'Çığlık' serisine ilham veren korkunç olay

1996'da hayatımıza giren ve peş peşe devam filmleriyle unutulmazlar arasına giren 'Scream' yani 'Çığlık' serisini bilmeyenimiz yoktur. Bir döneme damga vuran, adeta teen slasher furyasını başlatan filmin yönetmeni Wes Craven, senaristi ise Kevin Williamson'dı. 'Geçen Yaz Ne Yaptığını Biliyorum'lar, 'Fakülte'ler hep 'Çığlık'ın başarısı sayesinde hayatlarımıza dahil oldu. Peki 'Çığlık'ın çekilmesine sebep olan, filmin konusuna ilham veren olay neydi?

'Çığlık' serisine ilham veren korkunç olay

'Gainesville Canavarı'

'Gainesville Canavarı'

Film her ne kadar gerilim dolu ve korkunç anlamında korkunç olsa da aslında gerçek bir hikayeden yola çıkılmıştı. 1990 yılında bir seri katilin Florida'nın Gainesville şehrinde saçtığı dehşetin 'Çığlık'ın temellerinin atılmasındaki önemi büyüktü. 'Gainesville Canavarı' ya da 'Gainesville Katili' olarak bilinen seri katil Dany Rolling, kurbanlarına önce tecavüz etti, sonra da bir av bıçağıyla öldürdü.

Zehirli bir iğneyle

Zehirli bir iğneyle

Florida Üniversitesi'nde işlediği cinayetlerle ses getiren Rolling, üniversitenin ormanlık kamp alanında bıraktığı DNA örneklerinden yola çıkılarak cinayetle ilişkisi ortaya çıkarılmıştı. 1994 yılında, olaydan 4 yıl sonra suçunu itiraf etti. 5 üniversite öğrencisini öldürmekten ötürü idam cezasına çarptırıldı. 2006'da zehirli bir iğneyle idam edildi. İnsanlar kurbanlardan çok onun adını iyi hatırlıyor hâlâ...

Tıpkı filmdeki gibi

Tıpkı filmdeki gibi

Peki ya hiçbir suçu olmayan o kurbanlar? Sonja Larson 18 yaşındaydı. Arkadaşı Christina Powell ise henüz 17'sindeydi. Her ikisi de tıpkı 'Çığlık' filmindeki sahnede olduğu gibi evinde saldırıya uğradı. Larson öldürüldü, Powell tecavüze uğradı ve defalarca acımasızca bıçaklandı.

Medyada geniş yer buldu

Medyada geniş yer buldu

Bir sonraki kurban Christa Hoyt oldu. O da tıpkı diğer iki talihsiz genç kadın gibi tecavüze uğrayıp acımasızca bıçak darbelerinin hedefi oldu. Bu olaylardan sonra oda arkadaşları Manny Taboada ve Tracy Paules'un da cansız bedenleri bulundu. Paules'un başına gelenler de tıpkı diğer genç kadınların başına gelenlerle aynıydı. Bu sarsıcı cinayetlerden sonra medya derhal bu seri katili 'Gainesville Canavarı' olarak adlandırmaya başladı.

Oklar Danny Rolling'i gösterdi

Oklar Danny Rolling'i gösterdi

İlk şüpheli Edward Lee Humphrey oldu. Son işlenen cinayetten 3 gün sonra polis tarafından gözaltına alındı ancak kısa bir zaman sonra Danny Rolling ismi yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladı. Danny Rolling, Hava Kuvvetleri'nden ihraç edilmiş, psikolojik sorunlar yaşayan biriydi.

İtiraflar geldi

İtiraflar geldi

Sonra itiraflar geldi Rolling'ten. Hedefinin aslında 8 kişiyi öldürmek olduğunu söyledi. Başarısız bir evlilik yaptığı, hatta maddi problemlerden ötürü süpermarketlerden para çalan biri olduğu ortaya çıktı.

1989'da da cinayetler işlemiş

1989'da da cinayetler işlemiş

İtirafların ardı arkası kesilmedi. 1989'da Louisiana'da da cinayetler işlediğini açıkladı. Diğer kurbanları gibi onları da bıçaklayarak öldürdü. Onlar 55 yaşındaki William Grissom, Grissom'ın 24 yaşındaki kızı Julie ve Julie'nin 8 yaşındaki oğlu Sean'dı. Evde akşam yemeği yerken cinayete kurban gittiler.

Hikâyeye şekil verdi

Hikâyeye şekil verdi

1996'da 'Çığlık'ın ilk filminin elde ettiği başarı sonrasında röportajlar veren senarist Kevin Williamson, işte bu korkunç olayların 'Çığlık'ın temelini oluşturduğunu söylemişti. Williamson, 'Gainesville Canavarı'nın kendisini oldukça etkilediğini ve yaşanan korkunç olayların bu hikayeye önemli bir biçimde şekilde verdiğini belirtti.

'Kabuslar gördüm' dedi

'Kabuslar gördüm' dedi

Bir gece konu hakkında televizyonda bir programa gözlerinin takıldığını belirten Williamson, bir de üstüne reklam arasında mutfaktan bir ses geldiğini sanınca korkudan adeta aklını kaçırdığını söyledi. Williamson, gece boyu kabuslar gördüğünü, sabah uyanır uyanmaz ilk yaptığı işin ise 'Çığlık'ın senaryosunu yazmak olduğunu açıkladı. Olayın 25'inci yıl dönümünde, katledilen gençlerin anısına Gainesville'de anma etkinlikleri düzenlendi.

Bir dram filmi mi olsaydı?

Bir dram filmi mi olsaydı?

Talihsiz gençler arasında yer alan Christina Powell'ın annesi ise yaşananların hâl âdaha kurbanların ailelerine acı verdiğini belirterek "Yaşananlar unutulmuyor. Ailemizin böyle bir acıyı unutması elbette mümkün değil..." diyor. 'Çığlık' serisi birçokları için izlemesi keyifli bir korku filmi serisi olabilir. Ancak ilham alınan olayın ürkütücülüğünü öğrenince insan "Bu hikâye keşke bir dram filmi olsaydı" demeden edemiyor...

 

can.sisman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak