Molatik Nostaljik: Oya Aydoğan

Yeşilçam’ın birçok güzel isminden birisi de Oya Aydoğan’dı. Yıllarca sinema ve televizyonda yer alan ancak talihsiz bir olay sonrası aramızdan ayrılan Oya Aydoğan’ın ilginç yaşam hikayesine Molatik olduk. İşte Oya Aydoğan’ın hayatı…

Molatik Nostaljik: Oya Aydoğan

Çocukluğu Beyoğlu’nda geçti
 

&Ccedil;ocukluğu Beyoğlu&rsquo;nda ge&ccedil;ti<br />
&nbsp;
Oya, 10 Şubat 1957’de, Erzincan’da, Güldane ve Cemal Aydoğan çiftinin iki çocuğundan biri olarak dünyaya geldi. Bir de ailesinin Ayhan adını verdikleri bir abisi vardı. Çocukluğu İstanbul, Beyoğlu’nda geçti.
 

'Artizlik' hep hayaliydi
 

&#39;Artizlik&#39; hep hayaliydi<br />
&nbsp;
'Fransız Kız Ortaokulu' adıyla eğitim veren 'Sainte-Pulcherie Fransız Lisesi'nde, ardından liseyi de Saint Michell Fransız Lisesi’nde okudu. Ancak onun aklı fikri artist olmaktaydı. Güzelliği ve yetenekleriyle dikkat çekiyordu. Hayallerini oyunculuk süslüyordu. Nasıl süslemesin? Aldığı dergilerde, gazetelerde, sinemada onları izliyor, hayatlarına imreniyordu.
 

Beyoğlu en büyük avantajı oldu
 

Beyoğlu en b&uuml;y&uuml;k avantajı oldu<br />
&nbsp;
Yaşamını geçirdiği Beyoğlu onun en büyük avantajı oldu. Çünkü meşhurların sokağı Yeşilçam Sokağı Beyoğlu’ndaydı ve her gün ünlü isimlerin karşısından geçiyordu Oya Aydoğan. Bir röportajında "Yeşilçam Sokağı'na giden yol bizim okulun oradan geçerdi. Kadir İnanır'dan Cüneyt Arkın'a kadar bütün artistleri okul yolunda görüp heyecanlanırdık. Gittiğim her yer yıldız kaynıyordu." demişti.

Babası sert, annesi yumuşak huyluydu
 

Babası sert, annesi yumuşak huyluydu<br />
&nbsp;
Ailesiyle ilgili sorunları vardı Oya Aydoğan’ın. Babası oldukça sert biriydi, zaman zaman dayağa da başvuruydu. Ancak annesi de babasının tam tersiydi, yumuşak huylu, dünya tatlısı bir kadındı. 48 yaşında hayata gözlerini yuman annesi yaşamının son 8 yılını yatalak olarak geçirmişti. Oya Aydoğan da ona bakmıştı bu süre içinde. İyi özelliklerini annesinden almıştı. Babasından nefret etmedi ama onun hatalarını kabul de etmedi.
 

Her şeye kızan bir baba
 

Her şeye kızan bir baba<br />
&nbsp;
Dedik ya babası sert biriydi diye. Oya Aydoğan’ın en büyük hayali Türkan Şoray ile tanışmak, onun gibi başarılı bir oyuncu olmaktı. Ancak babası bu duruma şiddetle karşı çıkıyordu. Oya Aydoğan "Babam kıyameti koparıyordu. Üstelik tek kızdığı bu artist olma sevdam da değildi... Mahallede kızlarla otururken görse bile beni yukarı çağırır, sonra da döverdi. Bir de o yetmezmiş gibi abim de çok sinirliydi. Allah'tan sonra yurtdışına okumaya gitti de kurtuldum. Ama asıl özgürlüğüme abim ve dayılarım evden ayrıldığında kavuştum." diyordu.
 

Yarışma hayatını değiştirdi.
 

Yarışma hayatını değiştirdi.<br />
&nbsp;
Çok istediği oyunculuğa 1972 yılında adım attı. “Kabadayılar Kralı” filmi onun ilk filmi oldu. Ancak hayatını değiştiren olay 1975’te “Alev Gün” adıyla katıldığı güzellik yarışması oldu. Birinci olduğu yarışmanın tacını geri verdi çünkü ailesi yoğun bir baskı kurmuştu. Mamafih bu baskı onu vazgeçirmek yerine daha da kamçılıyordu. Yasaklar her zaman daha çok arzu edilmesine sebep olur. 1976’da Ses Dergisi’nin düzenlediği 8. Sinema Artisti Yarışması’nda birinci oldu. Hem de kendi adıyla katılmıştı bu defa. Güzellik yarışması sonrası 6 önemli film yapımcısı, başroller teklif etti.
 

Hayalleri gerçek oldu
 

Hayalleri ger&ccedil;ek oldu<br />
&nbsp;
O tarihten itibaren hayatı tamamen değişti Oya Aydoğan’ın. Hayallerini kurduğu ünlü isimlerle aynı sahnelerde oynuyor, kamera karşısına geçti. Kemal Sunal, Kadir İnanır, Cüneyt Arkın, Salih Güney, Gökhan Güney, Müslüm Gürses, Ferdi Tayfur, Orhan Gencebay, İbrahim Tatlıses gibi döneminin çok ünlü isimleriyle filmler çekti…
 

Banu Alkan ile neden rekabet halinde?
 

Banu Alkan ile neden rekabet halinde?<br />
&nbsp;
Yıllarca magazin dünyasının karıştıran bir rekabete de imza attı Oya Aydoğan. Banu Alkan ile büyük bir çekişme içerisindeydi. Oya Aydoğan, kendisinin birinci olduğu bu yarışmada, Banu Alkan’ın da dördüncü olduğunu söylerken, Banu Alkan ise, yarışmadan çekildiği için dereceye girmediğini söylüyordu.
 

İlk başrolü Cüneyt Arkın ile
 

İlk başrol&uuml; C&uuml;neyt Arkın ile<br />
&nbsp;
Artık hayalleri gerçek olan Oya Aydoğan ilk filminde Cüneyt Arkın ile kamera karşısına geçti. Deli Şahin filminde Gülcan karakterini canlandırmış, Yeşilçam’daki ilk başrolünü oynamıştı. Asıl çıkışını ise Neşeli Günler filminde yapıyordu. Artık önünde kimseler duramazdı. Yüz Numaralı Adam ve Yedi Bela Hüsnü filmlerindeki rolleri de unutulmazlar arasına girdi.
 

Çalkantılı özel hayat
 

&Ccedil;alkantılı &ouml;zel hayat<br />
&nbsp;
Oya Aydoğan’ın özel hayatı da her daim magazincilerin ilgisini çekmişti. 1978 yılında, ününün doruklarındayken Haluk Ulusoy ile ailelerin karşı çıktığı bir evlilik yaptı. Annesi yataklara düştü, Haluk Ulusoy’un babası Saffet Ulusoy da evliliğe soğuk baktı. Çift kısa sürede ayrılmak zorunda kaldı. Gelinliksiz, nikah dairesinin memurlarının şahitliğinde başlayan evlilik 4 (yazıyla dört) gün sonra bitti.
Gazinocu Tamer Taylan ile yaşadığı aşk sonrası 1988’de Latif Demirbağ ile ani bir kararla evlendi. Ancak bu evlilik de çok uzun sürmedi. 1 buçuk yıl sonra Latif Demirbağ’ın maço tavırları neticesinde boşanmak zorunda kaldı. Bu evlilikten “Gurur” adını verdikleri bir oğulları oldu. Oğullarına adını yakın dostları Orhan Gencebay ile Nur Yerlitaş koymuştu.
 

Kontrollerini aksattı
 

Kontrollerini aksattı<br />
&nbsp;
Üzücü bir olay sonrası aramızdan ayrıldı Oya Aydoğan. Düzenli olarak kontrole gitmesi gerekiyordu ancak bunu yapmamış, aort damarı da bu süre içerisinde incelmişti. En ufak kusma, öksürme ünlü isim için öldürücü olabilirdi. Buna da patates kızartması sebep oldu ve aort damarı yırtıldı. 12 saat süren ameliyat sonrası 6 gün yoğun bakımda kaldı ancak kurtarılamadı. Bizlere veda etti. 15 Mayıs 2016’da, sabah saat 07.15’te hayata gözlerini kapadı.
selcuk.bulut@milliyet.com.tr

 
Bu makaleye ifade bırak