Toksik pozitiflik nedir?

Pozitif kalabilmek için adeta kendimizi zorladığımız günlerden geçtik ve hâlâ geçiyoruz. Peki pozitifliğin de fazlası zararlı olabilir mi? Kesinlikle evet! Üstelik psikolojide bunun bir ismi bile var: Toksik pozitiflik. Peki toksik pozitiflik kavramı nedir? Gelin birlikte Molatik olalım...

Toksik pozitiflik nedir?

Toksik pozitiflik kavramı, adının da çağrıştıracağı üzere, yıkıcı bir durum yaşandığında, bu durumun getirdiği yıkıntıları görmezden gelip zoraki bir şekilde pozitif kalabilme çabası olarak adlandırılıyor. Daha doğrusu yaşanan kaygıyı, endişeyi, acıyı görmezden gelip, "Hayat güzel", "Pozitif ol" şeklinde mottolarla duyguları saklama, yok etme şekli de denebilir. Bir olaya karşı yaşadığımız, üzüntü, kaygı, endişe duygularını bastırmak doğru değil.

 

 

Duygu dünyamızı zehirleyebilir

Psikolojide bu tamamen toksik bir durum çünkü. Her şeyde olduğu gibi eğer yaşanan acının getirdiği yıkımda 'samimi' olunmazsa, yok edilmeye çalışan duygular, duygu dünyamızı zehirleyebilir. Çünkü psikolojik ve fizyolojik olarak size acı veren bir duruma karşı gösterdiğiniz tepkiler; örneğin ağlama durumu tamamen acıyı azaltmaya yönelik bir fiziksel savunma yöntemidir. Üstelik ağladığınızda salgıladığınız mutluluk hormonları acınızı azaltmak için olumlu etki yaratıyor yani ağlamak doğal bir savunma şekli. Bu yüzden psikologlar, bizi üzen durumları görmezden gelmenin ve bir başka deyişle sürekli pozitif kalma çabasının insanları zehirleyeceği fikrindeler ve böyle bir kavrama dikkat çekiyorlar. Olumlu olma durumunu bir çeşit takıntı haline getirmek kesinlikle yanlış bir eylem, sürekli pozitif kalmak evrim sürecimize uygun değil.

 

 

Toksik pozitif misiniz?

Toksik pozitifliğe sahip olup olmadığınızı anlamak için yakın çevrenizle ilişkilerinize göz atabilirsiniz. Arkadaşlarınızın bahsettiği ve içinden çıkamadığı sorunlarına "Kafana takma, geçer", "Pozitif ol", "Değmez" şeklinde geçiştirici cevaplar mı veriyorsunuz? Üzüldüğünüzde bunu kimseye belli etmemeye mi çalışıyorsunuz, hatta kendinize bile? Kötü haberlerden, kötü olan şeylerden sürekli bir kaçış içinde misiniz? Görüldüğü gibi bu sorular ve benzerleri toksik pozitivite kavramını anlamak için çeşitlendirilebilir ve eğer çoğuna cevabınız 'Evet' ise siz de bir toksik pozitif olabilirsiniz.

 

 

Evrimsel açıdan imkânsız

Sadece pozitif olmaya çalışmak evrimsel sürecimize tamame karşı; bizler yaşadığımız duygusal dalgalanmaların esiriyiz ve buna neden olan birçok faktör var ki bunlardan ilk akla gelen en bilindik kavram hormonlarımız... Hiçbirimiz bu gerçeği görmezden gelemezken, nasıl sürekli mutlu olabiliriz, bu gerçekten imkânsız. Bu kavram bizi hem kendimize hem de çevremize karşı bir yabancıya çevirebilir.

 

 

Nasıl aşarım?

Toksik pozitiflik kavramını aşabilmek için ilk yapılması gereken şey yaşadığımız durumu kabul etmek. İlk önce kendimize karşı samimi olmalıyız, duygularımızı belki yazarak, belki konuşarak, üstelik kendi kendimize bile ifade edebiliriz. Daha sonra yakın çevremizdeki sorunlara duyarsız kalmamalıyız. Arkadaşımızın yaşadığı bir problem için "Takma kafana" şeklinde çözümsüz ve bencilce bir cümleyi söylemek yerine "Senin için yapabileceğim bir şey var mı?" demek çok daha yapıcı ve çözüme yönelik bir soru. Hayat bir yolculuk ve bu yolculukta her şey her zaman yolunda gitmeyebilir ve muhtemelen gitmeyecektir de. Hiç kimse sürekli mutlu olamaz ve yaşadığımız acılar hayatımızın bir parçasıdır...

 

Bu makaleye ifade bırak