Bosman Kuralları nedir? Jean-Marc Bosman kimdir?

Bir zamanlar futbolcu transferleri olaylı olurdu. Bir takımın kadrosuna kattığı ismi evvelsi gün başka takım ‘kaçırır’ kendi takımına katardı ya da sözleşmesi biten futbolcuya takım izin vermez, transfer olmasını engeller, futbol hayatını neredeyse bitirirdi. İşte tam o günlerde bir isim ortaya çıktı ve futbol tarihini kökünden etkiledi. Peki, Jean-Marc Bosman ismindeki bu adam nasıl etkilemişti futbolu? Jean-Marc Bosman kimdir? Bosman Kuralları nedir? Hepsi yazımızda.

Bosman Kuralları nedir? Jean-Marc Bosman kimdir?

Bosman Kuralları nedir?

Bosman kuralları ya da Bosman kararları, 1995 tarihli bir Avrupa Adalet Divanı kararıdır. Avrupa Birliği içinde işçilerin serbestçe dolaşımını ve iş birliği özgürlüğünü güvenceye alan kararlar özellikle Avrupa içinde futbol sektöründe büyük değişiklikler yaşanmasına neden olmuştur. Bu kararlar uyarınca Avrupa Birliği üyesi ülkelerin ulusal liglerinde -transfer edilen oyuncunun Avrupa Birliği vatandaşı olması koşuluyla- yabancı oyuncu sınırlaması kaldırılmış, futbol oyuncularının anlaşma süreleri dolduğunda bonservis bedeli olmaksızın istedikleri kulübe geçmelerinin önü açılmıştır.

Bosman Kuralları’nın sonucu ne olmuştur?

Kararlarla birlikte futbol ve diğer tüm spor dalları birer ekonomik sektör olarak değerlendirilmiş ve sporcular işçilerin serbest dolaşımı ilkesi uyarınca işçi haklarına sahip olmuşlardır. Kararlar, adını Belçika'nın RFC Liège takımında forma giyen Jean-Marc Bosman adlı futbolcunun başka bir takıma transfer olmasının önünde engel olarak duran bonservis bedeli sorununu yargı makamlarına taşıyarak, giriştiği hukuk mücadelesini kazanmasından almaktadır.

Jean-Marc Bosman kimdir?

Jean-Marc Bosman (d. 30 Ekim 1964) Belçikalı eski futbolcudur. Ancak futbol kariyeri olarak olmasa da, kulübüne açtığı dava ile başta Avrupa futbolu olmak üzere, dünyada sporu en çok etkileyen kişilerin başında gelmektedir.

Bosman, Belçika’nın RFC Liège takımında oynarken kontratının sona erdiği sezonda kulübü ile görüşmelerde, kulübünün önceki sezona göre yüzde 60’a varan indirim yapması üzerine, Fransız ekibi Dunkerque ile anlaştı. Bunun üzerine Liège, 800.000 dolar yani yaklaşık 600.000 avro gibi yüksek bir sözleşme fesih bedeli belirledi ve bunun üzerine Dunkerque bu parayı ödeyemeyeceğini belirtip oyuncuyu kiralamak istedi ancak ona da Liège kulübü Dunkerque'nin maddi durumunun iyi olmadığını öne sürerek müsaade etmedi üstüne Bosman'ı da kadro dışı bırakarak idari ceza verdi. Bununla beraber indirimli olarak ödeyeceği maaştan da kurtulmuş oldu. Bu gelişmeler üzerine, Bosman ise futbol tarihini ve ekonomisini tamamen değiştiren davayı açtı.

Çok uzun yıllar süren mahkemeler sonucu tüm dünyada Bosman kuralları olarak bilinen kararlar verildi. Bu sonuçlar üzerine ilk olarak Avrupa Birliği'ne bağlı ülkelerdeki profesyonel futbolcular serbest dolaşım hakkı ve kontrat bitiminde bonservis bedeli olmadan takımdan ayrılma hakkı aldı. Bu kararlar basketbol gibi diğer takım sporlarını da etkiledi.

Ancak uzun süren mahkemeler ve mücadele pek çok yıldız futbolcuyu olumlu olarak etkilerken, zaten çok göz önünde olmayan Bosman'ın futbol hayatının sonunu getirmiştir. 1990 yılında 26 yaşında iken davayı açmış, Avrupa Adalet Divanı’nın 15 Aralık 1995’te kararı açıkladığında 31 yaşında futbol hayatının sonuna gelmişti. Futbolu bıraktıktan sonra da hiçbir kulüp antrenörlük veya başka bir görev vermemiştir. Mahkeme sonucu kazandığı 780.000 avronun neredeyse tamamını mahkeme masraflarına ödemiştir.

Bosman davası sonucu alınan kararla, özellikle yabancı futbolculara verilen “serbest dolaşım” hakkı, futbolda devrim niteliğinde gelişmelere yol açtı. Futbolcuların sözleşmeleri bitiminde serbest kalmaları ve AB futbolcularının AB ülkelerindeki liglerde yabancı sınırlamasının dışına alınması gibi birçok yenilik Bosman’ın girişiminin ürünü oldu.

Bosman kararı, Avrupa’da liberal futbol devriminin de başlamasına neden oldu. Aslında, hızla endüstriyel süreç içine giren yeni futbol ekonomisinin, kapitalist üretim ilişkilerini bu sektörde de egemen kılmasından başka bir çıkar yolu da kalmamıştı. Çünkü, yeni pazar ekonomisi’nin serbest piyasa koşullarının dışında varlığını devam ettirebilmesi, küreselleşen futbol endüstrisinde, futbol işgücünün serbest dolaşımını zorunlu kılmaktaydı. Sermayenin uluslararası serbest dolaşımı ve kar transferi serbest iken, aynı şeyin futbol işgücünde sınırlandırılmış olması zaten düşünülemezdi. Nitekim de öyle oldu. İşte bu gelişme, futbol imparatorluğunun sınırlarının da genişlemesine etki eden en önemli faktör oldu.

Bu makaleye ifade bırak