Geri Dön

Önlemleri elden bırakmamak gerek

COVID-19 Virüsü dünyada etkisini azaltarak sürdürüyor. Hepimizin endişeli olduğu bu dönemi, tamamen atlatabilmemiz için uyarılara kulak vermemiz gerekiyor. Alınan korunma tedbirlerine özenle uyalım. Hürriyet Bursa olarak, ‘Yeni Normal’ süreci hakkında iş ve cemiyet hayatının tanınmış isimleriyle bir yazı dizisi hazırladık. Bu süreçten nasıl çıkacağımız çok önemli. Birlikte başarmak dileğiyle.

Önlemleri elden bırakmamak gerek

DOÇ. DR. ENGİN KORKMAZER: KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM UZMANI

Önlemleri elden bırakmamak gerekEngin Bey sizi tanıyabilir miyiz?
Tıp fakültesi eğitimimi 2005 yılında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamladıktan sonra, 2011 yılında Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak çalışmaya başladım. Bu süreçte, İngiltere, İtalya, Hindistan gibi ülkelerde çalışma fırsatı buldum. 2019 yılında doçent oldum. 2015 yılından beri Bursa Özel Esentepe Hastanesi’nde çalışmaya devam ediyorum.

Pandemi ne demektir?
Pandemi, eski Yunanca’da tüm anlamına gelen pan ile insanlar anlamına gelen demos kelimelerinden türetilmiştir. Son dönemde gündemin bir numaralı konusu haline gelen pandemi, ortaya çıktıktan sonra çok geniş alana yayılan hatta tüm dünyada etkisini gösteren salgın hastalıklar şeklinde tanımlanan genel bir kavramdır. Tarih boyunca insanlık kolera, tifo, kara veba gibi çeşitli pandemi süreçleri atlatmıştır. Bundan önce yaşanan kara veba pandemisi 14. Yüzyılda yaklaşık 200 milyon insanın ölümüne yol açmıştır.

COVID-19 nedir?
COVID-19 hastalığı ilk olarak Çin’in Wuhan Kenti’nde ortaya çıkmış ve tüm dünyaya yayılarak; ateş, öksürük, nefes darlığı gibi solunum yolu belirtileri ile gelişen, ölümcül olabilen bir hastalık tablosu ortaya çıkarmıştır. Yeni korona virüsü Dünya Sağlık Örgütü tarafından, Severe Acute Respiratory Syndrome Coronavirus 2 (SARS-CoV-2) olarak adlandırılırken, virüsün neden olduğu hastalık ise kısaca COVID-19 olarak isimlendirilmiştir.

Koronavirüs infeksiyonu kişiye nasıl bulaşır?
Virüs hasta bireylerden öksürme, hapşırma yoluyla ortaya saçılan damlacıklarla ve kontamine yüzeylerden hastanın eli ile göz, ağız, burun mukozasına temasıyla bulaş olabilmektedir. Damlacığın yaklaşık 2 metrenin ötesine geçmediği bilinmektedir. Asemptomatik bireylerden de bulaş bildirilmiştir. Hasta bireylerle yakın temaslılarda, sekonder COVID-19 oranının %1-5 olduğu bildirilmiştir.

Çevresel temizlik ve atık yöntemi nasıl olmalıdır?
Pandemi dönemde sağlık kuruluşları bir yandan salgınla mücadele ederken diğer yandan da çevresel temizlik ve atık yönetimini doğru yönetmekle sorumludur. Aynı şekilde belediyeler, fabrikalar, işletmeler ve hanelerin de bu süreçte, çevresel temizliğe atık yönetimine azami özen göstermesi gerekmektedir. Özellikle atıkların toplanması, taşınması ve yok edilmesi gibi süreçlerde çalışan kişilerin, kişisel koruyucu ekipmanlar kullanması, bu noktada son derece önemlidir.

Genel enfeksiyondan korunma önlemleri nelerdir?

Önlemleri elden bırakmamak gerek

Bu tip virüslere karşı mücadelede en önemli husus, kişisel hijyen ve sosyal mesafeye dikkat edilmesidir. Dolayısıyla şu an salgın halen devam ettiği için kişilerin mümkün olduğunca evde kalmaları, dışarıya çıkmaları durumunda ise maske ve sosyal mesafe gibi kurallara uymaları, enfeksiyona karşı korunmada en önemli önlemler olacaktır.

HİJYENE DİKKAT EDİLMELİ

İkinci olarak mutlaka el hijyenine dikkat edilmeli ve özellikle el yıkamaya önem verilmelidir. Bu amaçla, sabun ve su veya alkol bazlı elantiseptikleri kullanılabilir. Ellerde gözle görülür derecede kir ya da leke varsa el antiseptikleri yerine mutlaka su ile sabun kullanılmalıdır. Bunun dışında market, hastane gibi kalabalık ortamlarda mümkün olduğu kadar az bulunulmalı, maske ve eldiven kullanımına özen gösterilmelidir.

Ülkemizde yeni koronavirüs hastalık riski var mı?
Virüsün aşısı henüz bulunamadığı için tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de salgın bir süre daha etkisini hissettirecektir. Dolayısıyla virüsün etkileri hala sürüyor ve hastalık riski de aşısı bulunana dek var. Bunun için günlük yaşantımıza devam ederken, yetkililerin uyarıları doğrultusunda kurallara uyarak virüsün etkisinden uzak kalmaya gayret göstermeliyiz. Unutulmamalı ki, virüs özellikle ileri yaş grubunu etkilese de her yaş grubunda hastalık yapabilmekte ve maalesef kayıplara sebep olabilmektedir.

Yeni COVID-19 kimleri daha fazla etkiler?
Korona virüsten etkilenme noktasında özellikle yaşlılar, ciddi kronik rahatsızlığı (diyabet, kalp, akciğer, kanser) bulunan kişiler ve bağışıklık sistemini baskılayan ilaç kullananlar, daha fazla tehdit altındalar. Hastalarla uzun süreli, yakın temasta bulunan sağlık çalışanları da yine risk altındalar. Hastalığın çocuklarda ise daha hafif seyrettiği görülmektedir.

Maske takmak koronavirüs enfeksiyonundan korur mu?
Maskenin doğru kullanımı çok önemli. Çünkü yanlış kullanımda maskenin kendisi de enfeksiyon kaynağına dönüşebiliyor. Maskeyi kimin takması gerektiğine dair çok çeşitli fikirler olmakla birlikte Dünya Sağlık Örgütü, toplu ortamlarda yüzü kapatan tıbbi olmasa da bir maske kullanımını önermektedir, ancak 60 yaşından büyük veya altta yatan ek hastalıkları olan bireylerin tıbbi maske takması gerektiğini belirtir. Bu yüzden ülkemizde de sosyal mesafenin korunmasının nispeten zor olduğu sokaklar ve caddeler gibi toplumsal alanlarda maske kullanılmasının faydalı olacağını düşünüyorum.

Hastalığa yakalanmamak için öneriler neler?
Özellikle kişisel hijyen ve temizlik tabi en çok dikkat edilmesi gereken konu. Ellerin sık sık sabun ve su ile en az 20 saniye boyunca yıkanması, en az yüzde 60 alkol bazlı bir dezenfekten kullanılması; ağız, burun ve gözlere dokunulmaktan kaçınılması gerekli. Ayrıca tokalaşma, sarılma gibi ritüellerden uzak durulmalı, öksürme veya hapşırma esnasında tek kullanımlık mendil kullanılmalı, yoksa da dirseğin iç kısmının kullanımına özen gösterilmeli. Eve ziyaretçi kabul edilmemeli, sık kullanılan yüzeyler sık sık dezenfekte edilmeli. Toplum içinde bulunma durumunda ise sosyal mesafe kurallarına özen gösterilmeli.

Hastaya yapılan ziyaretler nasıl olmalı?
Hasta ziyaretlerinin olmaması şu dönemde en bence doğrusu. Onun dışında hasta odasına girişlerin sınırlandırılması, sadece hastanın bakımıyla ilgilenen kişilerin odaya girişine izin verilmesi gerekiyor. Refakatçi gerekliyse de bu 1 kişi ile sınırlandırılmalı. Bunun yanında refakatçinin kaydının tutulması, COVID-19 tanılı hasta ile temasından sonra 14 gün süresince ilgili kişinin takibinin yapılması çok önemli.

Hastalara yemek servisinde nelere dikkat edilmeli?
Hastaların odasına girecek olan yemek servis personelinin, hastaya temas etmemesi öncelikli husus. Bunun yanında, odaya girmeden önce tıbbi maske ve steril eldiven kullanılması şart. Eğer bir şekilde hastaya veya çevresine temas söz konusu olduysa eldivenin çıkarılması ve hemen el dezenfekteni kullanılması gerekiyor. Hastaların yiyecekleri de tek kullanımlık malzemeler ile servis edilmeli.

Kontrollü normalleşme sürecini nasıl değerlendirmeliyiz?
Tüm dünyada olduğu gibi ülkemiz de koronavirüs sürecinden etkilendi. Ancak devletimizin erken önlemleri ve sağlık altyapımızın güçlü olması sayesinde Türkiye, diğer ülkelere kıyasla bugüne kadar virüsle mücadelede önemli bir başarı elde etmiş durumda. Haziran ayıyla birlikte yavaş yavaş normalleşme yolunda adımlar atılmaya başlandı. Yeni normal olarak adlandırdığımız bu süreçte, yine virüsten korunma konusunda üzerimize düşen sorumlulukları yerine getirmeliyiz. Çünkü özellikle aşı bulunana kadar virüsle yaşamaya devam edeceğimiz için gerekli önlemlerle virüsün etkilerini en aza indirmemiz mümkün. Son zamanlarda yeniden yükselişe geçen vaka sayıları bizim açımızdan önemli ve insanların unutmaması gereken şey şu: biz elbette bu hastalığı yeneceğiz ama henüz bu hastalığı yenmedik, dolayısıyla da önlemleri elden bırakmamak gerekiyor.

 

 

 

 

 

.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber