Geri Dön

Toplumu ve birbirimize karşı sorumluyuz

COVID-19 Virüsü dünyada etkisini azaltarak sürdürüyor. Hepimizin endişeli olduğu bu dönemi, tamamen atlatabilmemiz için uyarılara kulak vermemiz gerekiyor. Alınan korunma tedbirlerine özenle uyalım. Hürriyet Bursa olarak, ‘Yeni Normal’ süreci hakkında iş ve cemiyet hayatının tanınmış isimleriyle bir yazı dizisi hazırladık. Bu süreçten nasıl çıkacağımız çok önemli. Birlikte başarmak dileğiyle.

Toplumu ve birbirimize karşı sorumluyuz

SEMRA BAYKAN: HEDEF PATENT GENEL MÜDÜRÜ

Toplumu ve birbirimize karşı sorumluyuz

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?
1976 yılında Kocaeli’de doğdum. Aslen Trabzonluyum, hayatım babamın memur olması nedeniyle şehir şehir dolaşarak geçti. Üniversite ile birlikte Bursa’ya geldim ve 26 yıldır Bursa’da yaşayan biri olarak ta artık Bursalıyım diyebilirim. 2003 yılından beri faaliyet gösteren Hedef Patent Şirketi’nin sahibiyim. Çeşitli gazetelerde sektörümle ilgili köşe yazarlığı ve patent sayfaları çalışmalarım oldu. Ayrıca internet yayını yapan bir kanalda farklı sektörler ve konularla ilgili programlar yapıyoruz. Bunlar dışında STK’lar ve sosyal sorumluluk projelerin de var olmaktan çok mutluluk duyuyorum. 14 yaşında Deniz adında bir kızım var.

Yeni Normal’ sürecini nasıl değerlendiriyorsunuz? Birey olarak gerekli özeni gösteriyor muyuz?
Ben çok dikkat ederek yaşıyorum. 3 ay boyunca sadece alışveriş veya işle ilgili bazı şeyler için dışarı çıktım. Sonrasında iş yerini açınca daha aktif olduk tabi ama dezenfektan ve maske kullanımına çok dikkat ediyoruz, iş yerinde de bazı kurallar getirdik. Burada sorun hasta olmak değil benim için, bulaştırarak veya taşıyarak bu döngünün parçası olmak istemiyorum. Topluma ve birbirimize karşı sorumluyuz. Verilerin azaldığı dönemde biraz bende rahat davranmaya başlamıştım ama şimdi tekrar sayıların artması ve 2. dalga tehlikesinden dolayı mümkün olduğunca az temasa ve az sosyalleşmeye geçeceğim. Herkesin tekrar daha dikkatli olması gerektiğini düşünüyorum.

Pandemi süreci, sizi özelinizde nasıl etkiledi? Hayatınızda neler değişti?
İş ve okuldan dolayı aslında çok az zamanda gördüğüm kızımla vakit geçirmiş olduk. Onun bu sene LGS senesiydi. Beraber kalkıp beraber günümüzü programladık. Şehir dışında olan annemi yanıma aldım ve üniversiteye geldiğimden beri pek fazla beraber zaman geçirmediğimiz için bu dönem benim için çok keyifli oldu. Birbirimizle vakit geçirmenin daha çok keyfine vardım diyebilirim. Aileme, kendime daha çok zaman ayırmak istiyorum. Pek çok şey için çok fazla zaman harcadığımızı fark ettim, mümkün olduğunca zamanımı daha farklı değerlendireceğim.

İnternet üzerinden yapılan canlı yayınlarla ilgili neler söylemek istersiniz?

Toplumu ve birbirimize karşı sorumluyuzÖzellikle evde olduğum dönem yoğun katılım gerçekleştirdim. Kişisel gelişim ve iş hayatı ile ilgili pek çok toplantıya ve canlı yayına katıldım. Hatta uluslararası patent ofislerinin ülkelerle ilgili yaptıkları toplantılar oldu, bunlar daha önce yapılmayan şeylerdi. Bu toplantılara katılma şansını bulmuş olduk. Bence hayatımıza zoom toplantıları eklendi ki zaman ve para harcamadan pek çok etkinliği gerçekleştirebilir olmak çok güzel. Bunun devam etmesi gerektiğini düşünüyorum.

Sizce kadınların iş hayatındaki yerini arttırmak amacıyla neler yapılabilir?
Bununla ilgili devletin pek çok yaklaşımı ve desteği olabilir bana göre. Özellikle sanayi bölgelerinde yapılacak kreşler annelerin iş hayatına daha rahat girmelerini sağlayacaktır. Ama öncelikle kadının çalışmayı ve para kazanmayı istemesi sonrasında da etrafındaki kişilerin buna saygı duyması ve destek olması gerekiyor. Anne, baba, eş, çocuk, ev işleri sorumluluğunu tamamen alan kadın çalışmayı tercih etmeyebiliyor. Hayatı paylaştığımızda işleri de paylaşabilir hale geleceğiz.

EŞİT ÜCRET PRENSİBİ OLMALI

İşverenlerin doğum, emzirme gibi kadının sosyal haklarına saygılı olması ve bu haklarını engellenmeden veya bununla ilgili tehditte bulunmaması gerekiyor. Annenin, babanın, eşin, çocukların kendi üzerine düşen görevleri yapması, kadının üstündeki yükü almaları, kadının iş hayatında olmasını daha çok arttıracaktır. Tüm işletmelerde eşit işe eşit ücret prensibi olmalıdır.

Koronavirüsten sonra teknolojik ve ekonomik gelişmelerle yeni bir dünyaya adım atacağımız çokça konuşuluyor. Sizin düşünceleriniz?
Kesinlikle katılıyorum. Marka, patent başvuru işlemleri yaptığımız için başvurular zaten online sistemden yapılıyordu. Yurt dışı başvurularda da mail üzerinden yazışmalar yapılarak işlemler gerçekleştiyorduk. Biz zaten dijitalleşme yolunda şirket olarak bazı adımları da atmıştık. Her sene şirketle ilgili bazı değişiklikler yaparım, küçük veya büyük. 2020 yılını da dijitalleşme olarak belirlemiştim. Bu yüzden ocak ayında hem e-fatura sistemine geçmiştik hem de Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan gelen evraklar için elektronik posta sistemini kullanmaya başlamıştık.

EKONOMİ DEVRİ ORTAYA ÇIKTI

Ocak şubat aylarında bunları oturtturmaya çalışırken pandemi sürecine girildi ve evden çalışmaya başladık. Bu dijitalleşme adımı bizim için çok avantajlı oldu, tüm çalışanlar işlemleri evden yapabilir ve hiçbir aksaklık olmadan yürütebilir hale geldik. Buna başlamamış olan şirketlerde bunun eksikliğini eminim bu dönemde yaşamışlardır ve sonrasında dijitalleşme hızlanmıştır diye düşünüyorum. Ve ekonomi devri olduğu daha da ortaya çıktı, yatırımların ve nakit akışının iyi dengelenmesi, israfın azalması yönünde çalışmalar başlamıştır bence. Benim kendi şirketim için aldığım kararlar ve bu konu ile ilgili yapacağım şeyler var.

Müsteriler neden sizi tercih etmeli? Firmanızı farklı kılan nedir?
Biz Hedef Patent olarak 2003 yılında kurulmuş sektörümüze göre Bursa’da eski bir firmayız. Sınai Mülkiyet sektörü ile ilgili neredeyse tüm kanun ve uygulama değişikliklerinde işin içindeydik. Bu da yapılacak başvuruları daha iyi yorumlamamızı ve sonucunda sıkıntısız sonuçlara varmamızı sağlıyor. Şirket kültürümüz her zaman doğru ve dürüst iş yapmak. Gerçekten sadece sonuca varabilecek işleri alıyoruz. Sadece para kazanmak için olmayacak tescillere başvuru yapmıyoruz. Müvekkillerimiz bunu çok iyi bildiklerinden bize her zaman güvenirler.
Pek çok ülkede partner patent ofislerimiz var ve dünyanın her yerine başvuru yapıp süreçleri yürütebiliyoruz. Biz bir pazarlama ofisi değiliz, daha butik çalışan ve müvekkile daha takipli iş yapan bir firmayız. Bizde müvekkilleri ofisteki herkes bilir, bu yüzden işler koordineli olarak ilerler. Bizim için her müvekkilimiz aynı önemdedir, firmanın büyük bir işletme olması veya kobi olması hizmetimiz veya ilgimizde bir farklılık yaratmaz.

Biraz hayallerinizden bahsedelim. Kendinizle ilgili hayalleriniz nelerdir?

Toplumu ve birbirimize karşı sorumluyuz
En büyük hayalim avukat olmak. Yaptığım işin hukuki ayağı ve bilgisi Bursa’da çok eksik. Adalet bölümünü okuyarak ve sonrasında dikey geçişle hukuk fakültesine geçebilme hakkımız var. Bu hedefle adalet bölümünü bitirdim fakat iş yoğunluğundan dikey geçiş sınavlarına hazırlanamadığım için katılamadım. Ama hala gündemimde, umarım seneye bunu başarabilirim. Çalışan sayısı veya şubeleşme anlamında bir büyüme hayalim yok fakat sistem değişiklikleri ile ve hizmetlerimizle ciro artışı hedefliyorum. Bununla ilgili çalışmalarım da var. Hayal kurmayı çok severim ama gerçekleşmesini daha çok seviyorum tabi...

Dünya üzerinde sizi anlatan, kendinizi oraya ait hissettiğiniz bir yer var mı? Ve neden?
Bu o kadar zor bir soru ki. Konum ve coğrafi özellikleri olarak Türkiye’de hatta Bursa’da yaşamaktan çok memnunum. İnanılmaz doğal güzellikleri olan, çok sıcak insanların ve ilişkilerin yaşanabildiği bir ülke ve ülkemi çok seviyorum. Ama ikinci bir yer şansım olsa İtalya’da hatta Roma’da yaşamak isterdim. Denizle bütünleşmiş olan yerlerdeki hava, insanların yaşama bakış açıları ve ruh halleri farklı oluyor. 3. bir şansım olsa Küba olabilir. Sıcak kanlı insanları ve pozitif yaşam tarzını seviyorum. Ülkemizdeki en büyük eksikliklerden biri pozitif bakış açısı.

Mesleğinizin hayatınızdaki yeri ve önemi?
Mesleğim hayatımda çok önemli. Çok severek yaptığım bir işim var. 23 yaşından beri bu işi yapıyorum. 26 yaşındayken kendi işimi kurdum. Üniversitede kısa zamanlı çalıştığım yerleri saymazsak, hayatımda yaptığım tek iş kendi işim. İşyerim benim çocuğum gibi, çok emeklerle badireler atlatarak bu zamanlara geldik. Verdiğim emeğimin karşılığını da alıyorum. Çok önemsiyorum ve geliştirmek, daha iyi şeyler yapmak için devamlı düşünüyorum. Ben çalışırken hem bir patron gibi detaycıyım, hem de bir çalışan gibi sorunluluk sahibi ve kurallara uyan biriyim. Kendi koyduğum kurallara kendimde uyuyorum ve bu işi yaptığım için çok mutluyum

Herkesin yakındığı ‘zamanım yok kavramı’ hakkında düşünceleriniz?
Bir söz vardır ‘İnsanlar asla söyledikleri kadar meşgul değillerdir. İnsanların öncelikleri vardır.’ hayatınızda bir şeyi çok öncelikli koyarsanız, başka kıymetli şeylere zamanınız kalmaz evet. İnsanların zamanım yok dedikleri şeyin ne olduğuna bakmak lazım. Bazılarının işine, bazılarının ailesine, bazılarının arkadaşlarına, bazılarının kendilerine zamanı kalmıyor. Bunu hayatımın bazı dönemlerinde benimde yaptığım oldu. Bir şeye çok fazla zaman harcamak başka şeylere fırsat vermiyor. En önemli şey zaman yönetimi, gereksiz ve bizi mutlu etmeyecek şeylerle vakit geçirmemek, hiç bir şeye karşı mecbur hissetmemek. Birkaç yıl önce sorulsaydı hiç bir şeye zamanım yok derdim ama şu an her şeye zamanım var ve her şey çok daha iyi gidiyor.

Son olarak yaz tatili planlarınızda virüs nedeniyle değişiklik yaptınız mı?
Evet maalesef, LGS sınavı sonrası kızımla Londra’ya gidecektik ama o plan tamamen iptal oldu. 3 günlüğüne yada hafta sonu için yakın 1-2 yere gittik. Onun dışında uzun zamanlı planladığımız deniz tatilini de sayıların artış göstermesi sebebiyle iptal ettik. Pandemi süreci başladığında bu yılda tatile gitmeyiz, sorun yok diye düşünmüştüm zaten. Bir an önce bu süreci atlatmayı diliyorum, sağlıklı olduktan, sevdiklerimiz yanımızda olduktan sonra tatil her zaman yapılır. Herkesin bu konu ile ilgili hassas olmasını umuyorum. Maske , dezenfektan ve mesafe çok önemli. Toplum sağlığı ve ülke ekonomisi için buna dikkat etmeliyiz.

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber