Eskilerin bayramı şimdikilerin tatili

Eskiden bayramdı, şimdi ise sadece tatil. "Nerede o eski bayramlar" sözü, pandemi ile birlikte artık daha bir anlam kazandı. Aslında manevi anlamda hep azalan bir şeyler vardı ancak pandemi biraz bahane oldu diyebiliriz. Siz de derin bir ah çekip "Nerede o eski bayramlar" diyenlerdenseniz, gelin hep beraber eski bayramlara Molatik olalım...

Eskilerin bayramı şimdikilerin tatili

Nesiller geçtikçe bayram algısı yerini tatil kavramına bıraktı, bayram geleneklerimiz değişmeye başladı. Her ne kadar küçüklere, yeni nesillere öğretmeye ve eskileri anlatmaya çalışsak bile, çağımız teknoloji çağı olduğundan gelenekleri bir yere kadar yaşatabilip sürdürebiliyoruz. Ziyaretler bile yerini sadece 'toplu mesaj'a, görüntülü aramalara bırakır oldu. Teknoloji kullanımının hızla artmasının, bayramların içeriğini de etkilediği, toplum içinde yüz yüze temasın giderek azaldığı bu dönemde kişilerin akıllı telefon ve sosyal medya üzerinden bir yalnızlığa itildiği de uzmanlar tarafından da bildiriliyor.

Teknoloji ile birlikte değerlerimiz de kayboldu

Şahsen ben 80 ve 90'lı yılların çocuğu olarak, ucu ucuna her şeyi yaşadığımı ve şanslı olduğumu düşünüyorum. Her zaman değerlerime önem vererek büyüdüm, böyle öğretildi ve doğrusu da buydu. Şimdi bakıyorum da, ''Bayram tatilinde nereye gitsek, nerede tatil yapsak?''ı düşünür olduk daha çok. İstemsizce değerlerimizi kaybediyoruz sanki. Teknoloji ile birlikte de bu değerler iyice yok olacak gibi gözüküyor. Büyüklere ziyaretler bile artık görüntülü telefon konuşmaları ile yapılıyor. His kaybı yaşıyoruz adeta. Değerlerini kaybetmeyen bizler bile çevresel faktörlerden ve günümüz şartlarından istemsizce yeni nesile ayak uydurmaya başladık bile...

 



İşte o gerçek bayramlar...

  • Eskiden bayram telaşı olurdu. Bayramın gelişi herkeste bir neşe ve mutluluk yaratırdı. Büyüklerimiz günler öncesinden bayram temizliği yapar, ikramlıklar hazırlarlardı. Tüm aile alışverişe çıkardı.
  • Bayram sabahı 'Barış Manço - Bugün Bayram' şarkısı tüm radyolarda çalardı.
  • Bayram; tatile gitmek değil, akrabaları ziyaret etmek demekti.
  • Komşular bir araya gelip yardımlaşır; temizlik, bayram tatlısı ve diğer ikramlıkları hep birlikte hazırlardı.
  • Bayram heyecanı demek yeni pabuç ve yeni kıyafet demekti. Yeni ayakkabıyı ilk bayram sabahı giymekti.
  • Harçlık heyecanı olurdu.
  • Özenle seçilmiş bayramlık kıyafetler bir kenarda durur, sabah kalkar kalkmaz ilk iş onları giymek olurdu. 
  • Evin kapısı erkenden çalar, art arda onlarca çocuk şeker toplamak için gelirdi.
  • Bayramda anneanne, babaanne demek kolalı mendil demekti.
  • Sabah erkenden kalkılır, bayramlıklar giyilir, ailecek bayramlaşılır, sofraya oturulurdu.
  • Kahvaltı sofrasından kalkar kalkmaz, soluğu mahallede alırdı çocuklar...
  • Sokakta hazır beklerdi bayram salıncağı, gıcır gıcır sesi duyuldu mu, koşar sıraya girerdi çocuklar...
  • Salıncağa doyamayan çocuklar ilk fırsatta soluğu çatapat ve kızkaçıranda alırdı.
  • Pamuk helvacı, kağıt helvacı, baloncu, elma şekerci, macuncu beklerdi her sokağın başında...
  • Seyyar fotoğrafçılar gezinirdi bayram yerinde. Yepyeni bayramlıklarıyla hatıra fotoğrafı çektirirdi insanlar.
  • Bayramdan günler önce atılırdı tebrik kartları, postaneler dolar taşardı.
  • Samimiyetsiz toplu bayram mesajlarından önce el öpmeler vardı.
  • Kolonyalar doldurtulurdu mahallenin kolonyacısından...
  • Komşu ve akrabalarla görüşülür, Türk kahvesiyle birlikte nane likörü içilirdi.
  • Komşuda pişen mutlaka size de düşerdi...
  • Bayramda ekmek çıkmazdı; fırınlar, gazeteciler bile çalışmazdı.

 

Değerlerimizi yitirmediğimiz, sağlıklı, huzurlu, barış dolu nice bayramlar dilerim!

 

Bu makaleye ifade bırak