Geri Dön

Birçok değişiklik olumlu sonuçlar getirdi

COVID-19 Virüsü dünyada etkisini azaltarak sürdürüyor. Hepimizin endişeli olduğu bu dönemi, tamamen atlatabilmemiz için uyarılara kulak vermemiz gerekiyor. Alınan korunma tedbirlerine özenle uyalım. Hürriyet Bursa olarak, ‘Yeni Normal’ süreci hakkında iş ve cemiyet hayatının tanınmış isimleriyle bir yazı dizisi hazırladık. Bu süreçten nasıl çıkacağımız çok önemli. Birlikte başarmak dileğiyle.

Birçok değişiklik olumlu sonuçlar getirdi

ŞÜKRİYE ÖZMERİÇ: ERA BURSA KOLEJİ İLKOKUL MÜDÜRÜ

Birçok değişiklik olumlu sonuçlar getirdi

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
Bulgaristan’ın Mestanlı kasabasında doğdum, 1989 yılındaki göçte Türkiye’ye geldik. Uludağ Üniversitesi Resim Bölümü Grafik ASD Bölümü’nden mezun olduktan sonra öğretmenlik yapmaya başladım. Daha sonra özel okullarda idareci ve yönetici olarak çalışmaya devam ettim. Şu anda Bursa Era Koleji’nde İlkokul Müdürü olarak görevime devam etmekteyim. Evliyim, bu yıl 2. sınıfa geçen İpek adında bir kızımız var. Eğitime ve çocuklara gönül veren bir kadınım. Çocuklar adına gönüllü olarak çalışan birçok STK ve projeye elimden geldiğince destek olmaya çalışıyorum. Dünyada iyi olarak anılmak isterim, yaptığım her işte ve özel hayatımda her anı gönülden yaşamaya gayret ederim.

‘Yeni Normal’ sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz? Birey olarak, kurallara gerekli özeni gösteriyor muyuz?
Sağlık küçümsenmeyecek ve ötelenmeyecek önemli bir konu. Geçen zaman gösterdi ki konu sağlık olduğunda dünya birlikte hareket etmek gerektiğini anladı. Birçok değişiklik olumlu sonuçlar getirdi. Hijyen hassasiyeti, kişisel temizlik yeni normalin bana göre en önemli noktası. Ancak bir gün değil her an, sadece bir yerde değil her alanda bu kurallara uymak durumundayız. Toplum olarak birçok konuyu unutma, görmezden gelme ya da küçümseme alışkanlığımız olmaya başladı. Bu nedenle karantina günlerinde dikkat eden, hassas olan herkes havalar ısınınca birçok noktayı unuttu. Özen gösterilecek noktaları hızlıca alanlara uyarladık ancak uygulamada çok iyi noktada değiliz ki vaka sayımız düşmüyor. Toplumsal duyarlılık esnemeden devam etmeli. Bireysel ve kitlesel sağlık için bu şart.

Birçok değişiklik olumlu sonuçlar getirdi

Pandemi süreci öğrencilerin başarısını nasıl etkilendi?
Pandemi süreci öncelikle sosyal paylaşım ve iletişimi kısıtladığı için en çok çocukları aktaranlarından uzaklaştırdı. Çocukların okula gitmelerindeki 1. etken arkadaş sevgisi, oyun ve birlikte öğrenme motivasyonudur. Bunların olmadığı bir ortamda öğrenme isteği, sorgulama davranışı, kısacası rekabet ortamı yoksa öğrenme motivasyonu azalır. Çok düzenli ve disiplinli ev hayatı olan ailelerin çocuklarında bile çalışma, tekrar etme hatta kitap okuma isteği azaldı. Hal böyleyken başarıyı ölçtüğümüz kavramları davranışa dökemeyen çocukları başarısız saymak haksızlık olur. Özet olarak çocuklar eğitimi; okullardan, sınıf ortamından uzak olduğu ortamlarda almaya alışık olmadıkları için başarı motivasyonları azaldı.

Koronavirüsten sonra teknolojik ve ekonomik gelişmelerle yeni bir dünyaya adım atacağımız çokça konuşuluyor. Bu konuda sizin düşünceleriniz ne?
Yeni nesil öğrenci ve yeni nesil öğretmen kavramları uzun zamandır kullanılan ifadeler, öyle ki tam anlamıyla kavramlar anlaşılamamıştır. Koronavirüs bu kavramları daha da anlamlı kıldı hem öğrenci hem de öğretmen kendini güncelledi, uzaktan eğitim sürecinde temel eğitim-öğretim kavramlarını teknoloji destekli nasıl anlatıp anlaşılır ve kalıcı öğrenme haline getirebiliriz. Bu sorunun cevabını vermek için yeni iş kolları ile teknolojinin ve ekonominin alanları güncellendi ve değişti, değişmeye devam ediyor. Biz toplum olarak yumurta kapıya dayanmadan bir şey yapmıyoruz.

YENİ HEDEFLER KOYMALIYIZ

Birçok ülke yıllardır, eğitim sistemleri ve ekonomik üretim alanlarını, yazılım ve teknolojiye yatırım yaparak desteledi. Biz ülke olarak sınav sistemleri dışında değişikliği, alanlara ve süreçlere yaymadık, donanımı fiziksel donanım olarak algıladık. Ancak her sınıfa konulan akıllı tahta yerine farklı materyali kullanmayı öğrenmek ve ihtiyaca göre kullanmak asıl hedef olmalı. Yeni nesil sorular ile LGS sınavı da bu nedenle 4 yıl emek vermek öğrencilerin başarısını tam ölçememiştir. Yeni dünyaya yetişmek için yeni hedefler koymak, her alanda buna uygun alanlar, bu alanları kullanan bireyler yetiştirmek gerekir. Teknoloji yeni eğitim döneminde de vazgeçilmez eğitim materyalimiz olacak hızlıca entegre olmalıyız.

Üniversiteye hazırlığında doğru lise seçimi nasıl olmalı?
Doğru meslek hayat başarısı ve mutluluğu getirir. Doğru Üniversiteye geçişte en önemli adım lise eğitimi bu nedenle geleceğinin mimarı gençlerimizi doğru lise seçimi için yüzdelik dilime göre yapacağı listede yer alan okulların onun motive olacağı ortam da düşünülerek öğrencilerin doğru yönlendirileceği tecrübeli öğretmen kadrosu, başarısının istikrarlı devam edeceği arkadaş çevresi, motive olacağı sosyal ve kültürel fiziki yapı da dikkate alınmalı.

‘TERCİHLERİ YÜZDELİK DİLİMİNE UYGUN YAPIN’

Öğrencilere tercihlerinde ve lise seçiminde ne gibi önerileriniz olabilir?
Lise yaş grubunda gençler öncelikle arkadaş ilişkileri ve etkileri ile hareket edeler, öyle ki doğru ya da yanlış demeden bu da gelişimsel olarak yaşanan bir durum. Ancak bir arkadaş için seçilen okul kısa bir süre sonra kişinin kendisi için hiç de uygun olmadığı değerlendirmesini yapmasını sağlar. Ya da arkadaş ilişkisi zedelendiği için okul hayatı olumsuz etkilenir. Bunlarla her yıl karşılaşıyoruz. Üniversite başarısını getirecek planlı çalışmayı bireye uygun tempoda ve ağırlıkta yapan okul olup olmadığını okul yönetici ve rehberlik birimi ile yapılan görüşmelerden alınacak bilgilerden anlamak mümkün.
Bu nedenle başarısını tekrar edeceği, eksiklerini hızlı telafi edeceği, istikraralı çalışırken motive olacağı, sosyal alanda yapabileceği bir etkinlik ortamı olan okulu seçen öğrenci çalışırken kendisine hobi olabilecek bir uğraşı da ihmal etmemeli. Çünkü başarı için çalışırken, mola verdiğinde kendisi için motivasyon olacak uğraşı olmayan bir genç iletişimde ve sosyal hayatında yalnızlaşır, bu da psikolojik alanda telafisi zor sonları getirebilir. Tercihleri yüzdelik dilimine uygun yapmak ve gerçekçi olmak, sorumluluklarla lisede yüz yüze kalmak kesinlikle üniversite sınavında başarı getirecektir.

Era Koleji kültürünü nasıl tanımlarsınız?
Era Koleji İstanbul merkez olarak 26 şubesi işe ilk kez 2013 yılında Era markası ile eğitim hizmetine başlamış 50 yıldır kültür yayıncılık/ dershanecilik ile eğitimin birçok alanında hizmet tecrübesi olan bir kurum. Bizler Era Koleji Bursa Eğitim kadrosu olarak, Bursa nın merkezinde eğitim, sosyal ve iletişim alanlarını da dikkate alan bir kampüste öğrencilerle buluşuruz. Öğrenci merkez, öğretmenlerin akademik tecrübe ve iletişim becerilerini ortaya koyacakları ortamları zenginleştiren bir idari ve yöneticilik anlayışına sahibiz.

‘MİZAÇ MERKEZLİ REHBERLİK SİSTEMİ’

Yazılı ve dijital olarak güçlü bir birikime sahip olduğumuz için öğrenciler kaliteli kaynak ve hızlı geri bildirime sahip olurlar. Bireyi iyi tanıyan, ‘Mizaç Merkezli Rehberlik’ sistemi ve bireyi güçlendiren sistem ile doğru destek alan öğrenci kendine uygun alana yönelir, güçlü yanlarını tanır eksiklerinden kaçmaz. Era Koleji tecrübe ile inovasyonun öğrenciler ile dengeli ve sağlıklı buluşmasını sağlayan, akademik gücü yüksek, insancıl ve empati odaklı bir eğitim kurumu. Empati yoksa gerçekçi bir başarı analizi çıkmaz.

