'Kırmızı Oda'da Vahit Bey'in hastalığı genetik mi?

'Kırmızı Oda'nın 33. bölümünde bizler sırasıyla Nihal Hanım'ı, Zafer Bey'i, Delikanlı Sadi'yi ve  Vahit Bey'i dinledik. Nihal Hanım, Zafer Bey'le nasıl evlendiğini; Zafer Bey, başka birine âşık olduğunu; Delikanlı Sadi, Emre/Cemre'nin ölümünden sonra neler yaptığını, Vahit Bey ise aldığı aşırı kararlarını anlattı. Birçok şeyin üzerinde durabilceğimiz bu bölümde Vahit Bey'in babasının da aynı hastalığı yaşadığına tanık olduk gibi. Vahit Bey'in babasının hastalığı genetik mi?

'Kırmızı Oda'da Vahit Bey'in hastalığı genetik mi?

Peri masalı gibi anlatıyor


Bizler 'Kırmızı Oda'da ilk olarak Nihal Hanım'ı dinledik. Nihal Hanım, Zafer Bey'e nasıl âşık olduğunu ve evlenmek istediğini anlattı. Anlaşılan o ki görür görmez âşık olmuş Zafer Bey'e. Nihal Hanım'ı dinleseniz her şey gerçekten bir peri masalından çıktı zannedersiniz. Kendini bir peri masalı içinde olduğuna inandırmış çünkü. Kaçış noktası olarak görüyor bu peri masalı hikâyesini. Âşık olmalar, heyecanlar, tatlı telaşlar... Fakat görülen  o ki her şey bir peri masalı gibi değil. Zafer Bey oldukça net Nihal Hanım'a. Nihal Hanım her şeyin farkında ama hiçbir şeyin farkında değilmiş gibi davranıyor. Doktor Hanım'a da evliliğiyle ilgili her şeyin sadece güzel yanından bahsediyor. Henüz daha canını yakan, hayatının karanlık noktalarını göstermedi. Bakalım, Nihal'in ağzından ne zaman zorla laf almayacağız merakla bekliyorum.   

 

 

Başka bir kadına âşık


Nihal Hanım'ın hemen ardından da Zafer Bey'i dinledik. Zafer Bey, Nihal Hanım gibi tozpembe şeyler anlatmadı. Zafer Bey'in ifadelerine göre Zafer Bey, Nihal Hanım'la hiç severek evlenmemiş. Hatta evlilik teklifi ettiği gün bile Nihal Hanım'a başka bir kadına âşık olduğunu söylemiş. Fakat Nihal Hanım bu kısımları Doktor Hanım'a hiç anlatmamıştı. Zafer Bey, Almanya'da okurken Alman dansçı bir kıza âşık oluyor. Hatta evlenme teklifi ediyor. Fakat babası 'soylu aile'lerine yakıştıramıyor bu Alman dansçı kızı. Daha sonrasında Zafer Bey rest çekemiyor babasına ve sırf ailesiyle bağını koparmamak için Nihal'le evleniyor. Evlilik teklifi başta olmak üzere evliliklerin ilk gününde de Nihal'e "Seni onun gibi sever miyim?" bilmem diyor. Hâlâ da o Alman kadına âşık. Anlayacağınız o ki Zafer Bey çok net ve her şeyin çok farkında. Mutsuzluğunun altında da Vahit Bey yatıyor gibi. Bakalım Zafer Bey'in hikâyesi nasıl devam edecek...

 


Hamdi Baba'ya gidiyorlar


'Kırmızı Oda'da üçüncü olarak da Delikanlı Sadi'yi dinliyoruz. Emre/Cemre'nin ölümünden sonra neşelerini kaybettiklerini anlatıyor Sadi. Hatta Emre/Cemre'den sonra Miço çok ağır hastalanmış mecbur Miço'nun annesinin yanına gitmiş Delikanlı Sadi. Annesinden yardım istedikten sonra da hastaneye yatırmışlar Miço'yu. Miço'nun da Emre/Cemre gibi olmasından korkmuş Sadi. Tabii bunları anlatırken bir türlü Miço'nun annesinin, Miço'yu kabullenemeyişini anlayamıyor. Hep bu nokta da: "Bir anne nasıl olur da çocuğunu sokağa atar?" 

Bütün bu olanlardan sonra Abdullah'tan intikam almak istiyorlar. Abdullah'tan intikam almanın esas yolunun da Hamdi Baba'dan geçtiğini anlıyorlar. Duyulana göre bu Hamdi Baba çok acımasız bir adammış. Ama el mecbur Abdullah'ı, Hamdi Baba'ya söylüyorlar. Böylelikle intikamlarını da alıyorlar çünkü Hamdi Baba, Abdullah'ı sabah akşam çocuklar için çalıştırmış. Söylenilen kadar da korkutucu bir adam değilmiş Hamdi Baba. Çocuklara iş öğretip onları meslek sahibi yapıyormuş. Hatta anlaşılan o ki Hamdi Baba, Delikanlı Sadi'nin kayınpederi de olabilir. Bilmiyoruz. Sadi bu hafta bize keyifli şeyler anlattı. Acaba Hamdi Baba'dan sonra hayatı ne yöne doğru evrildi? Gelecek bölümlerde öğreneceğiz...

 

 

Babası da aynı hastalıktan muzdarip


Bizler 'Kırmızı Oda'da son olarak Vahit Bey'i dinledik. Vahit Bey yine bütün ihtişamı ve korkutuculuğuyla girdi 'Kırmızı Oda'ya. Bol bol aldığı aşırı kararları dinledik. Ve enerjisinin yüksekteyken nasıl en yüksekte olduğunu, dipteyken nasıl dipte olduğunu da. Bir çiçeğin yalnızca bir türünden 2000 tane sipariş vermek, oteli satmak, çalışanlarına mantık çerçevesi içinde davranmamak gibi şeyleri anlattıktan sonra Manolya Hanım, Vahit Bey'e 'Bipolar' teşhisi koydu. Bu hastalığın teşhisinden sonra biz anladık ki aynı hastalık Vahit Bey'in babasında da varmış. Yapılan bir flasback'te babasının kendi canına kıymaya çalıştığını da görüyoruz. Hatta ne kadar babası gibi olmak istemese de kendinin aynı babası olduğunu söylemişti. Vahit Bey'in ifadelerine göre babası da çok sert bir adammış ve hem kendisine hem de annesine çok çektirmiş. Ama annesi babasından hiçbir zaman vazgeçmemiş. Tabii biz bunları hep flasback'ler sayesinde görüyoruz. Vahit Bey'in Doktor Hanım'a  anlattığı pek bir şey yok. Ama bir sonraki seansın böyle olmayacağını Doktor Hanım kendi kendine söylemişti. Bakalım, Vahit Bey o kapalı kutuyu açabilecek mi? Merakla bekliyoruz...  


Fazilet.Senol@milliyet.com.tr
twitter.com/SenolFazilet
instagram.com/SenolFazilet

 

Bu makaleye ifade bırak