Marie Antoinette'nin ilginç hayatı

Fransa tarihine damga vuran isimlerden birisi de Marie Antoinette’tir. Masal gibi bir hayat sonrası dramlarla dolu bir sona gark olan Marie Antoinette’in skandalları da gündemden düşmüyordu. İşte karşınızda Fransa’nın son kraliçesi Marie Antoinette.

Marie Antoinette'nin ilginç hayatı

Tam bir saray kadını

Tam bir saray kadını

1755’te Hofburg Sarayı'nda, Kutsal Roma İmparatoru I. Franz ve Maria Theresia'nın 15. çocukları olarak dünyaya geldi. Yani tam bir saray kadınıydı kendisi. 1767’ye kadar kendisine ve kardeşlerine dadılar bakıcılık yaptı.
 

14 yaşında nişanlandı

14 yaşında nişanlandı

Marie Antoinette 14 yaşına geldiğinde geleceğin kralı ile nişanlandı. Nişanlısı ise Louis-Auguste nam-ı diğer XVI. Louis'ydi. Marie Antoinette’in eğitimi tamamlanamamıştı, saray adabını tam olarak bilmiyordu. Bu yüzden sıkı ve hızlandırılmış bir eğitime tabi tutuldu.

Sıkıcı bir hayat

Sıkıcı bir hayat

Evliliğinin ilk 7 yılında çocuk sahibi olamadılar. Bu durumda kocasının iktidarsız veya fimozis hastalığından mustarip olduğu dedikodularının çıkmasına sebep oldu.

Çok sıkıcı bir hayat yaşıyordu Marie Antoinette. Bütün işlerini hizmetçileri görüyor, yataktan çıkarken bile hizmetçiler yardım ediyordu. Bu durumdan annesine, "Rujumu tüm dünyanın gözü önünde sürüyorum, ellerimi tüm dünyanın gözü önünde yıkıyorum!" diyerek yakınmıştı.
 

Tahta çıktılar

Tahta çıktılar

10 Mayıs 1774 tarihinde, Kral XV. Louis'nin çiçek hastalığından ansızın ölmesi üzerine, Louis-Auguste ve Marie Antoinette'in hayatları tamamen değişti. Çift Fransa tahtına çıktılar. Bir iddiaya göre Louis, "Yüce tanrım, bize kılavuzluk et ve bizi koru. Ülkeyi yönetmek için henüz çok genciz" dedi. Kraliçe 19 ve Kral 20 yaşında idi.

Olayları kucağında buldu

Olayları kucağında buldu

Tahta çıktıklarında Fransa sıkıntılı günler yaşıyordu. Ekmek kıtlığı vardı Paris’te. Bu dönemde söylenmiş olan, "Ekmek bulamıyorlarsa pasta yesinler!" ("Qu'ils mangent de la brioche.") sözü, ya Marie Antoinette'i kötülemek ya da sözü popüler yapmak amacıyla, Marie Antoinette'e mâl edilmiştir. Çünkü kendisi ekmek kıtlığını öğrendiğinde çok üzülmüş ve daha çok çalışıp halkını refaha ulaştırmak istemiştir.
 

Dedikodular çıkmaya başladı

Dedikodular çıkmaya başladı

Marie Antoinette’in arkadaşı olmak her kişinin harcı değildi. Arkadaşları özenle seçilmişti. Saray halkı da bundan şikâyetçiydi. Ayrıca sıkıcı bir hayattan kurtulmak için sık sık kılık değiştirip halk arasına karışıyordu. Bu durumlar da aldatma dedikodularının çıkmasına sebep oldu. Ayrıca doğum gününde verdiği kumar partisi ve sınırsız harcamalar hoşnutsuzluğu daha da arttırıyordu.

Kayınbiraderi ile mi aldattı?

Kayınbiraderi ile mi aldattı?

Çıkan dedikoduların en büyüğü kayınbiraderi ile X. Charles (Kont Artois) ile aşk yaşadığı ve kralı aldattığı yönündeydi. Paris'te korsan yayın basan bazı matbaalar, kraliçe ve Artois'i zina yapan aşıklar olarak gösteren mecmualar basmaya başladı. Bu tür yayın yapan ilk mecmuanın adı Les Amours de Charlot et Antoinette idi.

L'Autrichienne en Goguette isimli mecmua, kraliçe ve Artois'i sarayın salonlarından birinde uygunsuz şekilde resmetti. Başka mecmualar da kraliçenin lezbiyen olduğunu iddia ettiler. Haliyle halkın gözünde kraliçenin saygınlığı git gide azalmaya başladı.
 

Hamile kalınca…

Hamile kalınca…

Marie Antoinette bir türlü hamile kalamıyordu. Kral ile ilişkilerinin ‘sorunlu’ olduğu söylentileri bütün sarayı sarmıştı. 1778’de ilk çocuğu dünyaya geldi. Bütün sarayın izlediği bu doğumda hem utançtan hem acıdan defalarca bayıldı kraliçe.

Kendine köy yaptırdı

Kendine köy yaptırdı

Marie Antoinette’in en büyük müsriflik olaylarından birisi de kendisine küçük bir köy yaptırması oldu. Versay Sarayı’nın uzak bir köşesine yaptırdığı bu köyde ‘gizli aşklarıyla’ buluştuğu, kralı aldattığı, gününü gün yapıyordu. Burası Marie Antoinette’in adeta gizli fantezilerinin gerçekleştiği yer olmuştu.

İhtilal olunca…

İhtilal olunca…

Fransa’da krallık için günden güne olaylar daha da kötü hal alıyordu. 14 Temmuz 1789'da, Paris'te kalabalık bir grup, kraliyet otoritesinin sembolü haline gelmiş olan Bastil Hapishanesi'ne yürüdü ve kontrolünü ele geçirdi. Böylelikle Fransız İhtilali başlamış oldu. Ancak sarayın bu olaylardan haberi yoktu. Olanları duyduğunda "Bu bir isyan mı?" diye soran kral XVI. Louis'ye dük Rochefoucauld-Liancourt şu cevabı verdi, "Hayır efendim, bu bir devrim."

Tutuklandı ve idam edildi

Tutuklandı ve idam edildi

İhtilalcilerin önünü kimse alamıyordu. Kral ve kraliçe tutuklanmıştı. 2 Ağustos 1793 günü, sabaha karşı saat ikide gardiyanlar tarafından uyandırıldı ve üzerini giyinmesi söylendi. Kızından ve görümcesinden ayrılarak Conciergerie Hapishanesi'ne transfer edildi. Marie Antoinette'e, X. yüzyıl Fransız krallarından Hugues Capet (Pelerinli Hugues)'ten esinlenerek "Pelerinli Dul" lakabı takılmıştı. Bazen de basitçe "280 no.lu mahkûm" diye hitap ediyorlardı. 14 Ekim’de yargılanmasına başlandı.  15 Ekim’de yargılanması tamamlandı, 16 Ekim 1793’te de idamı gerçekleştirildi.

Skandallar ve israfla geçen bir ömür idamla son bulmuş oldu.

Bu makaleye ifade bırak