Defne Samyeli bütün 'ön yargı'ları altüst etti

Özel hayatı ve yaşantısıyla magazin basınının daimi radarında olan ünlü spiker, sunucu ve oyuncu Defne Samyeli tüm bilinmeyenlerini bir Youtube kanalındaki röportajda paylaştı. Samyeli'nin söylediklerine Molatik olmamak elde değil...

Defne Samyeli bütün 'ön yargı'ları altüst etti

Magazin figürü olmanın çok ötesinde

Kırk dakikalık yayında Türkiye güzeli seçilmesinden, haber sunuculuğuna, evliliği, kariyeri, kızları ve basına yansıyan haberlere değinen Samyeli röportajını tabiri caizse nefes almadan bir solukta izledim. Karşımda son derece güçlü, idealist, kendisini çok net ve doğru şekilde ifade eden, ne istediğini bilen, hayallerine ulaşmak için ödediği bedellere ve geçmişine takılmadan hepsini ‘benimdir’ diyerek kucaklayan, korkusuz, cesur bir kadın vardı... Hitabeti, beden dili, konuşma akıcılığı, jest ve mimikleri, kelime tekrarına düşmeden anlatım tarzına hayran bıraktıran Samyeli’yi özel hayatıyla gündemde tutmanın kendisine ve emeklerine, biriktirdiklerine, donanımına büyük bir haksızlık diye düşünüyorum. İzleyenlerden de büyük bir beğeni ve övgü alan röportaj içerisinde özellikle kurduğu bazı cümlelere Molatik olmamak elde değil.

 

 

"Kendime emeğim var"

Birçoğumuzun yaşan hayat gailesi içerisinde belki pas geçtiği, umudunu kaybettiği, ötelediği, ertelediği şeyler noktasında bu söz ilaç gibi geldi. Yalnızca güzelliğinin, fiziğinin, dış görünüşünün parlatıldığı bir kadından ziyade ruhunu, öz kimliğini besleyen ve hâlâ beslemeye devam eden bir kadını izledik. Tüm karalamalara rağmen, yanında olduğunu sandığı insanlar tarafından arkadaş bildiklerinin bile yaptığı haberlerle dibe çekmeye çalıştığını, hakkında yazılan onlarca yalan yanlış haberlere rağmen "Kendime emeğim var" diyecek kadar güçlü ve kararlı Samyeli. Anlattıkları şöyle bir silkeliyor bizleri.

 

 

Zekasıyla büyülüyor

Kendisine yapılan eleştirileri de ‘kendinden emin’ ve büyük bir olgunlukla anlatıyor. Sürekli ilişkileriyle gündemde olmanın verdiği rahatsızlığı da dile getiriyor. Elbette ünlü olmanın getirdiği dezavantajların da farkında ve bunun ne denli yıpratıcı olduğunun. Bu yüzden boşanma sürecinin, ayrılıklarının da aslında o kadar da sansasyonel olmadığını ama medyanın bu şekilde lanse ettiğinden yakınıyor. Herkesin kendinde gördüğü eksik bir yanının, içsel huzursuzluğunun karşındakine yansıması olarak tanımlıyor kendisine yapılan acımasız yorumları. Ne kadar da haklı değil mi? Son dönemlerde en çok karşılaştığımız tam olarak bu değil mi? Haberlerin çoğunun aldığı reaksiyonlara bir bakalım ‘hep bir beden, dış görünüş, yaşam tarzı, özel hayatı’ en çok konuşulan şey oluyor. Bir nevi medyanın da en çok ‘ne konuşulur, rağbet görür’ mantığından yola çıkarsak servis edilen haberlerin içeriği de bu nedenle kaçınılmaz oluyor. Tıpkı çok eleştirilen ama rating sıralamasında zirveye yerleşen ‘dizi senaryoları’ gibi... Talebe göre her şey. 

Bu tarz programların varlığı da algıları ve ön yargıları kırması sebebiyle beni oldukça mutlu ediyor. Bizlere ‘bambaşka bir pencere açan’, ‘bakış açımızı değiştiren’ kaliteli programlara çok ihtiyaç var. Güzelliğinden ziyade, zekası ve donanımıyla bizleri büyüleyen Samyeli’yi en yakın zamanda ekranlarda görmek dileğiyle...

 

Bu makaleye ifade bırak