FIRSATLARI DOĞRU DEĞERLENDİRİN

Birçok değişiklik olumlu sonuçlar getirdi

Veliler çocuklarının LGS sonuçlarındaki tercih sürecinde nelere dikkat etmeli?
Öncelikle süreç eğitimi değil sonuç eğitim sistemi nedeniyle öğrenme ortamı değişti, pandemi ile alışılmışın dışında bir ortamdan sınava girildi ve standart dışı bir sonuç ile karşı karşıya kalan birçok çocuk ve ebeveyn üzgün. Bu süreçte emek veren kurum ve öğretmenler de emeklerinin karşılığı olmayan sonuçlarla zaman zaman velilerle karşı karşıya kalıyor maalesef. Sonuçlarda artık puandan çok yüzdelik dilim etkili. Bu nedenle yüzdelik dilimin bir üstü ile listeye başlamak, kesin kayıt sürecinden sonra bireysel olarak ek kontenjanları takip etmek, öğrencinin benimsemekte zorlanmayacağı okul olması için bölgesini, ulaşım imkanlarını dikkate almak gerekir.

KİMSE MÜKEMMEL DEĞİL

Lise eğitiminin iyi bir üniversite eğitimi için son basamak olduğu düşünülürse 4 yıl sürecek lise eğitiminde öğrenci-veli-eğitim ortamı ile ilgili ortaokulda yapılan artı ve eksileri gözden geçirmek, geç olmadan yüzleşmek, kabullenmek gerçekçi bir başarıya götüren yol olacaktır. Kimse mükemmel değildir, eksikleri erken kabul etmek, zaman kazandıracağı kadar gerçekten mutlu bir öğrenme ortamı ve pozitif bir ruh hali ile doğru bir iletişim ve soruları, fırsatları doğru değerlendirme kalitesi getirecektir.

Eğitime ve eğitimciye verilen değer çok önemli

Mesleğinizin hayatınızdaki yeri ve önemi?
18 yıldır Eğitim Sektöründe özel okullarda çalışan bir eğitimci olarak, Bursa’nın kıymetli eğitimcileri ile çalışma imkanım oldu, alanında uzman birçok eğitimci ile tanıştım, mesai arkadaşlığı yaşadım. Ancak öğretmenlik mesleğine girişimi ve eğitim kelimesi ile özdeşleştirdiğim üç isim benim meslek hayatımdaki kıymetlilerim anmadan geçemeyeceğim. İlki bana inci gibi yazısı, her gün özenle taktığı kravatı ve iş düzeni ile örnek olan ilkokul öğretmenim Selami Yakut hocam. İkincisi Bursa Kız Lisesi yıllarımda bizlere anlattıkları ile ilk kez ‘sorgulama’, ‘soru sorma’ kimliğimizi aradığımız dönemlerde rol model aldığım ve hala takip ettiğim felsefe öğretmenim Ferda Albağ. Üçüncüsü ise idarecilikte ilk yıllarımda insan ilişkileri, iletişim becerilerindeki inceliği, devlet bürokrasisi ve özel sektör dinamizmini kaynaştırmış Ayten İplikçi’dir.

‘YAŞAM BOYU ÖĞRENME’ İFADESİ

Hepsine ve hala takip ettiğim birçok çalışma arkadaşıma bu vesile ile teşekkür ediyorum paylaştıkça gelişir, zenginleşir ve başarılı oluruz. ‘Yaşam boyu öğrenme’ ifadesi benim mesleğime bakışımı özetliyor, sorgulamak ve öğrenmekten çekinmemek. Kişinin, toplumun ve dünyanın gelişimi etkileyen ana kavram bunların temeli de eğitim. Çalıştığım her kurumda eğitim ortamına ve öğretmenlik mesleğinin saygınlığını, değerini arttırmak gayemden hiç vazgeçmedim. Eğitime ve eğitimciye verilen değer düşerse toplumun kalite ve değeri de azalır.

Son olarak, yaz tatili planlarınızda virüs nedeniyle değişiklik yaptınız mı?
Tatilde ailecek sakinlik ve doğal ortamın içinde olmayı tercih ediyoruz. Önceliğimiz teknoloji ve kalabalık olmayan bakir yerler olurdu. Bu sene tatil planı yapamasak da yakın çevreye günü birlik gezilerle ihtiyacı gideriyoruz. Bence bu yıl herkes kalabalık alanlardan uzak yerleri tercih edecek. Biz de tatilimizi kısa gezilerle değerlendirmeyi düşünüyoruz, hijyen kurallarına uygun olarak tabii ki.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber