Tayland, İsviçre ve Güney Afrikalıların zayıflama sırları

Çok basit gibi görünse de kilo vermek oldukça zor. Bu kadar dünya nimeti varken iradeyi sağlamlaştırarak fit görünme çabası takdire şayan bir davranış. Dünyada yaklaşık 195 egemen ülke var. Her birinin de kendine ait kültürü var dersek tam bir cennet diyebiliriz. Bitki örtüsü, tarihi geçmiş, hava durumu, sosyoekonomik yapı, psikolojik durumlar ve demografik yapı zayıflama stillerine de etki ediyor...

Tayland, İsviçre ve Güney Afrikalıların zayıflama sırları

Bol baharatlı yemeklerin merkezlerinden biri Tayland’da yaşayan kişilerin metabolizma hızları yüksek oluyor. Çünkü doğanın mucizesi olan baharatların en önemli özelliği metabolizma hızında ciddi artışlara neden olması. Ayrıca bir yemekte ya da atıştırmalıkta baharat var ise o yiyeceği hızlı tüketemiyoruz. Baharatlı yiyecekleri daha yavaş tüketiyoruz. Böylece ağır yediğimiz için beynimize doyma hissinin daha çabuk ulaşmasını sağlıyor. Ayrıca birçok baharatta bağırsakları çalıştırıyor. Pulbiber ile zayıflayanları da gördük.

 

 

Kurkumin, zerdeçal ve köri

Bilimsel kanıtlara dayandırılan köri ise tam bir zayıflama iksiri olduğu biliniyor. Malezyalıların yemeklerinde en fazla tercih ettikleri baharatların başında köri geliyor. Körilerde önemli bir bileşen olan bu baharat Malezya ormanlarında yabani olarak yetişir. Başlıca bileşenlerinden biri, yağ yakabilen kurkumin maddesidir. Bu madde de bizi zerdeçala yöneltiyor. Araştırmacılar, bileşenin yağ dokusunun büyümesini baskıladığını ve yağ yakımını arttırdığını düşünüyor. Ama baharatlar faydalı olabildiği kadar zehirli ve sağlık bozucu etkilerde yaratabiliyor. Neyi ve hangi miktarda tüketebileceğinizi mutlaka bir hekime danışmanız gerekiyor. Arkadaş tavsiyesi ile kullanamazsınız.

 

 

İsviçreli bilim insanları diyor ki…

İsviçreli bir bilim insanı her konuda karşımıza çıkabiliyor. Şimdi de İsviçreli beslenme uzmanı ve doktor Maximilian Bircher-Benner, müsliyi icat etmiş kişi olarak alkışlıyoruz.1900'lü yılların başında müsliyi icat eden doktor Zürih'teki özel kliniğinde hastalar için hazırladığı karışıma 'elmalı perhiz yemeği' anlamına gelen bu lapa yemeği yani müsliyi yedirmiş. Ama şunu bilmesiniz ki orijinal müsli diye bir şey var. O bizim şeker ya da değişik meyve ya da şeker ihtiva edenler maalesef orijinal değil. Eğer gerçekten sağlık arıyor ya da zayıflamak istiyorsanız diyetinde müsli kullananlar dikkatli olmalı. Bircher-Benner'in tedavi için yazdığı orijinal musli taze elma, kuru yulaf ezmesi, limon suyuyla karıştırılmış süt, badem ve fındık ihtiva ediyor. Çikolata, şekerli kuru meyve ya da yağlı kuruyemiş yok.

 

 

Şekere ihtiyaç duymuyorlar

Biraz rooibos çayı yudumlayın. Ülke genelinde zevkle içilen rooibos çayı, yeşil çaydan daha sağlam ve doğal olarak tatlı olduğu için şekere ihtiyaç duyurmuyor. Günlük Frappuccino'nuza bir fincan rooibos katmak binlerce kaloriyi almanızı engelliyor. Starbucks lezzetlerinde rooibos bulacağınıza eminim. Hekimlerin bazıları ise çay içme kültürleri olan milletler genellikle daha düşük obezite oranlarına sahip oluyor. Tabii çayın yanında dumanı tüten damla çikolatalı minik kurabiyeler olmadığında!

 

 

Macarların ünlü salatalık turşusu

Kornişoncu Macarlar ise tam bir turşu tutkunu. Araştırmacılara göre turşunun içerdiği asit, asetik asit olduğu için kan şekerini daha iyi dengeliyor ve daha geç acıktırıyor. Bu durumda tüketilen besin miktarı azalıyor. Probiyotik olan tuşu bağırsaklara da iyi geliyor. Macarlar sadece salatalık değil biber, lahana ve domates turşusu gibi şeyleri de seviyor. Sirke ve limon nedeniyle belki de fit oluyorlar. Tuzu da oldukça az tüketiyorlar.

 

 

Bu makaleye ifade bırak