Neden bu kadar stresliyiz?

Yaşamın içinde her şey varken birçok insan içinden, üzüntüyü, stresi, kaygıyı, korkuyu ve bunalımı seçerek yaşıyor sanki. Zaten yeterince her şey aynı gitmiyor mu hayatta? Sabah kalk, işe git, çalış-çalış-çalış, eve gel, yemek ye, tv izle, yat aralarda da telefonla uğraş sonra yine sabah kalk… Farkında olmadan robotlaşırken arada nefes almayı unutuyoruz. Bu da bizi daha gergin, sinirli bir insan haline getiriyor...

Neden bu kadar stresliyiz?

Her şey yolunda olmak zorunda değil

Bir an için düşünün 'sıradan bir günü nasıl farklılaştırabilirim' diye. Kimseyi umursamadan kimsenin hayatını merak etmeden bir gün olsa mesela… Sabah bir saat erken kalkmak bile bir farklılıktır yürüyüş için uygun bir zaman dilimi olabilir. Eleştirilere kulak asmadan ve kimseyi eleştirmeden geçireceğiniz bir gün bile kafanızı rahat ettirebilir size. Yorgunluğu bir kenara bırakıp akşam kendinize ısmarlayacağınız bir fincan kahve bile sizi mutlu edebilir. Her şey mükemmel olmak zorunda da değil ayrıca. Bırakın dağılsın eviniz, eşyalarınız, çalışma düzeniniz hatta kafanızın dağılmasına da izin verin. Arada iyi gelir…

 

 

Hayata farklı açıdan bakın

Her zaman kontrol sizde olmak zorunda değil. Arada sırada devreye otomatik pilotu sokun ve seyrin keyfine bakın. Hayatınızı farklı pencereden yalnızca seyredin. Bol bol empati kurmaya çalışın. En çok da eleştirdiğiniz ve varsa kınadığınız insanların yerine koyun kendinizi. Kendinizle çelişmekten korkmayın. Kendinizi dinleyin. Hayatın ara renklerini keşfedin. Meditasyon yapın. Çok bunaldığınızda gözlerinizi kapatın ve o an olmak istediğiniz yerde olun. Her şey maddiyat değildir örneğin hayal kurmak bedava :) İmkânlarınız dahilinde hiç bir şeyi ertelemeyin, hayat bu çünkü, sürprizlerle dolu… 

 

 

Kim ne demiş?

Eleştirmek ne kadar kolaydır değil mi? Bir de bol kepçeden yorumlar yapmak, kimse kendi hayatına bakmadan oturduğu yerden konuşur çünkü o da bedava. Oysaki herkes kendine önemli olmalı. Herkes kendi hayatını yaşamalı. Başkalarına kulak asmak tam bir delilik değil midir? Üstelik her kötü hastalığın başında stres geliyorken neden kendimize bunu yapıyoruz? Herkesin her konuda bir fikri vardır tüm bunları kâle almak zorunda değiliz. Fıkrası bile var bunun… Zaten herkes sadece kendini önemsemiş olsa tüm bu kötü düşünce ve enerjiler olmazdı. O yüzden şu robotlaşmaya doğru giden hayatlara bir dur dememiz lazım. Çünkü biz insanız. Kendisine değer vermeyen biri başkasına nasıl verebilir ki zaten? Bu şekilde çocuklarımıza da değer vermemiş oluyoruz sadece verdiğimizi sanıyoruz. Çocuklarımıza diyorum yani geleceğimize… Değer görmeden yetişen bir çocuk mutlu olamaz. Mutsuz büyür ve o da kimseye değer vermez ve böylelikle zincirleme mutsuz bir gelecek inşa etmiş oluruz. O yüzden geleceği değersizleştirmeden önce kendimize bir şans verelim ve nefes alıp vermeyi, basit bir kalp rutini olarak algılamaktan kaçınalım artık. Yeni güne farklılıklarla ve pozitiflikle başlamanız dileğimle...

 

 

Bu makaleye ifade bırak