Geri Dön
Monica Lewinsky'den yıllar sonra gelen Bill Clinton itirafı

Monica Lewinsky'den yıllar sonra gelen Bill Clinton itirafı

Monica Lewinsky ve Bill Clinton arasındaki skandal ilişki sadece ABD değil aynı zamanda tüm dünyanın da şoke olmasına neden olmuştu. Vanity Fair'in mart sayısında yer alan yazıda Monica Lewinsky ilginç şeyler paylaştı. Yıllar sonra gelen itiraflarda Monica Lewinsky, Bill Clinton'la yaşadıkları için özetle 'Pişmanım' dedi.

Mayk Şişman
Mayk Şişman

Guardian'da yer alan haberde, skandalın patlak vermesinden sonra zor günler geçirdiğini belirten Lewinsky, toplum tarafından dışlandığı için travma sonrası stres bozukluğu (PTSD) yaşadığını söyledi.

Geçmişe dönüp baktığında neredeyse her gün bu skandalın yaşanmasından ötürü pişman olduğunu söyleyen Lewinsky, "O dünyanın en güçlü adamıydı ben ise henüz iş hayatımın başında sadece bir Beyaz Saray stajyeriydim. O benim patronumdu ve kariyerinin zirvesindeydi. Aramızdaki yaş farkı 27'ydi. Gücünü kötüye kullandı. Pişmanım" dedi.

Monica Lewinskyden yıllar sonra gelen Bill Clinton itirafı

90'lar denilince...

Monica Lewinsky'nin yaşadıkları ya da hisleri sadece kendini bağlamıyor çünkü tüm dünyanın gözü önünde yaşanan ve bana sorarsanız 90'lar denilince akla gelen ilk şeylerden biriydi.

Dolayısıyla son dönemde taciz, skandal, aşk vs. gibi konularla alakalı olarak Weinstein ve #BenDe (#MeToo) hareketi derken bu konuları, bu tarz itirafları sıklıkla duymaya başladık.

Son dönemde yıllarca susan kimselerin bir 'gaz'la itiraf ya da herhangi bir küçük paylaşımda bulunması bana şunu düşünürdürtüyor:

Aslında ne kadar çok yaşıyor ve ne kadar çok susuyoruz.

Düşünün, her defasında konuştuğunuzu ve her defasında 12 Facebook post'u, 20 tweet, 30 Instagram fotoğrafı paylaştığınızı.

'Son dakika' etkisi

İnsanlar sizden bıkar, insanlar için yeterince büyük bir gizem öğesi haline dönüşmediğiniz için kimse sizi merak etmez.

Yıllarca dedikodu şeklinde dönen konular hakkında yıllar sonra gelen ufak bir demecin bile ne kadar "Son dakika!"lık etkisi var değil mi?

"Susmak lazım" ya da "Konuşmak lazım" demiyoruz; doğru yerde susmak, doğru yerde konuşmak gerekiyor.

Clinton hakkında konuşmayacaktı

Lewinsky yıllardır susmuş olabilir ama son dönemde '#MeToo' hareketi olmasaydı ve Hollywood'da cinsel taciz skandalı yaşanmasaydı kendi skandalı hakkında asla ve asla herhangi bir cümle kurmayacaktı.

O dönemde herkes onu merak ederken o açıklama yapsaydı yine dışlanacaktı belki ama kendini daha doğru ifade edebildiği için en azından PTSD gibi bir sıkıntı çekmeyecekti.

Demek ki Lewinsky kendini düşünmemiş, büyük bir merak konusu olmayı seçerek kendine yapabileceği en büyük kötülüğü yapmış.

Doğru zamanda susmak, doğru zamanda konuşmak gerçekten şart...

twitter.com/mayksisman
instagram.com/mayksisman
youtube.com/mayksisman
can.sisman@milliyet.com.tr

Benzer İçerikler