Güney Kore yapımı 'Parazit' filmi Oscar'ı hak ediyor

Oscar birçokları için demode kaçıyor olabilir ama benim için hâlâ heyecan verici olmaya/kalmaya devam ediyor. Bunun en büyük nedeni ise dünya sinemasına kucak açan 'Yabancı Dilde En İyi Film' kategorisi elbette...

Güney Kore yapımı 'Parazit' filmi Oscar'ı hak ediyor

Oscar sezonu başlıyor

Oscar sezonu başlıyor

Herkesin bildiği gibi Oscar mevsimi aslında sonbaharda başlıyor. Altın Küre Ödülleri öncesinde birçok ülkenin "İşte bizim adayımız" dediği filmler tespit ediliyor. Ve bu filmler, ülkelerinin Oscar aday adayı olarak seçiliyor.

Türkiye'nin adayı 'Bağlılık-Aslı'

Türkiye'nin adayı 'Bağlılık-Aslı'

Bu yıl Türkiye'nin Oscar aday adayı olarak Semih Kaplanoğlu'nun 'Bağlılık-Aslı' filmi seçildi. Birbirinden iddialı filmler arasında Altın Palmiye ya da Altın Ayı için yarışmış filmler de yer alıyor.

Terrence Malick'ten Dardenne Kardeşler'e

Terrence Malick'ten Dardenne Kardeşler'e

Benim en çok dikkatimi çeken filmi yakın zamanda sinemada izledim. 'Parazit' filminden bahsediyorum. Güney Koreli yönetmen Bong Joon-ho'nun yönetmenliğini üstlendiği 'Parazit' filmi, aralarında Dardenne Kardeşler, Abdellatif Kechiche, Terrence Malick, Pedro Almodovar ve Jim Jarmusch gibi popüler yönetmenlerin filmlerini sollayıp Altın Palmiye kazanmayı başarmıştı.

Filme ayılıp bayılmamak elde değil

Filme ayılıp bayılmamak elde değil

Bu muazzam başarıdan ötürü bu yıl Güney Kore'nin 'En İyi Yabancı Dilde Film' dalında Oscar aday adayı seçilmesi asla tesadüfi değil. Özellikle de filmi bizzat sinema salonunda izlemiş biri olarak 'Parazit'e bayıldığımı söylemek zorundayım.

Sınıf çatışması daha iyi anlatılamazdı

Sınıf çatışması daha iyi anlatılamazdı

Arkadaşlar, açık ve net konuşuyorum. Uzun zamandır sınıf çatışmasını bu kadar mizahi ama dramatik, şahane anlatan bir film daha izlemedim. Film hakkında spoiler vermek istemiyorum ama özeti şu: Yoksul bir aile, zengin bir ailenin hayatına sızıyor. Ve olanlar oluyor! Yani sınıf çatışmasını ele alıyor film.

Önce tırmanış, sonra "Hah!"

Önce tırmanış, sonra "Hah!"

Filmin ilk yarısında muazzam bir tırmanış var. Mizah dozu yüksek, oldukça etkileyici kareler eşliğinde 'Parazit'leri tanıyoruz. Ve ikinci yarıdan itibaren de 'güm', 'güm' şeklinde sizleri canevinizden vuracak şekilde uğurluyor. Filmi izledikten sonra "Hah!" diyorsunuz.

Mimikler, vücut dili...

Mimikler, vücut dili...

Ve düşünmeye başlıyorsunuz. Sizden daha az gelire sahip olanları ya da tam tersi imrendiğiniz hayatları yaşayanları... Hepsi film şeridi gibi gözünüzün önünden geçiyor. Elinizde, avucunuzda tuttuklarınıza, mimiklerinize, vücut dilinize, her şeye dikkat etmeye karar veriyorsunuz.

Boşluk bırakmadan, detaylarda boğulmadan...

Boşluk bırakmadan, detaylarda boğulmadan...

'Parazit' filmi bütün gücünü, değindiği temayı boşluk bırakmadan, hiçbir gereksiz detay içinde kaybolmadan seyirciye aktarmasına borçlu. Filmin en ufak bir eksiği ya da fazlalığı yok. Nice Altın Palmiye ödüllü filmler Oscar'da 'Yabancı Dilde Film' kategorisinde adaylık kazanamadı. Dolayısıyla filmin Oscar şansı hakkında, daha doğrusu Amerikan seyircisi ve Akademi jürisine ne kadar hitap edeceği muamma.
 

En büyük rakibi Almodovar

En büyük rakibi Almodovar

Ama daha önce Yorgos Lantimos'un 'Dogtooth' filminin Oscar'da ilk 5'e kaldığını düşünürsek, 'Parazit'in de minimalliğiyle muhakkak Oscar için en azından adaylık kazanacağını tahmin edebiliriz. 'Parazit', güçlü rakibi Pedro Almodovar'ın 'Pain and Glory'sini Fransa'da geçti. Bakalım Oscar'da şansı ne olacak... Bekleyip göreceğiz elbette...

 

can.sisman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak