Hande Erçel, Kerimcan Durmaz'ın 'bazlama' lafını affeder mi?

Geçtiğimiz günlerde annesini kaybeden Hande Erçel çok zor günlerden geçiyor. Bu ölüm, sadece hayranlarını değil hepimizi üzdü. Ve konu, kısa bir zamanda tekrar Kerimcan Durmaz olayına geldi...

Hande Erçel, Kerimcan Durmaz'ın 'bazlama' lafını affeder mi?

'Bazlama' lafı tekrar gündemde

Biliyorsunuz, Kerimcan Durmaz, birkaç ay önce Hande Erçel ile ilgili seviyesiz bir laf etti. Sosyal medya hesabından Erçel'i kastederek 'bazlama surat' diyen Durmaz, eleştiri yağmuruna tutuldu, büyük tepki çekti. Hande Erçel'in bir süredir yaşam savaşı veren annesi Aylin Erçel'i kaybetmesinden hemen sonra da bu 'bazlama' lafı tekrar gündeme geldi.  

 

 

"Vicdanın rahat mı şimdi?"

Pek çok kişi Kerimcan Durmaz'a "Vicdanın rahat mı şimdi?" diye isyan etti. Tepkisini dile getirenler arasında gazeteci ve televizyoncu Gülşen Yüksel Salt da var. Gazeteci, "Şimdi bu kızın canını acıtmak için dalga geçenler, demediğini bırakmayanların içi rahat mı merak ediyorum. Hastane odasında yaşam mücadelesi veren bir anneyi kızıyla yaralamaya çalışanların vicdanı rahat mı? O anne hastalığını yenmeye çalışırken diğer yandan da kızına kalkan olmaya çalıştı" yorumunu yaptı.

 

 

Cevabı tatmin edici değil

Gülşen Yüksel Salt'ın isyanından sonra sosyal medyada Kerimcan Durmaz aleyhinde öyle çok söz edildi ki, o da mecburen açıklama yapmak zorunda kaldı. Geçmişte Erçel için "Gerçekten kusacağım artık bu bazlamadan" diyen Kerimcan Durmaz, önce başsağlığı diledi, ardından annesinin hasta olduğunu bilmediğini söyledi. Tatmin edici bir cevap mı bu? Bence hayır. Kerimcan o lafı uluorta, patavatsızca söyledikten hemen sonra annesinin hasta olduğunu öğrenseydi, "Pardon lafımı geri aldım" filan mı diyecekti?

 

 

Kızının üzülmesine tanıklık etti

İnsan vücudu üzerine dönen alayları, esprileri ne komik buluyorum ne de kabul edilebilir. Kendimi anne Aylin Erçel'in yerine koyduğumda içim parçalanıyor. Aylin Hanım, hayatının son aylarında kızı hakkında 'bazlama' yorumunu duydu. Bir kız çocuğu annesiydi o. Gencecik bir kızı vardı. Onun mutlu olmasını, takdir edilmesini istiyordu. Sonra çıktı, üstelik de yeteneği, popülerliği kimilerince şaibeli bulunan biri, kızı hakkında atıp tuttu. O hem bunları duydu, hem kızının üzülmesine ve böyle bir lafa kafayı takmasına tanıklık etti, hem de bir yandan yaşam savaşına devam etti.

 

 

Gerçekten affedebilir miydiniz?

Ve derken hayatını kaybetti... Şimdi kendinizi Hande Erçel'in yerine koyun. Siz olsanız Kerimcan Durmaz'ı affeder miydiniz? Ya da şöyle sorayım: Gerçekten affedebilir miydiniz? Ben olsam Kerimcan Durmaz'la aynı cümlede, aynı yazıda dahi anılmak istemezdim. Hande daha 25 yaşında. Önünde kocaman bir gelecek var. Oyunculuk yeteneğini şahsen yeterli bulmasam da, iyi bir aktris olacağına dair umut beslemesem de, onun -tıpkı pek çok isme karşı beslediğim gibi- mesleğinde iyi olmasını, takdir edilmesini, alkışlarla yaşamasını diliyorum.

 

 

Kin tutmak çözüm değil

Hande Erçel'in yerinde olsam kin tutmam ama annem için başarılı olurum, annem için savaşmaya devam ederim, annem için her açıdan güçlü olurum. Kerimcan Durmaz istediği kadar günah çıkarabilir, eminim o da böyle bir pozisyona düşmek istemezdi. Düşüncesizliğinin kurbanı oldu diye düşünüyorum.

 

 

"Olaaay"larla nereye kadar?

İnsanlar elbette iki konuyu birbirine bağlayacak. Çünkü ortada 'hastalık' ve 'moral' meselesi var. Annesinin yaşadığı sıkıntıyı, Hande Erçel'den daha iyi kimse bilemez. Didaktik takılıyor gibi algılanmak istemem ama umarım Kerimcan Durmaz artık söylemlerinde daha düşünceli davranır. "Olaaay"larla bir yere kadar. Kerimcan Durmaz gibi 'sivri' bir karakterin çok daha anlaşılır olma çabası içinde olması gerekmez mi? Yanlış anlamalara mahal vermeyecek davranışlar sergilemesi gerekmez mi? Onu ayıplamak kolay. Yine de iyi düşünelim. Çok acı bir konu ama umarım gerekli dersleri çıkartmayı başarır ve bundan sonra kendini daha iyi ifade eder.

 

twitter.com/mayksisman
instagram.com/mayksisman
youtube.com/mayksisman
can.sisman@milliyet.com.tr

 

Bu makaleye ifade bırak