Geri Dön
Asghar Farhadi, intihal iddiaları ve bizim büyük çaresizliğimiz

Asghar Farhadi, intihal iddiaları ve bizim büyük çaresizliğimiz

İki Oscar ödüllü İranlı yönetmen Asghar Farhadi hakkında ortaya atılan 'intihal' iddiaları kültür sanat dünyasına bomba gibi düştü. Farhadi hakkındaki suçlamayı yapan ise yönetmenin eski öğrencisi Azadeh Masihzadeh... Yoksa Farhadi efsanesi sona mı eriyor?

Mayk Şişman
Mayk Şişman

Kültür sanat dünyasında 2022'nin şu ana kadarki en büyük "Şok! Şok! Şok!" gelişmesi komşumuz İran'dan geldi... 'Bir Ayrılık' ve 'Satıcı' filmleriyle tam iki kez 'En İyi Uluslararası Film' (eski adıyla 'En İyi Yabancı Dilde Film') dalında Oscar ödülü kazanan, film festivallerinin favori isimlerinden İranlı yönetmen Asghar Farhadi hakkındaki intihal iddiaları gündeme bomba gibi düştü. Son olarak Cannes Film Festivali'nde 'Grand Prix' kazanan 'A Hero'yu (Türkçe adıyla 'Kahraman') yöneten Farhadi, bu filminin senaryosunu eski bir öğrencisi olan Azadeh Masihzadeh'nin 'All Winner All Losers' adlı belgeselinden çalmakla suçlanıyor. Yönetmenin eski öğrencisi, Farhadi hakkında intihal iddialarını gündeme getirerek suç duyurusunda bulundu. Farhadi, intihal suçlaması nedeniyle ifade vermek üzere İran'da mahkemeye çağrıldı.

Asghar Farhadi, intihal iddiaları ve bizim büyük çaresizliğimiz

Eski filmlerine de soru işaretleri bulaşıyor

Farhadi'nin hem senaryosunu yazdığı hem de yönetmenliğini üstlendiği 'Kahraman' filmi yılın en sevilen yapımlarından biri olmuştu. Hatta öyle ki birçoklarına göre Oscar'da 'Uluslararası Film' dalında uzun listeye kalmasına rağmen ilk 5'te kendine yer bulamamasına rağmen film 'bir Farhadi klasiği'ydi. Her Farhadi filmi gibi bireysel ve toplumsal göndermelere ve çatışmalara yer veren film en az 'Bir Ayrılık' kadar tipik bir Farhadi filmiydi. Yönetmenin sinemasına aykırı bir yerde durmayan ve tipik bir Farhadi filmi olan 'Kahraman'ın intihal suçlamasıyla gündeme gelmesi pek çok açıdan çarpıcı bir mesele. Mesela Azadeh Masihzadeh'nin bir kadın belgeselci olması ve yönetmenin eski öğrencisi olması. Akademi dünyasında kadın öğrencilerinin işlerine sadece kendi imzalarını atan erkek akademisyenlerden tutun da kadınların başarılarına gölge düşüren erkeklerin 'toksik erkeklik'ten sıyrılamadığı bir çağda Farhadi'nin de böylesine şaşırtıcı bir meseleyle hem usta-çırak hem de kadın-erkek ilişkisini tekrar gündeme getirip tartışmaya açması önemli ve ne yazık ki üzücü. 'Kahraman'ın tipik bir Farhadi filmi olması da yönetmenin 'Bir Ayrılık'ına, 'Elly Hakkında'sına, 'Satıcı'sına karşı soru işaretleri oluşturuyor. Acaba o filmlerde de benzer intihal durumları yaşandı da üstü mü kapatıldı?" diye sormadan edemiyor insan...

Asghar Farhadi, intihal iddiaları ve bizim büyük çaresizliğimiz

'Kahraman'ı da zor durumda bırakmış oldu

Farhadi iki Oscar kazanmış önemli bir yönetmen. Ve onun gibi yaşayan en önemli yönetmenlerden birinin böylesine ciddi bir suçlamayla karşılaşması -haksız olsun ya da olmasın- son derece can sıkıcı bir durum. Edebiyat dünyasındaki 'hayalet yazarlar'dan bihaber değiliz. Ama söz konusu sinema olduğunda ortada çok daha büyük bir ekip işi var. Örneğin Amir Jadidi. 'Kahraman' filminin 'kahraman'ı olan başroldeki Amir Jadidi gerçekten şahane bir performans sergiliyordu. Ama Farhadi'nin intihal suçlaması kanıtlandığında böyle bir filmde çok iyi performans ortaya koymak da otomatik olarak çöpe gidiyor. Yazık değil mi emeklere? Farhadi'nin ego patlaması yaşadığına ve başarısını devam ettirmek, 3-4 yılda bir film ortaya koyup para ve ödüller kazanmak adına egosuna yenik düştüğüne inanmak istemiyorum. Çünkü bana göre Michael Haneke ve Nuri Bilge Ceylan ile birlikte yaşayan en önemli yönetmenlerden biri o. Ancak gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkmak gibi bir huyu olduğunu da unutmayalım. Eğer Farhadi haksızsa bu iş prestijli ödüllerin geri alınmasına kadar gidebilir. Haksız değilse şayet o zaman boş yere hayal kırıklığına uğramış olacağız ama Farhadi -doğa kanunu gereği- hep bu iddialarla da gündeme gelmeye devam edecek. Ama şu an için kesin olan şu: Farhadi gibi zeki bir yönetmen ve senaristin böyle bir olayla anılması bile nereden baksak kalp kıran ve kendimizi çaresiz hissettiren bir durum. Sonuç ne olursa olsun şu anki tablo sinemaseverler için yeterince problemli. Bakalım Rusya-Ukrayna arasındaki savaştan sonra iyice gerilen Batı-Doğu ilişkilerinin bir başka yansımasını sinema sektöründe de görecek miyiz...

 

twitter.com/mayksisman
instagram.com/mayksisman
youtube.com/mayksisman
can.sisman@milliyet.com.tr

Benzer İçerikler