Zümrüdüanka Kuşu nedir? Zümrüdüanka Kuşu efsanesi

Zümrüdüanka Kuşu gerçek mi? Zümrüdüanka Kuşu özelliği nelerdir? Zümrüdüanka Kuşu masalı ve efsanesi nasıldır? İşte Zümrüdüanka Kuşu hakkında bilmeniz gereken bilgiler...

Zümrüdüanka Kuşu nedir? Zümrüdüanka Kuşu efsanesi

Zümrüdüanka Kuşu ya da Simurg İran mitolojisi ve edebiyatında geçen efsanevi ve yardımsever bir kuştur. Batı mitolojisindeki karşılığı Feniks, Mısır mitolojisindeki karşılığı Ateş Kuşu'dur. Zümrüdüanka Kuşu efsanesi İran sanatı ve edebiyatının tüm zaman dilimlerinde görülür ve ayrıca Gürcistan, Orta Çağ Ermenistan ve Bizans İmparatorluğu gibi medeniyetlerde de Zümrüdüanka Kuşu'na dair izler bulunur. Bunun sebebi, bu medeniyetlerin İran kültüründen etkilenmesidir.

Zümrüdüanka Kuşu (Simurg) özelliği

İran sanatında Zümrüdüanka Kuşu, kuşa benzeyen, fil ve balina taşıyabilecek kadar büyük kanatlı bir canlıdır. Tavus Kuşu'nı andırır, yüzü köpeğe benzer ve pençeleri aslanınki gibidir. Fakat bazı çizimlerde yüzünün insan figürüne benzediği de görülür. Zümrüdüanka Kuşu iyiliği temsil eder ve dişidir. Zümrüdüanka Kuşu genç olanları emzirir, dişler vardır, yılanlara karşı düşmanlık besler ve bol suyun olduğu yerlerde yaşar. Zümrüdüanka Kuşu'nun tüyleri bakır rengindedir ve bu sebeple köpek benzeri kuş olarak ortaya çıktığı düşünülür. Daha sonraları başı insan figürüne evrilmiştir.

Zümrüdüanka Kuşu'nun bir diğer adı olan Simurg'un -Si hecesi, Modern Farsça'da otuz (30) anlamına gelir. -Si ön eki, Zümrüdüanka Kuşu'nun adının kökeni ile tarihsel bir ilgisi olmamasına karşın otuz rakamının Zümrüdüanka Kuşu'nu simgeleyen bazı özelliklere burgu yapıldığı düşünülür; 30 kuş büyüklüğünde ve 30 renge sahip gibi. Bir başka görüşe göre Simurg adı, Pehlevi gibi etimolojisindeki Sin Murgh kelimesinden (Kartal Kuşu) ve Avestaca'daki Saeno Merego (Kartal) kelimesinden gelmektedir.

Mitolojik canavar anlatıları nasıl ortaya çıktı?

Zümrüdüanka Kuşu (Simurg) efsanesi ve masalı

Fars efsanelerine göre Zümrüdüanka Kuşu son derece yaşlıdır ve Dünya üzerinde yaşanan 3 tufana da tanıklık etmiştir. Zümrüdüanka Kuşu yaşamı boyunca çok şey öğrenmiş ve bu bilgileri tüm çağlara aktaran bir sembol olmuştur. Zümrüdüanka Kuşu Simurg, Batı mitolojisindeki karşılığı Feniks'e benzer şekilde 1700 yılda bir kendisini yakar ve küllerinden tekrar doğar.

Zümrüdüanka Kuşu'nun toprağı ve suyu arındırdığına ve böylece verimliliği artırdığına inanılır. Kuş yeryüzü ve gökyüzü arasındaki birliği temsil eder ve her iki taraf arasında bir tür elçi vazifesi görür. Zümrüdüanka Kuşu dünya denizinin ortasında yer alan Hayat Ağacı'nın üzerinde tüner. Hayat Ağacı çok kuvvetli bir ilaçtır ve şifalı olduğuna inanılır. Hayat Ağacı'nın tohumları ağacın üzerindedir ve Zümrüdüanka Kuşu ağaca konduğunda ağacın dalları ve yaprakları sallanır böylece tohumlar yere düşer. Bu tohumlar Vayu-Vata rüzgarları ve Tishtrya yağmurları ile dünyaya yayılır. 

Instagram.com/mehmetcankmrc
twitter.com/mehmetcankmrc
YouTube.com/mehmetcankomurcu

 

Bu makaleye ifade bırak