Hatt-ı hümâyun nedir?

Osmanlı tarihinde sıklıkla karşılaştığımız bir kelime vardır; hatt-ı hümâyun. Tarihin en önemli vesikalarından birisi olan hatt-ı hümâyun’a bizler de Molatik olduk. Hatt-ı hümâyun nedir?

Hatt-ı hümâyun nedir?

Hatt-ı hümâyun nedir?

 

Hatt-ı hümâyun, (Osmanlı Türkçesi: خط همايون), Osmanlı padişahlarının önemli konularda bizzat yazdıkları ya da notlar düştükleri fermanlara verilen addır.

Osmanlı devlet düzeni içinde en önemli yazılı buyruklar olan hattı hümayunlar, Osmanlı sülalesinin simgesi olan al renkli keseler içinde taşınır, üç kez öpülüp başa götürüldükten sonra açılarak okunurdu. Bu fermanlar, Padişah tarafından şahsen yazılıyordu, ancak bir saray katibi tarafından da kopyalanıyordu. Genellikle padişaha, sadrazam veya Osmanlı hükümetinin bir başka memuru tarafından verilen bir belgeye yanıt olarak yazılmışlardır. Bu nedenle, bir dilekçe mektubunun onaylanması veya reddi, bir raporun onaylanması, bir talep için izin verilmesi, bir kararname ile ilgili açıklama veya diğer hükûmet belgelerine cevap verilmiş olabilir. Hatt-ı hümayunlar varolan bir belgeye yanıt olarak değil, sıfırdan da oluşturulabilir. Osmanlı İmparatorluğunu modernize etmeyi amaçlayan Tanzimat reformundan (1839) sonra rutin türden hatt-ı hümayunlar yerine, padişah tarafından padişahın sözlü yanıtının belgeye kaydedildiği irâde-i seniyye uygulaması yerini almıştır.

İstanbul'daki Osmanlı arşivlerinde yaklaşık 100.000 hatt-ı hümayun var. En bilindik hatt-ı hümayunlar arasında Tanzimat Fermanı (1839) ve Islahat Fermanı (1856) yer alır. "Hatt-ı hümayun" terimi bazen de edebî anlamda, yani bir Osmanlı Sultanı tarafından yazılan bir belge anlamına gelebilir.

Bu makaleye ifade bırak