Geri Dön
EmlakDeprem riskine karşı "binaların uygun zemin koşulunda yapılması" çağrısı

Deprem riskine karşı "binaların uygun zemin koşulunda yapılması" çağrısı

 Merkez üssü Düzce olan 5 büyüklüğündeki depremin ardından uzmanlar, deprem riskine karşı "binaların uygun zemin koşulunda yapılması" çağrısında bulundu.

Deprem riskine karşı "binaların uygun zemin koşulunda yapılması" çağrısı

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Geomatik Mühendisliği Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, gazetecilere, dün Düzce'de yaşanan depremin diğer sarsıntılardan farklı olarak ayrı bir kolda, yukarıda, daha kısa kolda meydana gelmiş göründüğünü söyledi.

Daha büyük boyutta bir depremin olacağını tahmin etmediğini belirten Kutoğlu, "Küçük bir kolda ama tabii uzun zamandır Marmara Bölgesi'nde 1999'daki İzmit, Gölcük ve Düzce depremlerini takip eden Kuzey Anadolu Fayı'nın ana kolunda devamında beklenen deprem bugüne kadar gerçekleşmedi. Dolayısıyla bu boyuttaki depremler bize açıkçası beklemiş olduğumuz büyük deprem için, özellikle Marmara Denizi çevresindeki büyük deprem için uyarıcı niteliğinde, kendini hatırlatma niteliğinde bir durum." dedi.

Kutoğlu, bugüne kadar yapılanların gözden geçirilmesi gerektiğini vurgulayarak, şöyle devam etti:

"Bu ölçekteki depremleri aynı zamanda uyarıcı olması bakımından şans olarak da sayabiliriz. Biraz yapı tarzımıza dikkat etmemiz gerekiyor. Yatay mimari diyoruz ama zemine göre mimari diyelim biz ona. Çünkü yumuşak zeminlerde yüksek yapı yapmak doğru ve uygun değil. Kayalık zeminlerde yüksek yapılar daha uygun yapı tarzı. Buna dikkat etmemiz lazım. İnşaatçılar, inşaat mühendisleri, statikçiler, öyle diyeyim, depreme karşı bina tasarlarken simetrik binalar ister ancak bazen ekonomik nedenlerle, kaygılarla ortaya değişik tarzlarda parsele uygun beşgen, altıgen, farklı ve yamuk şekillerde bina şekilleri çıkıyor. Bunlar her ne kadar yeni beton standartlarına göre yapılsa da yine de yapı elemanları bakımından sıkıntı yaratabilecek binalar oluyor. Çıkma yapılan binalar yani parsele oturan kısım daha dar ama üst katlar daha geniş olan yapılar, bunlar deprem karşısında sıkıntılı yapılar, bunlara dikkat etmek gerekiyor. Bunlar simetrik yapılara göre depreme karşı daha zayıf olan binalar."

Bitişik nizam yapıların diğerlerine göre daha sıkıntılı olduğuna dikkati çeken Kutoğlu, bu yapılarda bir binanın kendi başına dayanıklılığının yeterli gelmediğini, diğerlerinin de ona uygun olması gerektiğini bildirdi.

 

ZEMİN KOŞULUNA UYGUN YAPI YAPILMALI

Karabük Üniversitesi Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Geoteknik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. İnan Keskin de AA muhabirine, Düzce'deki depremin ardından bölgede büyüklüğü 1,5'ten 4,3'e kadar değişen aralıkta artçı sarsıntılar meydana geldiğini söyledi.

Bu depremin bölgenin sismik aktivitesi anlamında kendilerini çok şaşırtmadığını belirten Keskin, "Depremlere çok fazla gebe olan bir bölge. 1900'den günümüze kadar bölgede 4'ün üzerinde 311 deprem oldu. Bu depremlerin en büyüğü 7,6 büyüklüğünde. Son 121 yılda 311 depremin meydana geldiği bir yerde 312 ya da 313'üncü depremin meydana gelmesi çok da şaşırtıcı bir durum değil." dedi.

Keskin, Türkiye'nin bir deprem bölgesi olduğunu hatırlatarak, yüksek binalarda yaşamanın daha güvensiz olduğunun düşünüldüğünü ancak depremin iyi yapılmamış az katlı bir binayı da etkilediğini dile getirdi.

Sadece binaların kat sayısını azaltarak depremin ortaya çıkaracağı etkinin sonlandırılamayacağını vurgulayan Keskin, uygun zemin koşulunda uygun yapıyı inşa etmenin mühendislik anlamında sorunu ortadan kaldırmak olduğunu kaydetti.

Keskin, "Deprem öldürmez yapı öldürür." sözünü hatırlatarak, "Siz yapınızı olması gerektiği gibi iyi analiz edilmiş bir zemin ortamına yaparsanız çok fazla problem olmaz. Bu tarafta bilinçlenmemiz gerekiyor." diye konuştu.