Nişasta bazlı şeker normal şekerden daha çok mu zararlı?

Son günlerde, bilinen bir gerçek gümbür gümbür tekrar gündeme geldi: Nişasta Bazlı Şeker! Peki nişasta bazlı şekerin normal şekerden farkı ne? Nişasta bazlı şeker ne gibi sağlık sorunlarına sebep oluyor? Her şeyden de önemlisi hangi tür olursa olsun şekerin faydasından çok zararı mı var?

Nişasta bazlı şeker normal şekerden daha çok mu zararlı?

Aslına bakılırsa birçok bitki bünyesinde şeker taşır. Fakat bizim toz, küp ya da endüstriyel olarak tüketebildiğimiz şeker yalnızca şeker kamışı ve şeker pancarından elde edilir.

Şeker kamışı tropikal iklimlerde yetişebilen bir bitki olduğu için ülkemizde tarımının yapılması mümkün değil. Türkiye'de şekerin hammaddesi iklim koşullarının uygun oluşu sebebiyle şeker pancarıdır.

Türkiye'de şeker üretimi ne zaman başladı?

Türkiye topraklarında şeker üretimi ile ilgili ilk denemeler Osmanlı İmparatorluğu zamanında başladı. Fakat ilk şeker fabrikası 15 Haziran 1926'da İstanbul ve Trakya Şeker Fabrikaları T.A.Ş olarak cumhuriyet döneminde kuruldu. 17 Aralık 1926'da Uşak'ta bir başka şeker fabrikası da kapılarını açtı. Şekerin üretildiği ilk fabrika ise 26 Kasım 1926 ile Apullu Şeker Fabrikası oldu. Bu fabrikalar ülkemizin şeker ihtiyacını karşılasa da artan nüfus gibi etmenler sebebiyle yeni iki şeker fabrikası hizmete girdi ve fabrikalar 1950'li yıllara kadar şeker ihtiyacını karşıladı. 1951 ve 1956 yıllarını kapsayan beş yıllık sanayi kalkınma planı çerçevesinde on bir yeni şeker fabrikası daha hizmete açıldı. Zaman içerisinde yeni şeker fabrikaları da açılarak şeker tüketimine artan talebe cevap verdi. 

Özelleştirilmesi planlanan 14 şeker fabrikası

Şu günlerde devletin elinde bulunan 14 şeker fabrikasının özelleştirilmesi gündemde. Özelleştirmenin sebebi olarak şeker fabrikalarının zarar etmesi gösteriliyor. Özelleştirmeye karşı çıkan taraflar da, bu durumun nişasta bazlı şeker kullanımında artışa sebep olabileceği kaygılarını dile getiriyor. Hükümet tarafı ise yüzde 10 olan nişasta bazlı şeker kotasını düşürme sinyalleri veriyor. Sağlık Bakanlığı da nişasta bazlı şeker kotasının indirilmesi gerekliliğine vurgu yapıyor.

Nişasta bazlı şeker nasıl üretiliyor ve hangi alanlarda kullanılıyor?

Peki bunca zararı olduğu söylenen ve hatta erkeklerde kısırlığa bile sebep olduğu açıklanan nişasta bazlı şeker aslında ne? Dünya çapında şekerin yüzde 75'lik kısmı şeker kamışından, yüzde 25'lik kısmı ise şeker pancarından elde ediliyor. Nişasta bazlı şekerler ise mısır, buğday ve patates gibi nişasta bazlı hammaddelerden bazı kimyasal yöntemlerle elde edilen ve genellikle glikoz, izoglikoz, fruktoz ve benzeri maddelerden oluşan şeker türü. 

Doğrudan tüketilmeyen nişasta bazlı şekerler, şekerli ürünler üreten firmalar tarafından bir çeşit girdi olarak kullanılıyor ve şekerli ve unlu ürünler, dondurma, helva, reçel, marmelat, alkollü ve alkolsüz içeceklerde bir tür tatlandırıcı olarak kullanılıyor.

Peki nişasta bazlı şeker ne gibi sağlık sorunlarına sebep oluyor?

Nişasta bazlı şekerler obezite, karaciğer yağlanması ve siroz, bağırsak florası ve mikrobiyatasında değişiklik, kolon, meme, ve pankreas kanseri ve erkeklerde kısırlık gibi sağlık sorunlarını tetikliyor.

Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu da yukarıda saydığım risklere dikkat çekerek nişasta bazlı olsun ya da olmasın şeker tüketiminin, günlük kalori miktarının yüzde 10'unu geçmemeli uyarısında bulunuyor. Özellikle genç yaştaki çocukların şeker tüketimi yerine sağlıklı beslenme yöntemini tercih etmesi gerekliliği vurgulanıyor. Çocuk yaşta aşırı şeker tüketimi gelecekte bitmek bilmeyen sağlık sorunlarına zemin hazırlıyor.

Başka ülkelerde nişasta bazlı şeker kotası oranı ne kadar?

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası tarafından yapılan basın açıklamasında Almanya'nın nişasta bazlı şeker üretim kotasının yüzde 2,5, Polonya'nın yüzde 3,9 olduğu vurgulanıyor ve Türkiye'deki yüzde 10 kotanın AB ülkelerine göre son derece yüksek olduğu konusuna dikkat çekiliyor.

Sağlık Bakanlığı nişasta bazlı şeker tüketiminin önüne geçmek için neler yapıyor?

Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu, şeker konusunda şu önerilerde bulunuyor:

- Her türlü şeker tüketiminin azaltılması için gerekli tüm tedbirlerin alınması sübvansiyonların gözden geçirilmesi, vergilendirme, bilgilendirme ve farkındalık girişimleri vb.)

- Halen %10 olan NBŞ kotasının (üretiminin) artırılmaması ve gıdalarda kullanımının sınırlandırılarak sıkı denetiminin sağlanması,

- Yiyecek ve içecek etiketleri üzerindeki şeker içeriğinin, elde ediliş kaynağı ve früktoz oranı belirtilmek suretiyle Türk Gıda Kodeksi şeker tebliğine uygun şekilde  “şeker”, “glikoz şurubu”, “yüksek früktozmısır  şurubu”, “invert şeker” vb şeklinde açık olarak yazılmasının sağlanması,

- Sağlıklı beslenmenin teşvik edilmesi çalışmaları kapsamında; endüstri tarafından reformülasyon yapılarak, yüksek fruktozlu mısır şurubu kullanım miktarının asgari düzeye indirilmesine destek olunması,

- Toplumumuzda şeker tüketiminin azaltılması için tüketicinin bilgilendirilmesi, tüm topluma bebeklik ve çocukluk çağından itibaren sağlıklı beslenme kültürünün tesis edilmesi konusunda dengeli beslenme politikaların geliştirilmesi,

- Sağlık Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde ilgili tüm sektörlerle ve kamu kuruluşlarıyla işbirliğinin sağlanması gerekmektedir.

Normal şeker nişasta bazlı şekere göre daha mı sağlıklı?

Nişasta bazlı olsun ya da olmasın şeker dostumuz ya da sağlımız için vazgeçilmez bir tüketim ürünü değil. Günlük ideal şeker tüketiminin üzerinde tüketilen miktar, sağlık sorunlarına zemin hazırlayan boş ve zararlı tüketimden başka bir şey değil. Keyif veren bir tüketim ürünü olsa da şeker tüketiminizi sağlınızdan keyif almanız adına azaltmanızda büyük fayda var.

Instagram.com/mehmetcankmrc
twitter.com/mehmetcankmrc
YouTube.com/mehmetcankomurcu 

Bu makaleye ifade bırak