EURO 2020'ye geri sayım: İki kritik maç

“Bir oluruz yolunda hadi bastır gönüller çoşsun. O kupalar sana helal al, gel de buralar bayram olsun…” 2002 Dünya Kupası yolculuğumuzda Megastar Tarkan’ın ağzından çıkmıştı bu dizeler. Böyle uğurlamıştık milli takımımızı. Üçüncülükle dönünce de coşkuyla kutlamıştık Taksim Meydanı’nda… Şimdi ise emin adımlarla ilerliyoruz EURO 2020’ye. Tarkan’dan bir şarkı daha neden olmasın?

EURO 2020'ye geri sayım: İki kritik maç

Nazarlık oldu

“Öyle sakin durduğumuza bakma, habersizce kopan fırtınalara benzeriz” der Megastar. Biz de hiç öyle sakin değiliz. Heyecanımız yüksek, istiyoruz çünkü Avrupa Şampiyonası’nı. Hem de tamamen bizim elimizde. 6 maç sonunda toplanan 15 puan. Tek yenilgi potansiyel rakip İzlanda deplasmanında. Nazarlık oldu dedik…

Eyfel’in önünde poz verelim

Evimizde Fransa’yı yenen bir milli takımımız var. Şimdi ise çok kritik bir dönemeçte. Önce Şükrü Saraçoğlu’nda Arnavutluk, daha sonra ise deplasmanda Fransa ile oynuyoruz. Açıkça söyleyelim Şenol Güneş’in de belirttiği gibi bizim için final niteliğindeki maç Arnavutluk mücadelesi. Cebimize koyalım 3 puanı, gidelim Fransa’ya; Oradan da 1 puan alırsak Eyfel’in önünde poz verelim. Yeter bize…

Dikkat!

Yalnız Arnavutlara dikkat etmemiz gerek. Son maçta İzlanda’yı içerde 4-2 yendiler. Bize büyük bir kıyak geçtiler ama aynısını bugün yapmazlar. Maç içinde birçok farklı sistemle oynayabiliyorlar. 3’lü savunmaya döndüğü anlar oluyor, değiştirip 4’lüye geçiş yapabiliyorlar. Hocaları Edoardo Reja bu kritik maç için farklı formasyonlar deneyecektir.

“Ah keşke Cengiz olsaydı”

Gelelim bize. Güzel bir jenerasyonumuz var. Aç ve istekliyiz. En önemlisi gerçekten oynamak istiyoruz. Cengiz gibi önemli bir sakatımız olmasına rağmen birçok mevkide oynayabilen isimlere de sahibiz. Şenol hoca, “Ah keşke Cengiz olsaydı” diyordur çünkü Vodafone Park’ta kilidi açmak için çok zorlandığımız Andorra maçında Cengiz’i çok aradık. Kilit açmak için anahtar gerekir. Cengiz de o becerisiyle bunu başarabiliyor ama tecrübeli teknik adam da elindeki en iyi kadroyu sahaya sürecektir bundan şüphem yok.

Burak-Cenk ikilisi

Maç öncesi basın toplantısında Burak-Cenk beraber oynar mı? Sorusuna, “Neden olmasın” cevabını vermişti Güneş. Görür müyüz, görebiliriz. Beşiktaş’ta ikisini bir arada oynattığı dönemler oldu, verim de aldı. Sonunda 3 yazsın da puan cetvelinde, isimlere takılmayalım…

Bir gözümüz de orada…

Biz bu maça odaklanırken kuzey’de de iki rakibimiz kozlarını paylaşıyor. İzlanda’nın evindeki konuğu Fransa. Beraberlik mükemmel sonuç, Fransa galibiyeti İzlanda’yı yanımızdan uzaklaştırmak demek. Bir gözümüz de o maçta…

Olası bir puan kaybında…

Pazartesi sendromunun üzerine bir de Fransa maçı eklendi. 14 Ekim saat 21.45’te son Dünya Şampiyonu’na konuk oluyoruz. Kadıköy’de Arnavutluk’u yenersek rahat bir maç bizi bekliyor olacak ama olası bir puan kaybında cehenneme dönüşebilir maç. Konya’daki mağlubiyetin rövanşına çıkıyoruz çünkü. Ne kadar Mbappe, Lloris gibi önemli yıldızlar olmasa da eksiklerini kapatacak ve bizi zorlayacak birçok isim mevcut. Saymak isterdim ama tadımız kaçmasın…

Gönül Fransa’dan 1 puanla dönmek ama bu hayatta her istediğimiz olmayabiliyor.

O yüzden Arnavutluk’u yenip Fransa’ya başımız dik gitmeliyiz. O gücümüz var, yapabiliriz…

cbakir@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak