BTS grubuyla alay ederken olaydaki asıl noktayı kaçırıyor muyuz?

Bangtan Boys, yani BTS... K-Pop dediğimiz ve Z kuşağının aklını başından alan akımın en büyük temcilcisi. Yeni nesil, onlara bayılırken yaşı daha geçkin olanların çoğu, işin alay etme ve küçümseme kısmında. Açık konuşmak gerekirse ben de onlardan biriyim. Ama son verilere bakınca insan, 'acaba hata mı yapıyoruz?' diye düşünüyor.

BTS grubuyla alay ederken olaydaki asıl noktayı kaçırıyor muyuz?

Ülkeye, vatana, millete yararlı olmak

Ülkeye, vatana, millete yararlı olmak

Doğduğumuz anda birçoğumuzun ailesi 'önce ailesine, sonra vatana millete hayırlı bir evlat olsun' şeklinde tebrikler alır. Vatana hizmet etmenin onlarca yolu var. Ama en temel nokta, işini iyi yapmak. Bu iş ne olursa olsun iyi yaptığınız sürece kendi ülkenize faydanız dokunuyor.

BTS de tam olarak bu noktada çok başarılı. 'Ergen müziği yapıyor', 'kalitesiz', 'tüketim toplumunu temsil ediyor, birkaç yıla yok olurlar' dediğimiz BTS grubu, ülkesi Güney Kore'ye yılda tam 3,6 milyar dolar katkı sağlıyor. Yalnızca bu sene 800 binden fazla turist, BTS için Güney Kore'yi ziyaret etmiş.

Güney Kore bunu iyi yapıyor

Güney Kore bunu iyi yapıyor

Güney Kore 50 milyon nüfusa sahip gelişmekte olan bir ülke. Fakat bu 'gelişmekte olan ülke' klişesi bizim anladığımız şekilde 'yıllardır yerinde sayma ya da 1 ileri 2 geri şeklinde' gerçekleşmiyor. Güney Kore gerçekten gelişiyor. Ürün ve marka üretip satıyorlar; hizmet üretip pazarlıyorlar.

KIA, LG, Hyundai, Hankook ve Ssangyong gibi dünya çapında markaları var. Ülke içindeki markalar devlet tarafından planlı bir şekilde destekleniyor ve dışarıya pazarlama konusunda ders olarak okutulacak bir yol izliyorlar. Sadece endüstriyel alanda da değil, görüldüğü üzere BTS adlı 7 erkekten oluşan müzik grubunun dünyaya açılmasında da bu destek etkili.

BTS elbette grup üyelerinin yeteneği ve başarısının ürünü. Fakat bu yeteneğin ülke çapında sınırlı kalmayıp dünyaya açılması, bu denli hızla büyüyüp müzik sektörünün kalbinin attığı ABD'de bile büyük hayran kitlesi oluşturması yalnızca 'yetenek'le açıklanamaz.
 

Çağın gerisinde kalma korkusu

Çağın gerisinde kalma korkusu

En başta dediğim gibi BTS ile alay edenler arasındaydım. Hatta öyle ki adlarını binlerce kez duymama ve okumama rağmen bir defa açıp dinlemişliğim, canlı performansını izlemişliğim, bir grup üyesinin adını okumuşluğum yok.


 

Fakat sanıyorum iş, sadece yaptıkları müziği beğenmekte değil. Asıl nokta birkaç sene sonra orta yaş kitlesini oluşturacak, dünyadaki trendlerin onlara göre şekilleneceği, özellikle ürün/hizmet noktasında hedef kitlemizi oluşturacak ve daha da önemlisi çocuklarımızın onların dünyasının içine doğacağı Z kuşağını anlamak.

Onların zevklerini kendi zevklerimiz haline getirmek zorunda değiliz. Fakat nelere ilgi duyuyorlar, onların dikkatini neler çekiyor gibi soruları, BTS nezdinde kendi içimizde sormamız  gerek.

Popüler kültürden hoşlanmıyor olabiliriz. Nostalji bağımlılığımız ve eskiyi daha samimi olarak addediyor da olabiliriz. Fakat bunlar, çağın gerisinde kalmamıza sebep olmamalı. Bir nevi profesyonel düşünmeliyiz. En çok vakit ayırdığımız şeyler kendi sevdiklerimiz olabilir. Ama bir yandan da azar azar bile olsa yeni nesil neler dinliyor, neler izliyor, neler oynuyor, neler konuşuyor kısmına yüz çevirmemek gerekiyor.

Bunu yalnızca doğacak çocuklarımızla ortak noktalarımız olsun diye bile yapabiliriz. Hangimiz çocukluğumuzda bilgisayar oyunları oynarken ailesi tarafından "Sınavda da sana oyun soracaklar değil mi?" minvalinde fırçalar yemedik ki? Çünkü bilgisayar oyunlarının ve bilgisayarın sadece eğlence aracı olduğu algısı vardı.

Peki ne oldu? Şu anda mobil oyun sektöründe milyar dolarlar dönüyor. E-spor hem aldığı reklamlarla hem bütçesiyle hem de izleyici kitlesiyle Dünya Kupası ve Şampiyonlar Ligi'yle yarışır düzeye geldi. 2017 yılında dünyada e-spor'dan sağlanan toplam gelir 1,5 milyar dolar. En popüler e-spor oyunlarından League of Legeds'ın şampiyon takımı 15 milyon dolar gelir elde ediyor.


 

Türkiye'de üst düzey ve profesyonel bir e-spor oyuncusunun aylık geliri 10-50 bin TL arasında. Dünya genelinde 200 milyon, Türkiye'de 4 milyon e-spor oyuncusu var ve inanılmaz bir hızla artmaya devam ediyor. Olimpiyatlarda e-spor kategorisinin açılması da hiç uzak değil.

BTS nezdinde şunu anlamamız gerekiyor, yeni olan her şey kalitesiz değildir. Yeni olan her şeye yüz çevirmek zorunda değiliz. Kendi kabuğumuza çekilip dış dünyayla ve trendlerle bağlantımızı koparırsak kendi ufak dünyamıza sıkışıp kalırız.



 

Eğer kendi ufak dünyamızda mutluysak ve bununla yetinebiliyorsak, o bambaşka.

turcel.orman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak