 oranında değer artışı olarak yansıdı. Şirketlerin KAP açıklamalarında ise şunlar öne çıktı.
Escar Filo, müşterisiyle toplamda 575,9 milyon TL’lik araç kiralama sözleşmesi imzaladı.
Astor Enerji, ABD’deki firmayla 164,3 milyon dolara güç transformatörleri için anlaştı.
Fenerbahçe Futbol, dört bankadan kullandığı kredi ve faiz borçlarını tamamını kapattı.
Doğuş Otomotiv, Linssen markalı motoryatların Türkiye’deki distribütörlüğünü üstlenecek.
Gen İlaç’ın cirosuna 400 milyon TL katkı sağlayacak Galafold ilacı SGK listesine alındı.
İşte devlerin 2026 gümüş tahminleri
J.P. Morgan: Banka, gümüşün 2025’teki hızlı yükselişinin ardından 2026 sonu için en güçlü beklentiye sahip (highest conviction) emtia olduğunu belirtiyor. 2027 yılı için ise altının 5.400 dolara ulaşacağı senaryoda gümüş için 100 dolar üzerini masada tutuyor.
Citigroup:Citi stratejistleri, 13 Ocak 2026 tarihli notlarında gümüş için kısa vadeli (0-3 ay) hedeflerini 100 dolara yükselttiklerini duyurdu.
Bank of America:BofA, gümüşün 2026 yılında güneş enerjisi ve endüstriyel açık nedeniyle 65 doları göreceğini, ancak altınla olan rasyonun kapanmasıyla yukarı yönlü risklerin devam ettiğini vurguluyor.

BIST 30’da ivmeyi besleyen dinamikler
Altının ons fiyatının 5.000 dolar seviyelerine yönelmesi, 5G ihalesinin sonuçlanması ve Merkez Bankası’nın tedbiri elden bırakmamasına rağmen faiz indirim projeksiyonu ve son gelen ülke notu değerlendirmesi BIST 30 endeksindeki risk alabilme gücünü canlı tutan ana unsurlar olarak öne çıkıyor. Gelişmeler, endeks genelindeki yükselişi desteklerken sektörel ayrışmaları da beraberinde getiriyor.

Değerli madende 5 temel dinamik
1 - Faiz indirim beklentisi ve getiri farkı: Fed’in 2026 yılı genelinde yapması beklenen 100 baz puanlık faiz indirimi, faiz getirisine bağlı olmayan varlıkları cazip kılıyor. Doların haftalık bazda yüzde 0.07 ile yatay seyrettiği bir ortamda, gümüşün yüzde 13’e varan değer kazancı, portföylerde sermaye geçişlerini hızlandırıyor.
2 - Kurumsal beklentilerdeki yukarı yönlü revizyonlar: Goldman Sachs ve J.P. Morgan gibi küresel finans kuruluşlarının gümüşe yönelik tahminlerini yukarı çekmesi piyasa psikolojisini destekliyor. Özellikle 2026 son çeyreği ve 2027 yılı için ortaya konulan iyimser hedefler, kurumsal yatırımcının da bu alandaki potansiyele göre konumlanma ihtiyacı hissettiğini gösteriyor.
3 - Opsiyon piyasasındaki pozisyonlama: 28 Ocak’taki Fed kararı öncesinde türev ve opsiyon piyasalarında gözlenen yüksek işlem hacimleri, yatırımcıların olası volatiliteye karşı pozisyon aldığını işaret ediyor. Hareketlilik, değerli madenlerin gündemdeki ağırlığını korumasını sağlıyor.
4 - Endüstriyel metallerdeki arz sıkıntısı: Bakırın 13 bin dolar seviyelerine ulaşarak rekor kırması, endüstriyel metallerde genel bir arz kısıtı fiyatlamasını beraberinde getiriyor. Bu durum, hem yatırım aracı hem de sanayi hammaddesi kimliği taşıyan gümüşü doğrudan destekliyor.
5 - Enflasyon karşısında reel getiri: Yıllık yüzde 30 bandındaki enflasyon verisi karşısında, gümüşün aylık bazda sağladığı yüzde 41’lik performans, tasarruflarını korumak isteyen sermaye için güçlü bir çekim merkezi oluşturuyor.