Ölmekte olan birine nasıl kimse yardım etmez?

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın organ bağışının caiz olduğu yönündeki kararından haberdar mısınız? Organlarınızı bağışlamayı istiyorsunuz ancak aklınızda sorular mı var?

Ölmekte olan birine nasıl kimse yardım etmez?

Kitaplarla ve kahverenginin ağır tonlarıyla süslü bir kafeteryadayız. Ortamda felsefi bir hava var. Sanki sohbet etmeye değil de bir şeyleri tartışmaya gelmiş insanlar. Sanki yeni fikirleri, eskileri ile çarpıştırıyorlar...
 
Her şeyi kafeteryanın kameralarından izliyoruz. Bir kadın, erkek arkadaşıyla içeri giriyor. Tam ortadaki masaya oturuyorlar. İçerisi kalabalık. Garsonlar kibar adımlarla her masaya yetişmeye çalışıyor. Siparişler veriliyor. Adam tuvalete gidiyor. Kadın yalnız kalıyor. Çantasına uzanıp telefonunu çıkarıyor. Sosyal medyaya baktığını düşünüyorum. Tam bu anda bir şeylerin yolunda gitmediğini seziyor. Hemen yanıbaşındaki masaya kayıyor gözleri. Bordo renkli ceketiyle iyi giyimli yaşlıca bir adamın kendini iyi hissetmediğini fark ediyor. Adam bir süredir elinde tuttuğu telefonunu masaya bırakıyor. Elini göğsüne götürüyor. Masadan kalkmaya çalışıyor. Kadın durumu fark edip adama odaklanıyor. Adam tam masadan kalkacakken yere yığılıyor. "Yardım edin" diyor. Kadın hemen adamın yanına koşuyor. Telaşlı. Adamın gömleğinin düğmelerini açmaya çalışırken “Yardım eder misiniz?” diye bağırıyor. “Biri ambulansı arasın!” diyor. Sesi ağlamaklı.

 


 
Kafeteryadaki insanların hepsi olan biteni izliyor. Sadece izliyor. Ve konuşmaya devam ediyorlar. Peki ya garsonlar... Garsonlar da siparişleri götürmeye ve hızlı adımlarla kafeteryada dolaşmaya devam ediyor. Kanım çekiliyor. Donup kalıyorum. Nasıl olur bu? Ortamın ağır havası, insanların felsefi duruşu, garsonların kibar halleri gözümde birden bayağılaşıyor. Ölmekte olan birine nasıl kimse yardım etmez? Kadın sinirleniyor, daha güçlü bağırıyor. Kimse aldırmıyor. Kimse duymuyor. Sanki kimse görmüyor. Yerde yatan adam cebinden bir kağıt çıkarıp kadına veriyor. Kağıtta şunlar yazılı: 

“Hayata tutunmak için yardım bekleyen birine, kimsenin yardım etmemesi ne kadar garip değil mi? Peki o zaman, Türkiye’de hayatta kalmak için organ bekleyen 26 bin hastaya neden yardım etmiyoruz? Neden hayatını kaybetmiş yakınlarımızın organ bağışına izin vermiyor, onları hayattan koparıyoruz? Yaşama tutunmaya çalışanlara kayıtsız kalmayın, organ bağışına izin vererek siz de hayat kurtarın.” 

 

 

Kadın bir sosyal deneyin içinde olduğunu anlıyor. Rahatlıyor. Herkes kadını alkışlıyor. Bir firmanın organ bağışı haftası için çektiği kamu spotu tadındaki videoyu internetten izleyebilirsiniz. 

Kafeteryadaki kadın masasına geri gelip oturduğunda organ bağışlamamanın nasıl da hayata tutunmaya çalışan birine kayıtsız kalmak demek olduğunu artık biliyor. Peki ya siz bunun farkında mısınız? Diyanet İşleri Başkanlığı'nın organ bağışının caiz olduğu yönündeki kararından haberdar mısınız? Organlarınızı bağışlamayı istiyorsunuz ancak aklınızda sorular mı var? Büyük hastanelerin organ bağışı ünitelerinden ya da Türkiye Organ Nakli Derneği'nden detaylı bilgi edinebilirsiniz. 

Ülkemizde 2017 yılında toplam 4 bin 15 organ nakli yapıldı. Ancak organ nakli bekleyen yaklaşık 26 bin hasta olduğunu düşünürsek, bu sayı az. Hayata tutunmaya çalışan bir kişiye yardım edebilecekken sessiz kalmayın, siz de organlarınızın bağışlanmasına izin verin. Hayat kurtarın.

Bu makaleye ifade bırak