Zeynep İşman

Zeynep İşman

zeynepisman@gmail.com

Tüm Yazıları

Günlerdir sosyal medya paylaşımlarını okuyorum. Herkes duygularını öyle güzel dile getiriyor ki. Ekonomik ve sosyal olarak bambaşka hayatlardan gelmiş olsak da, hepimizin göğsünde koca bir taş var şu günlerde. Bir an geliyor öyle ağırlaşıyor ki nefes alamıyoruz, bir an geliyor biraz hafifliyor sanki… Ailemizi, sevdiklerimizi, ülkemizin ve dünyanın geleceğini, çocuklarımızı nelerin beklediğini düşünüyoruz.
Koca bir belirsizlik göğsümüzdeki taşı ağırlaştırıyor.

Dün şehirler arası yolculukların da valilik izni ile yapılması kararı çıkınca, Bodrum’da olan annem ve babamı düşündüm. Virüs haberleri ilk çıktığında, “gelmeyin sakın, orası daha güvenli” demiştik. Şimdi bir tarafım yanlış mı yaptık diyor, bir tarafım ise yine de İstanbul’dan iyidir diyor. Yılın büyük bir zamanı Bodrum’da kalmadıkları için söylendiğimizde annemin, “İnsan yaşı ilerledikçe sevdikleri yakınında olsun istiyor. Görüşemesek de yakın olalım istiyoruz” demesini şimdi çok iyi anlıyorum. Kim bilir kaç yürek var şu an sevdiklerinden uzakta olduğu için endişelenen. Tam şu an, çayımı yudumlarken, kendime söz veriyorum: Karantina günleri bitince sevdiklerime daha çok sarılacağım!

Haberin Devamı

Kendime söz: Sevdiklerime daha çok sarılacağım

Uzaktan eğitimin öğrettikleri

Uzaktan eğitimin ikinci haftası yarın başlıyor. İlk haftanın sonunda, ilkokul birinci sınıfa giden bir çocuğun annesi olarak kulağıma küpe olması için kendime notlar çıkardım. Burada da paylaşmak istedim. İşinize yarayanları alırsınız.

Bu yapılan bir eğitim değil, geçici bir çözümleme süreci.

Ben çocuğumun annesiyim, öğretmeni değilim.

Her söyleneni dört dörtlük yapmak için ne çocuğumu ne kendimi yıpratmaya değmez.

Elimden gelenin en iyisini yapmak en idealidir.

Böyle sıra dışı durumlarda, saçmalamak, yanlış yapmak, kuralları esnetmek normaldir. 

Aynı anda hem evden çalışmak hem de çocuğun uzaktan eğitimini yönetmek neredeyse imkansız. Kendini paralama.

Diğer aileler ve okullarla kıyaslama yapmak doğru değil. Herkesin beklentileri ve koşulları farklıdır. Bunun için çocuğuna baskı yapmaya değmez.

7 yaşındaki çocuğumla yakın ve sağlıklı ilişki kurmam, onunla oyun oynamam şu süreçte en önemli şey.

Haberin Devamı

Fiziksel aktivitenin kısıtlandığı şu günlerde eğitimin içine mutlaka fiziksel dersler eklenmeli. Hiçbir şey yapamıyorsak yatakta zıplayalım.

Kendime iyi bakmam ve ruh sağlığıma yatırım yapmam, sadece bu günlerde değil, her zaman çocuğum için en büyük ihtiyaç.

Okul öncesi ya da ilköğretim çağında bir çocuk için uzaktan eğitimin çok verimli olduğunu düşünmüyorum.

Özetle, şu dönemde çocuğumun akademik programdan geri kalmasını çok da umursamıyorum, ilişkiye yatırım yapmaya çabalıyorum. (Tabii tüm bu yazdıklarımdan, eğitimin kritik yıllarında olan ve sınava girecek olan öğrencileri ve ebeveynlerini ayrı tutuyorum. Onlar için gerçekten bir ayrıcalık sağlanmalı.)

Beatles sevdiren dizi

Netflix’te Beat Bugs adında bir çizgi film var. Küçük yaştaki çocuklar için tavsiye ederim. Her bölümde bir Beatles şarkısı çalıyor ve onun üzerinden hikaye anlatılıyor. Bu çizgi film sayesinde evde gece gündüz Beatles çalınır oldu. Gözünü açar açmaz, “All You Need is Love” dinlemesine, uykuya dalarken bile “Hey Jude” açmasına bayılıyorum. Bu yaşta bize başka bir Beatles sevgisi öğretti.

Haberin Devamı

Ne oynasak?

Origami yapımına sardık şimdi de. Evde bir origami kitapçığımız var. Ama internette de çokça yapım videosu var. Kullanılmış kağıtları değerlendiriyoruz. Hem konsantrasyon, hem problem çözme, hem de zihni boşaltmak için çok faydalı. Tavsiye ederiz.