Bergen: 'Acıların Kadını'

Bugün Türkiye'de arabeskin kraliçesi kabul edilen Bergen'in 31. ölüm yıldönümü. Birçok kişi tarafından merak edilen ve kocası tarafından öldürülen Bergen'in hayatına gelin Molatik olalım...

Bergen: 'Acıların Kadını'

Bir dönem memurluk yaptı

Asıl adı Belgin Sarılmışer olan Bergen, 7 yaşındayken, anne ve babası boşandığı için annesi Sebahat Çakır’la 1966 yılında Ankara’ya taşındı. Sonrasında Ankara Devlet Konservatuarı Piyano bölümüne girdi ama maddi sıkıntılar nedeniyle ayrılıp yaşını büyülterek bir süre 1976 yılında PTT’de memur olarak çalıştı. Bu dönemde yaşadığı bir aşk hadisesi yüzünden PTT’deki işini de bırakmak zorunda kaldı.

Ankara’dan sonra iş için 1981 yılında Adana’ya giden Bergen, burada Halis Serbes’le tanıştı ve bir yıl sonra da 1982 yılında evlendi. Aslında mafyalaşmış müzik piyasasının Bergen’i elinde tutmak adına Halil Serbest isimli bu şahsı kullanarak düzmece bir karı-koca senaryosu uyduruldu, resmiyette hiç evlenmedi.

Yüzüne bir kova dolusu kezzap atıldı

1982 yılında Atlas Plak’tan ilk longplayı olan ‘Şikâyetim Var’ı çıkardı. Kocasından şiddet görmeye dayanamayan Bergen, birçok kez eşinden kaçtı. Ekim 1982’de İzmir’de çalışırken sahnede kocasının azmettirmesiyle yüzüne bir kova dolusu kezzap atıldı ve bunun sonucunda iki gözünü kaybetti. Vücudun büyük bir kısmı da yandı. Daha sonra sol gözü görme yetisi kazandı. Sağ gözünün hasarı yüzünden saçlarını sağ gözünün üzerine atmasıyla, bazense güneş gözlüğüyle olan imajıyla akıllarda kaldı Bergen.

Halil Serbest iki aylık firardan sonra yakalanıp tutuklanarak İzmir Buca kapalı Cezaevine konuldu. Bergen, tedavi sonrası Kibariye’yi meşhur eden ‘Kim bilir?’ şarkısının bestecisi Cengiz Özşeker tarafından ikna edilip Özşeker’in sahibi olduğu İzmir Pırlanta Pavyon’da 1985 yılına kadar sahneye çıktı.

Acıların kadını...

1985 yılında plak yapımcısı Yaşar Kekeva’nın daveti ile İstanbul’a giderek ‘İnsan Severse’ adlı longplay’i çıkardı. Daha sonra 1986 yılının sonlarına doğru yaptığı ‘Acıların Kadını’ ile şöhrete kavuştu. Albümün çok beğenilmesiyle plak şirketi tarafından Nisan 1987’de ‘1986 yılı Albümü En Çok Satan Arabesk Kadın Sanatçı’ unvanıyla Altın Plak ve Altın Kaset ile ödüllendirildi.

Şarkılarıyla halk tarafından çok beğenilen Bergen, 1987 yılında konser için gittiği Adana’da uğradığı bıçaklı saldırıdan son anda kurtuldu. Bir dönem sahneye de çıkmayı bıraktı. Nisan 1989’da kocasından da resmen boşandı. Haziran 1989’da sahnelere tekrar çıkmaya başladı. Bu arada ‘Yıllar Affetmez’ adlı albümünü yaptı. Albümün tanıtım turnelerinde Adana Pozantı’dayken 14 Ağustos 1989 tarihinde boşandığı eşi Halis Serbest tarafından kurşunlanarak 30 yaşında öldürüldü. Memleketi Mersin’e gömüldü.

Halis Serbest ise 12 Mart 1992 tarihinde çıkarıldığı mahkemede 1 yıl 3 ay hüküm giymesine rağmen zaman aşımı, Almanya’da mahkûmiyet süresi gibi “hafifletici sebeplerle” 7 aylık bir mahkûmiyetle serbest bırakıldı. Acılarla dolu bir hayat yaşayan ve erken yaşta yaşam hakkı elinden alınan Bergen, günümüzde çok farklı bir yerde duran ve birçok insan tarafından sahiplenilen bir isim olarak varlığını sürdürmeye devam ediyor.

Bu makaleye ifade bırak