'Kırmızı Oda'da Kumru ne kadar güçlü olduğunu kanıtladı

'Kırmızı Oda'nın yeni bölümünde Kumru, Nazlı ve Sadi'nin hikâyelerini dinledik. Sadi, üvey annesiyle yaşadığı günleri anlatırken Nazlı da Recai ile ilişkisini gözden geçirmeye karar verdi. Evlendiği gün üvey babasıyla yüz yüze gelmek zorunda kalan Kumru ise ne kadar güçlü olduğunu bizlere kanıtladı...

'Kırmızı Oda'da Kumru ne kadar güçlü olduğunu kanıtladı

"Ölüm uykusuna mı yattın be kadın!"

'Kırmızı Oda'da bu hafta Kumru'yu dinledik ilk önce. Babaannesi hastalığından ötürü Kumru'nun evlenmesini istiyor. Ama onun çok büyük bir korkusu var, o da gerdek gecesinde başına gelen olayın ortaya çıkma ihtimali. Hatta bu korkuyu babaannesine çıtlatmak istiyor ama olmuyor. Derken düğün günü geliyor ve kapıda annesi ve üvey babası. Bekaret kuşağını bağlamak üvey babasına düşüyor. Düşünebiliyor musunuz Kumru'nun yaşadıklarını... O sahne kanımın çekilmesine sebep oldu. Ne kadar korkunç bir adaletsizlik... Bir yandan anesini de suçluyor. "Ölüm uykusuna mı yattın be kadın, her gece kocan yanından giderken neden sesini çıkarmadın?" diyerek yıllardır içinde kalan öfkesini saçıyor ortalığa... Doktor Hanım çok haklı, Kumru çok güçlü bir kadın. Birçok kişinin yaptığı hatayı yapıyor ve yıllarca acısını içinde tutuyor. Halbuki kurtulmalıydı tüm bu acılardan. Negatifliğe iten her durumu içimizden dışarıya taşırmamız gerekiyor çünkü. Biz farkında olmadan yaşadığımız acılar çok daha derin sıkıntılara yol açıyor çünkü...

 

 

Bu kez cool davranıyor

Sonra Nazlı'yı izliyoruz. Bu seansta Nazlı, neden Recai'yi seçtiğini Doktor Hanım'la birlikte keşfediyorlar. "Nasılsa bırakmaz beni" diye Recai'yi seçtiğini fark ediyor. Bir önceki sevgilisi Haluk gibi ya da annesini terk eden babası gibi birini değil onu asla bırakmayacak birini yani Recai'yi seçiyor. Ama roller değişiyor. Nazlı terk edilme korkusu yüzünden Recai'yi sıkboğaz ediyor. Recai ise hayata karşı öfkesini Nazlı'dan çıkartıyor. Nazlı aslında zeki ve akıllı bir kadın. Ama ilişkiler onun hassas noktası, hatayı oradan yapıyor. Seans bitiminde öz eleştirisini yapmaya başlıyor ve Recai'ye karşı daha cool bir şekilde davranarak kendine güzel bir iyilik yapıyor. Recai de bakakalıyor tabii.

 

 

Erkan Petekkaya döktürüyor

Ve Sadi... Bir önceki bölümde kafasına silah çekilmişti Sadi'nin. Ölümle burun buruna gelmişti. Hem o zor durumdan odaya dalan arkadaşı sayesinde kurtuluyor hem de panik atak durumunda ne yapması gerektiğinin pratiğini yapıyor. Ve başlıyor kaldığı yerden anlatmaya. Annesini öldüren babası cezaevine giriyor, sahipsiz kalıyor. Babasının nikahlı eşi yani üvey annesinin evine gidiyor mecburen. Evde babaannesi de var. Engelli üvey kardeşi ona hep sıcak bakıyor, onunla iyi anlaşıyor. Ama üvey annesi onu sofraya bir kez olsun oturtmuyor. İçinde babasına karşı büyük bir öfke var. Hatırladıkça sinirleniyor. Üvey annesine yıllar sonra hak veriyor bir yandan. Garip bir olgunluğu var Sadi'nin. Deli yanı da var aklı başında tarafı da. Erkan Petekkaya döktürüyor gerçekten. Ona antipatiniz varsa bile Sadi'ye bir şans verin derim ben. Bakalım üvey annesinin evinde daha neler yaşadı Sadi...
 

 

twitter.com/mayksisman
instagram.com/mayksisman
youtube.com/mayksisman
can.sisman@milliyet.com.tr

 

Bu makaleye ifade bırak