Charles Bukowski: 'Amerika'nın en iyi şairi'

Dünya edebiyatına binlerce şiir, yüzlerce kısa hikâye ve altı roman kazandıran Charles Bukowski unutulmaz bir isim. Gelin Charles Bukowski'nin serkeş edebiyatına ve kişiliğine Molatik olalım...

 

Charles Bukowski: 'Amerika'nın en iyi şairi'

Babasıyla problemleri vardı


Charkes Bukowski 16 Ağustos 1920 tarihinde Almanya'da dünyaya geldi. Annesi bir Alman, babası ise Polonya kökenli bir Amerikalıydı. Charles Bukowski henüz daha iki yaşındayken ailesi Los Angeles'a taşındı. Charles Bukoswki'nin romanlarında ifade ettiğine göre babası sürekli olarak işsizdi ve Bukowski'yi sürekli olarak döverdi. Babasıyla olan bu geçmişinden dolayı aldığı tavır, topluma karşı aldığı tavrın filizlenmesine de neden oldu. Daha sonra Charles Bukowski Los Angeles Üniversitesi'ne gitti ama iki yıl sonra okulu bıraktı. Çok küçük yaşta da alkolle tanıştı Charles Bukowski.

 

 

10 yıl boyunca yazmadı...


Babasıyla olan problemi okul yıllarında da bitmedi. Charles Bukowski okul yıllarında eline geçen her şeyi okuyor ve hikâyeler yazıyordu. Birgün babası hikâyelerinden bazılarını buldu ve tüm eşyalarını, yazılarını yok etti. O günden sonra da evi terk etmişti Bukoswski. 24 yaşında 'Aftermath of Lenghty Rejection Slip' adlı kısa hikâyesi bir dergide basılınca kariyerinin dönüm noktasına girdi. Böyle böyle yazarlık kariyeri yükselişe geçerken basım sürecinde yaşadığı bir hayal kırıklığı, onu yazmaya küstürdü ve 10 yıl boyunca hiçbir şey yazmadı. 10 yıl boyunca da Amerika'nın dört bir yanını dolaştı, tuhaf işlerde çalıştı Bukowski. Ta ki 1955'te ülser yüzünden hastaneye kaldırılıncaya dek. Ölümden döndü ve hastaneden çıktıktan sonra şiir yazmaya başladı. 1957'de kendisi gibi yazar ve şair olan Barbara Frye'la evlendi ama evlilikleri çok uzun sürmeden boşandılar. Boşanmalarının ardından Bukowski yine alkole ve şiire düşmüştü. 

 

 

"Denemeyin..."


Bir süre sonra yazar tekrardan postanedeki eski işine geri döndü. Daha sonra yayınevinden aldığı bir teklif üzerine yazarlığa tekrardan başladı. Ya yazar olup açlıktan sürünecekti ya da postacı olarak kalmayı tercih edecekti. Ama Charles Bukowkski yazar olmayı seçti. Bir ay içinde de 'Post Office'i bitirdi. Bu süreç içinde farklı kadınlarla birlikteliği oldu ve evlendi. Charles Bukowski'nin yapıtlarını eleştirmenler, erkeklerin fantezilerinin bir tasviri olduğunu düşündüler. Çünkü eserlerinde sorumsuz, özgür ve serseriydi. Fakat Jean Ganet ve Jean Poul Sartre gibi isimler Bukowskiyi, 'Amerika'nın en iyi şairi' olarak tasvir ettiler. 

Charles Bukowski 9 Mart 1994'te Kalifornia'da lösemiden öldü. Mezar taşında da "Denemeyin" yazıyordu. Bu "Denemeyin" ifadesi, "Eğer tüm zamanınızı deneyerek harcıyorsanız, tek yaptığınız denemektir. Bu yüzden denemeyin, sadece yapın" anlamını taşıyordu.

 

Fazilet.Senol@milliyet.com.tr

twitter.com/SenolFazilet

 

Bu makaleye ifade bırak