BioNTech aşısının koruyuculuğu geriledi mi?

Son zamanlarda kullanılan mevcut aşıların koruyuculuğuna dair çok fazla soru işareti var. Haliyle bu soru işaretlerinden kaynaklanan da çok fazla bilgi kirliliği...  Bu bilgi kirliliğinin yarattığı endişeler ise söylenemeyecek kadar fazla. Biz de sizler için BioNTech aşısının koruyuculuğunu araştırdık. BioNTech aşısının koruyuculuğu iddia edildiği gibi gerçekten geriledi mi?

BioNTech aşısının koruyuculuğu geriledi mi?

Delta varyantı nedir?

Delta varyantı nedir?

BioNTech aşısının koruyuculuğunun gerilediğine dair iddiaların Delta varyantı ile ilişkili olduğunu görüyoruz. Delta varyantı, ilk kez Hindistan'da görülen ve sonrasında çok hızlı bir şekilde İngiltere'de yayılan diğer varyantlara göre bazı farklılıklar gösteren bir varyant. Geçtiğimiz aylarda Delta varyantının hızlı bir şekilde yayılmasıyla Dünya Sağlık Örgütü de alarma geçmişti.

Birleşmiş Milletler bünyesinde çalışmalarını sürdüren Dünya Sağlık Örgütü, Delta mutasyonuna karşı dikkatli olunması çağrısında bulunurken bu varyantın orijinal Kovid-19’dan çok daha hızlı yayıldığını da duyurmuştu. 

İsrail'de yapılan araştırma neyi içeriyor?

İsrail'de yapılan araştırma neyi içeriyor?

Dünyanın birçok bölgesinde olduğu gibi İsrail'de de Delta varyantı nedeniyle Koronavirüs vakalarındaki artış devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde İsrail'de yapılan bir araştırma sonucu BioNTech aşısıyla ilgili ciddi bir iddia ortaya atıldı. İsrail hükümeti, BioNTech aşısının vakaları önlemedeki etkinliğinin son aylarda %64'e gerilediğini ve aşının düşen koruyuculuk oranının Delta varyantı kaynaklı olduğu ihtimali üzerinde durduklarını açıkladı.

Aşının etkinliği geriledi mi?

Aşının etkinliği geriledi mi?

İsrail hükümeti'nin yaptığı araştırma sonrasında, Pfizer/BioNTech ortaklığı ile geliştirilen Kovid-19 aşısının enfeksiyonları ve semptomatik hastalıkları önlemedeki etkinliğinde bir azalma olduğunu bildirdi. Bunun yanı sıra aşının ciddi hastalıkları önlemede ise oldukça etkili olduğu da belirtildi.

İsrail'de Delta varyantı endişesi

İsrail'de Delta varyantı endişesi

İsrail'de bir yandan aşılanmalar hızlı bir şekilde devam ederken bir yandan da endişelerin artığını görüyoruz. Tıpkı diğer ülkelerde de gördüğümüz gibi İsrail'de de vaka sayılarının düşmesiyle birlikte hemen hemen ülkedeki tüm kısıtlamalar kalkmıştı. Vaka sayıları azaldı kısıtlamalar kalktı derken Delta varyantına bağlı olarak vakaların artması ile kısıtlamaların tekrardan gündeme gelmesi endişeleri de beraberinde geri getirdi. 

Avrupa İlaç Ajansı'ndan aşı açıklaması

Avrupa İlaç Ajansı'ndan aşı açıklaması

Avrupa İlaç Ajansı (EMA), AB ülkelerinde yeni tip Koronavirüs'e karşı kullanılan aşıların Delta da dahil olmak üzere virüsün tüm varyantlarına karşı etkili olduğunu bir kez daha belirtti. Avrupa İlaç Ajansı'nın aşı stratejisinden sorumlu Marco Cavaleri, salgın ve aşılarla ilgili yaptığı basın toplantısında, AB'de kullanımı onaylanmış BioNTech-Pfizer, Moderna, AstraZeneca ve Johnson and Johnson aşılarının, virüsün varyantlarını etkisiz hale getirdiğini söyledi.

Cavaleri, "Dünyadan gelen eldeki veriler, aşıların iki dozunun tüm varyantlara karşı koruyucu olduğunu gösteriyor. Ayrıca laboratuvar verileri de onaylı aşılardan elde edilen antikorların Delta varyantını etkisiz hale getirdiğine işaret ediyor. Bütün bunlar güven verici" dedi. Ayrıca Cavaleri, aşı geliştiren tüm firmalardan ürünlerinin ortaya çıkan veya çıkabilecek yeni varyantlara karşı etkili olup olmadığını araştırmalarını istediklerini de dile getirdi.

Dünya Sağlık Örgütü'nden Delta varyantı açıklaması

 Dünya Sağlık Örgütü'nden Delta varyantı açıklaması

Dünya Sağlık Örgütü Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, geçtiğimiz günlerde Delta varyantının yayılması ile ilgili bir açıklama yaptı. Gelişmiş ülkelerin, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerle aşı paylaşma sürecinin çok yavaş ilerlediğini söyledi. Ghebreyesus, “Bu yavaşlık Delta varyantının yayılmasına sebep oldu. Bu durum milyonlarca insanın yaşamını riske attı. Aşıların paylaşılması varyantların gerisinde kalıyor. Delta varyantı şu an en az 98 ülkede tespit edildi. Dünya liderlerine çağrım, bütün ülkelerdeki nüfusun en az yüzde 10’u Eylül ayının sonuna kadar aşı olmalıdır. Bunun sebebi de kırılgan insanlar ve sağlık çalışanlarını korumaktır. Delta varyantı tehlikeli, evrim geçiriyor ve mutasyona uğruyor. Delta varyantı çok hızlı bir şekilde yayılıyor. Dünya koruyucu maske, eldiven, oksijen, Kovid-19 testi, ilaç ve aşıları paylaşmalıdır. Pandemiyi yavaşlatmak için gelecek yılın temmuz ayına kadar bütün ülkelerin nüfuslarının yüzde 70’i aşı olmalıdır” dedi.

Pfizer'den önemli açıklama

 Pfizer'den önemli açıklama

Yüzde 94'ün üzerinde koruma sağladığı bilinen Pfizer'in, Alman BioNTech firmasıyla birlikte geliştirdiği Kovid-19 aşısı yapılan araştırmaya göre; ilk olarak Hindistan'da ortaya çıkan ve tüm dünyaya yayılan Delta varyantına karşı da güçlü bir koruma sağlıyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Pfizer'den Dr. Mikael Dolsten yaptığı açıklamada, 3'üncü doz aşıyı olan kişilerde, ikinci dozu aldıktan sonra görülen antikor seviyelerinin 5 ila 10 kat arttığını gözlemlediklerini söyledi. Pfizer'den gelen etkinlik açıklaması ise İsrail yetkililerinin yaptığı çalışmanın sonucunun doğruluğu ile ilgili soru işaretlerini giderdi.
 

"10 kat daha yüksek" denildi

"10 kat daha yüksek" denildi

Aşıların etkinliğine dair tartışmalar sürerken bir çalışma da Hong Kong'dan geldi. 'The Lancet' dergisinin yer verdiği çalışmaya göre, Hong Kong'da Pfizer-BioNTech aşısı olan sağlık çalışanlarının antikor seviyesinin Sinovac aşısı olanlara göre 10 kat daha yüksek olduğu gözlemlendi. Araştırmacılar yapılan araştırmaya dair söz konusu sonuçların, mRNA aşılarının geleneksel yöntemlerle geliştirilen inaktif aşılara kıyasla Kovid-19 ve varyantlarına karşı daha koruyucu olduğunu gösterdiğini savundu. Yapılan bu araştırma ise İsrail hükümetinin iddialarının aksi bir tezi savunuyor ve BioNTech aşısının koruyuculuğunu kanıtlıyor.

Kesin bir hüküm vermek oldukça zor

Kesin bir hüküm vermek oldukça zor

Her ne kadar Delta varyantının Koronavirüs'ten daha tehlikeli olduğu gerçeği hepimizi korkutsa da bu konu ile ilgili endişelerimizi dizginlemekte fayda var. Özellikle neredeyse her hafta yeni bir varyantın türemesi durumunu düşünürsek Delta varyantının aşılardan daha güçlü olduğu yorumunu yapmak çok zor.

Bu noktada BioNTech aşısının etkinliğini kaybettiğine dair kesin bir yorum yapmak çok zor olduğu gibi yüzde yüz bir koruma sağladığını söylemek de mümkün değil. Yapılacak tek şey, gerekli önlemleri alıp yetkililerden gelecek açıklamaları beklemekte. Nihayetinde mevcut Koronavirüs aşılarının tamamı acil bir durumda bizi korumak için geliştirilmiş aşılar. Aşıların acil durumlar için geliştirilmiş olması bize bir güvensizlik vermemeli aksine aşıların koruyuculuğunun ne kadar etkili olduğunu kanıtlayan araştırmalara yönelmeliyiz. Hastalığın daha fazla yayılmaması ve sevdiklerimizin hiç tanımadığımız insanların hayatlarını daha fazla tehlikeye atmamalıyız...
 

twitter.com/betulyaseminn
instagram.com/betulyaseminkeskin
blykeskin@gmail.com

 

Bu makaleye ifade bırak