SKORER
PEMBENAR
CADDE
YAZARLAR

Akıllı parayla manevi heyecan

"Yaptığım tüm yatırımlar smart money (akıllı para) modeli üzerine kurulu. Bununla birlikte aslında erken aşama yatırımcılığında maddi getiriden çok, elde edilen manevi değerler daha anlamlı ve heyecanlı."

|

EBRU SUNGUR- Türkiye'de finansa teknoloji katan, bugün hayatımızı kolaylaştıran pek çok gelişmede emeği bulunan kişilerin başında gelen Sertaç Özinal, yaklaşık yedi yıldır teknolojiye tutkusunu yatırım boyutunda sürdürüyor. Purus Partners'ın (www.puruspartners. com) kurucu ortağı olan Sertaç Özinal, fintek, yapay zeka, siber güvenlik, blockchain ve web3 gibi gelişen teknolojiler konusunda faaliyet gösteren erken aşama girişimlere yatırım yapıyor. Yatırım modeli olarak 'smart money'yi (akıllı para) benimsediğini belirten Özinal, şimdiye kadarki toplam 50 yatırımında bir başarısızlık olmadığını vurguluyor. Bununla birlikte onu asıl motive eden deneyimlerini paylaşmak ve bu yolla yatırım yaptığı erken aşama girişimin başarı hikâyesinin bir parçası olmak... Sertaç Özinal, Milliyet Executive'in sorularını yanıtladı.

Kariyer öykünüzü kısaca özetleyebilir misiniz?

Türkiye ile birlikte 16 ülkede toplam 50 girişime yatırım yapan Purus Partners'ın kurucu ortağıyım. Kariyerime Chicago ve İstanbul'da çalıştığım Andersen Consulting'de başladım. Pamukbank'ta bireysel bankacılıktan sorumlu üst düzey yöneticilik yaptım. Pamukbank'tan sonra Avrupa ve Türkiye'nin önde gelen elektronik ödeme sistemleri ve hizmetleri sağlayıcısı olan Bankalararası Kart Merkezi'ne (BKM) katıldım. BKM'de Genel Müdür olarak görev yaptığım 2004 - 2011 yılları arasında, bankaların ortak ATM paylaşımı, Türkiye ödeme sistemlerinin çipli hayata geçirilmesi gibi birçok önemli projeyi gerçekleştirdik. BKM'nin ardından işletmelere yenilikçi çözümler sunan bir ödeme teknolojisi şirketi olan Payfessional Bilişim'i ve online itibar yönetimi / çalışmalarının yapıldığı Repandtile Bilişim'i kurdum. Dünyanın dört bir yanındaki özellikle yeni teknoloji girişimlerine yatırım yapan Singapur merkezli bir girişim sermayesi şirketi olan True Global Ventures'ın genel ortağıyım. Aynı zamanda Turkishbank Yönetim Kurulu Üyesi'yim. Önümüzdeki yıllarda finans sektörünü dönüştürmesi beklenen fintek, yapay zeka, siber güvenlik, blockchain ve web3 gibi gelişen teknolojiler hakkında kapsamlı çalışmalarıma devam ediyorum.

Finans sektörüne yön veren profesyonellerden biriyken masanın yatırımcı tarafına geçtiniz. Bu kararda ne etkili oldu?

Biraz tesadüf oldu. 2016 yılı sonunda Berlin'de yakın ilişkim olan bir global fon şirketi, San Francisco'daki Silikon Vadisi'nde kurulmuş ve o sırada yatırım turuna çıkmış olan Bolt Payments ile ilgili benden görüş talep etti. Fon şirketi, daha önce küresel alanda ödeme sektörü ile ilgili kapsamlı bir deneyim ve tecrübem olması nedeniyle görüşüme göre yatırım karar vereceğini belirtti. Birçok ilk aşama yatırımında olduğu gibi, yatırım yapılacak girişimler hakkında pek fazla kapsamlı bilgi olmuyor. Sunumu direkt dinleme fırsatı olmadığı için soru sorma imkânı da olmadı. Ancak elimde olan tüm verileri, girişimin konusu, verdiği hizmetlerin ABD'de ihtiyaç ve başarılı olma olasılığı, girişimde çalışan personelin geçmiş bilgileri, ürün ve servis hizmeti konusunda geldikleri seviye gibi elde olan birçok kriteri dikkate aldığım zaman yatırım konusunda olumlu görüş bildirdim. "Sen de yatırıma katılmak ister misin?" teklifinden sonra, olumlu cevap ile birlikte, "yatırımcı - girişimci" ekosistemine katılmış oldum. Yatırımcı kararımı destekleyen diğer bir karar ise Singapur'daki True Global Ventures Fonu'na ortak olma girişimimdi. True Global Ventures, finans konularında önde olan yaklaşık 20 şehirden temsilcilerin ortaklığı ile oluşturulan ve yeni teknoloji yatırımlarına odaklanan bir fon. Ben de İstanbul ve Türkiye'yi temsilen fona katıldım. True Global Ventures'un yapmış olduğu 16 erken aşama girişiminden 5 tanesi unicorn olmuş durumda. Yeni decacorn ve unicornlar da yolda. TGV'de yatırım ve girişim seçme komitesinde yer almam benim için ayrı bir motivasyon kaynağı oldu.

Borsa, faiz, gayrimenkul gibi alışılagelmiş yatırım seçenekleri varken erken aşama girişimlere yatırım yapmanızın nedeni nedir?

Globalde tüm analizlere bakıldığı zaman aslında erken aşama girişimlerinde başarısızlık oranı yüzde 90'lar civarında. Evet, erken aşama girişimlere yatırım konusu riskli ve dikkatli olmak gerekiyor. Ancak yatırımcıların sektör geçmişi, analizi, girişimlerin kurucularının profillerini anlama, ürün ve servis detayı, girişimin mevcut rakamlarını analiz etme gibi birçok değerlendirme doğru yapıldığı takdirde başarı oranı epey yükseliyor. Dolayısıyla mevcut alternatif yatırımlarla kıyaslandığı zaman erken aşama girişimlerinde iyi bir getiri sağlamak mümkün olabiliyor. Yurtdışındaki veriler dikkate alındığı zaman, başarılı olan girişimlerde, yatırım tutarlarından, 3 yıl içerisinde dolar bazında 3 kat, 10 yıllık sürede 9 katlık getiriler söz konusu. Veya erken aşama girişim yatırımları ile yıllık dolar bazında ortalama yüzde 25'lik getirilere ulaşılabiliyor. Aslında maddi getirisinden çok erken aşama yatırımcılarının elde ettikleri manevi değerler daha anlamlı ve heyecanlı. Öncelikle erken aşama girişim başarılı olduğu takdirde siz de "başarı hikâyesinin" bir parçası oluyorsunuz ve bu gerçekten çok olumlu bir duygu. Yatırım yapılan girişimlerin kurucuları ve çalışanları ile kurduğunuz bağ, gerektiği zaman onlara gösterdiğiniz mentorluk, yaptığınız önerilerin uygulanması ve iyi sonuç alınması, çok yüksek oranda olumlu bir manevi katkı yaptığını söyleyebilirim. Direkt veya ortak olunan fonlar ile yapılan toplam 50 erken aşama girişim yatırımından henüz herhangi bir başarısızlık olmaması benim adıma çok sevindirici.

35 yıllık tecrübe

Yatırım yapacağınız erken aşama girişimleri neye göre belirliyorsunuz? Yatırım almak isteyen girişimin önünüze koyduğu rapor mu, yoksa yaptığı sunum mu daha belirleyici oluyor?

Aslında birçok faktör devrede oluyor. Erken aşama girişimlerinin size sağlayabileceği raporlar genelde çok kısıtlı. Bazı girişimler daha fikir aşamasında bile olabiliyor. Dolayısıyla burada insan (girişimlerin kurucuları) faktörü önemli oluyor. Kurucuların daha önce başarılı girişimleri var mı, iş tecrübesi, bulduğu fikir ve geliştirdiği ürün başarılı mı, geleceği var mı? Burada sunum çoğu zaman daha önemli bir neden olabiliyor. Özellikle benim çok dikkat ettiğim bir konu girişimin kurucularının bende bıraktığı izlenim. Erken aşama girişimi tanıtan 10 dakikalık sunumun değerlendirme aşamasında yaşamımdaki 35 yıllık tecrübe her yönüyle devreye giriyor.

Yatırım yaptığınız girişimle para ilişkisinin ötesine geçer misiniz? Örneğin network'ünüzü açar mısınız? Ya da söz konusu girişimciler bir konuda deneyiminize başvurduğunda yaklaşımınız ne olur?

Benim yaptığım tüm yatırımlar "smart money" (akıllı para) modeli üzerine kurulu. Tüm erken aşama girişim kurucularının da benim ve birlikte yatırım yaptığım kuruculara bakış açısı bu. Dolayısıyla erken aşama girişimine yatırım yapıp ortadan kaybolan ya da şirket gidişatını sürekli sorgulayan bir model yerine ihtiyaç duyulan zamanlarda yardımcı olmak, mentorluk yapmak, yol göstermek için yatırım yapılan girişimlerin kurucu ve çalışanların yanında oluyorum. Hepimizin bildiği gibi iş hayatında her zaman kötü dönemler yaşanabilir. Bu dönemlerde sağlanan motivasyon, destek, ihtiyaç halinde tüm zamanlarda sağlanan mentorluk desteği her zaman faydalı olmaktadır. Ayrıca ürün ve hizmetlerin geliştirilmesi, satışlara destek olunması için her zaman sahip olduğunuz network ile tanıştırmak, danışmanlar ile bir araya getirmek, networkü açmak her zaman mümkündür.

İlk gözağrısı decacorn oldu

Sizi en fazla heyecanlandıran yatırımınız hangisi?

Aslında direkt veya ortak olduğum fonlar aracılığı ile yatırım yaptığım erken aşama girişimlerin tümü benim için çok özel ve elde edilen tüm sonuçları büyük bir heyecan ile takip ediyorum. Ancak ilk yatırımım olan Bolt Payments'i sanıyorum az da olsa bir adım öne çıkarabilirim. Bolt Payments, yatırım yaptığım ilk erken aşama girişimi, portföyümde ilk decacorn olan şirket. 2016 yılında benim de yer aldığım, Seri A yatırım turunda 54 milyon dolar değerleme ile yatırım alan Bolt Payments, 2022 yılı başında BlackRock'ın lider yatırımcı olduğu Seri E turunu 11.2 milyar dolar değerleme ile kapattı. Bolt Payments'in ödeme sektöründe geliştirdiği ürün ve sağladığı hizmetler globalde büyük bir ilgi ile kullanılmaktadır. Türkiye'de de erken aşamada girilen ve ilk yatırımcıları arasında yer aldığım Finekra, Artiox, Interaktif Kredi, Bakiyem, Fon Radar, Shopalm, Malwation gibi şirketler de 1-2 yıllık sürede çok önemli başarılara imza atmış durumda.

Bir girişimden çıkmaya nasıl/ neye göre karar verirsiniz? Çıkışın ardından da bu girişimcilerle iletişiminiz sürer mi, sürmeli mi?

Erken aşama girişim yatırımlarının mutlaka uzun vadeli düşünülmesi gerekmektedir. Dünya trendleri ideal çıkış süresini 5 - 8 yıl arası olarak belirlemektedir. Daha kısa veya uzun dönemde de çıkış fırsatı olabilir. Türkiye'de direkt yatırım yaptığımız ve ortağı olduğum Singapur'daki True Global Ventures portföyündeki bazı yatırımlardan çıkma fırsatı doğdu. Ancak çıkma fırsatı doğan yatırımların gidişatı, ileride çok daha değerli duruma geleceklerinden emin olmam nedeniyle yatırımlardan çıkmayıp, tam aksine şirket ortaklık oranında seyrelme olmaması için ek yatırım yaptım. Bana göre çıkış zamanının doğru bir formülü yok. Çıkış için "ideal zaman" ne zaman ise... İdeal zaman da yatırımcılar için farklı olabilir. Birçok yatırımcı ise ideal çıkış zamanını, yeterli gelir ettikleri nokta olarak belirliyor.

Küresel network'ün parçası

Girişimlere yatırım yapan diğer pek çok organizasyondan farklı olarak Purus Partners'ın küresel fonlarla ortaklıklar kurduğunu da görüyoruz. Bu süreç nasıl gelişti?

Purus Partners'ın küresel fonlar ile yakın işbirliğinin çok değerli olduğunu düşünüyorum. Yatırımcı girişimci ekosisteminde global network çok önemli. Küresel alanda, gelecekte unicorn, decacorn olacak erken aşama girişimlerin birçoğundan habersiz olabiliyorsunuz. Haberiniz olsa bile girişim ileriki aşamada, şirket değerinin çok yukarıda olduğu bir dönemde olabiliyor. Bu noktada yapılacak yatırım daha zor olup, olası getiri oranı da çok cazip olmayabilir. Dolayısıyla küresel fonlar ile işbirliğinin ilk avantajı ideal erken aşama girişimlerine erişimin sağlanmasıdır. Daha önce belirttiğim ilk yatırımımı yaptığım girişimi, San Francisco ve Berlin'de faaliyet gösteren bir fon sayesinde tanıdım. Singapur'daki fon sayesinde sonradan unicorn olan girişimlere yatırım fırsatım oldu. Yine New York'taki bir fon sayesinde ABD'deki bir girişime yatırım fırsatım oldu. Küresel fonlar ile ilgili diğer önemli bir avantaj da tabii ki sizin önerdiğiniz veya tanıştırdığınız girişimler için fazladan yatırım alma avantajı. Beğendiğiniz ve firma değeri daha yukarı noktalarda olan girişimlere ortak fon işbirliği ile daha kolay yatırım yapma imkânınız oluyor. Ayrıca ortak olanlar ile olan işbirliğiniz, potansiyel erken aşama girişimlerinin karşısına daha donanımlı çıkmanızı sağlıyor.

Yatırımlar seçicilikle artacak

Yılın ikinci yarısında küresel ve Türkiye bazında yatırım iklimine ilişkin öngörüleriniz nelerdir?

Küresel ve Türkiye bazında daha seçici olmak koşuluyla erken aşama girişimlere daha çok yatırım yapılacağı düşüncesindeyim. Seçici olma koşulunu biraz detaylandırmak gerekirse daha önce yatırım sürecinde iyi analiz yapılmadığı takdirde başarısızlık oranının yüksek olduğunu ve yatırımın riskli duruma düşeceğinden bahsetmiştim. Yine iyi analiz sayesinde başarılı olma ve yüksek getiri elde şansının yüksek olduğunu belirtmiştim. Dolayısıyla yatırımcıların daha seçici olmasını bekliyorum. İyi olan girişimler gereken yatırım kaynaklarını bulup başarıya hedefleneceklerdir. Erken aşama girişim yatırımlarını destekleyen özel fon sayıları artacaktır. Yatırımı düşünen ancak değerleme ve analiz konusunda yetersiz olduğunu düşünen yatırımcılar özel fonlar sayesinde daha rahat yatırım yapabileceklerdir. Yeni teknoloji girişim alanları (yapay zeka, web 3, blockchain, siber güvenlik vs) ile birlikte daha çok erken aşama girişimi olacaktır. Dolayısıyla bu alanlarda faaliyet gösteren girişimcilerin daha rahat yatırımcı bulmaları mümkün olacaktır. Diğer bazı ülkelerde de olduğu gibi, devletimizin de özellikle teşvik ve regülasyon desteği arttığı takdirde Türkiye'de yatırımcı - erken aşama girişim ekosisteminin çok daha fazla gelişeceğini ve yurtdışından kaynak bulmanın daha kolay olacağını düşünüyorum.

© Copyright 2024

Türkiye'den ve Dünya’dan son dakika haberler, köşe yazıları, magazinden siyasete, spordan seyahate bütün konuların tek adresi milliyet.com.tr; Milliyet.com.tr haber içerikleri izin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez, kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz.