ABD'de neler oluyor?

Bir sorundan ötürü kazan kalkmaz ardı arkasında tonlarca neden barındırır ve insanlar artık yeter demek ister. Eğer kulaktan dolma bilgilerle eleştirir veya desteklerseniz muhtemelen yanılmış olursunuz. Ne yazık ki, ABD beyazlığıyla övünürken gölgesinin siyah olduğunu unuttu! Üstelik bu durum ABD’nin kısa tarihinin her anında mevcut. 1992, 2014 ve 2020 yıllarında boğulurken nefes alamıyorum diyen siyahilerin öldürüldüğüne şahitlik eden halk nefes alamıyorum sloganlarıyla sokağa indi.

ABD'de neler oluyor?

Vicdani hüküm

Vicdani hüküm

Adalet ve vicdan her zaman aynı tarafı tutmaz, ortalık da bu yüzden hep karışır. İzlerken içimde aşırı nefret uyandıran o bedbaht görüntülerden bahsetmeye cesaret bile edemiyorum. Sadece şunları söyleyebilirim; kim olursanız olun, kim olurlarsa olsunlar kimseyi boğazına basarak sokağın ortasında öldüremezsiniz! Kimsenin üzerine polis arabaları sürüp ezemezsiniz!

Medeniyet, özgürlük kelimelerini de kirletmeyiniz, insan insandır artık kabul ediniz!

 

Dünyada eylem

Dünyada eylem

Aslına bakarsanız Amerika tam olarak ırkçılık eylemiyle yanmıyor şu an. Çığır açmış vaziyetteki kapital eğilimin sancısını çekiyor. Milyonlar sokakta yaşıyor aç ve işsiz. Üzerine pandemi süreci, gelir-gider dağılımı sadece devlete ait olmayan tüm ülkelerde olduğu gibi, Amerika’ya da tesir etti. O kudretli ülke ekonomileri sarsılmaz gibi gözükse bile bireylerde hüsran yarattı. Eh, bu halin sonunda da daha fazla iş potansiyeli renk üstünlüğüyle beyazlara ait olacaktı çoktan usandılar. Zaten sarı yelekliler, bize dünya ekonomisindeki çöküşün ve engellenemez boyuta gelmiş dengesizliğin devrinin bitmesi gerektiğini göstermişti. İnsanları bu isyana en çok teşvik eden verileri ise sosyal medya ortaya koyuyordu. Bir yanda servet içindeki lüks yaşantıyı bir yanda da sokaktaki yaşayan insanların çaresizliğini aynı anda görebiliyorlardı, bu görsel kanıtlar insanların içinde öfkeye sebep oldu ve sistem işleyişine dair isyanlar dalga dalga yayılmaya başladı. 

Renklerle ilgili

Renklerle ilgili

Orada beyazı siyahı herkes bir ve eylem yapıyor. Bunu görmek hoş çünkü sadece siyahlardan nefret eden beyazlar yok bunca yıldır zulme uğrayan siyahlar da beyazlardan bir o kadar nefret ediyordu. Durum saplantılı bir nefretten öteye gitmiyordu. Silahsız girmeye cesaret edemeyeceğiniz siyahi mahalleler ve takım elbiseleri, şık görüntüleriyle suç işleyen beyazlar aynı kefede yargılanmıyordu. Bunlar bir nevi alt kesimlerde kalan çete savaşlarıyken kimse önlem almaya çalışmıyordu. Halihazırda bir yerlerde hep karışıklık olmalı ki bu dikkat dağıtıcı bir faktör olsun ve üsttekiler istediğini yapıp hemen ardından unutturabilsin. Lakin işler Beyaz Saray’a kadar geldiğinde olay, ışıkları kapatıp daha güçlü silahlarla protestoyu önlemeye kadar gitti. Anlayacağınız gibi -kusurları her zaman açığa vursa da- hep yanan ışık bir süre sonra rahatsız etmezken yanıp sönen ışıklar dışarıdan fazla dikkat çekmeye başlamıştı. 

Şiddete meyillilik

Şiddete meyillilik

Pandemi süreci başlayıp kısıtlama ve yaptırımlara giderken tüm dünya marketlere doluşmuş, erzak toplamıştı. Amerika’da kapısında kuyruk olan başka bir yer daha vardı: Silah mağazaları. Aslında Amerika’da yaşayan birçok insan, işler bilim-kurgu filmlerindeki gibi sarpa sararsa birilerinin kafasına sıkıp ellerinden ekmeklerini almaya kendini odaklamıştı. Ne bu ileri görüşlülük yahu? İnsanın içindeki vahşi yaşamdan kalmış olan şiddet eğilimi ne kadar serbestleşirse o kadar artıyor haliyle eylem gibi yasal bir hak bile mağazaları yağmalamaya, masum insanları kalabalığın arasında öldürmeyle sonuçlanıyor. Haklı bir isyan bu kötüye gitse bile. Görüntülerden anlaşıldığı gibi camı kırılan her yerin içi boşaltılıyor ve insanlar bu eylemi kendi leyhine çeviriyor, belki de hiç desteklemeyenler bile anı kollayıp kapısı kırık mağazaları talan ediyor. Kontrolsüz güç tarihin her yerine kan gölü olarak kendini kaydetmiştir zaten. Tabi bunu dizginlemeye çalışan, amacından sapmak istemeyen eylemciler de mevcut ama Amerika kontrol altına alınabilecek gibi değil. Herkes herkesten nefret etmeye başlamış gibi. Aslında bir eylemin en tehlikeli anına tanık oluyoruz şu an. Kaliteli bir yaşam için sokağa çıkıp direnirken yanınıza iyi bakarsanız mutlaka sadece bu kaostan faydalanmaya çalışan ülke düşmanlarını görürsünüz çünkü. Tabii ki hala dans ederek hatta sosyal mesafeye uyarak neşeli bir şekilde protesto edenler de var fakat genel kitle saptırılmış gibi.

Ateşe dönüşmemesi imkânsızdı

Ateşe dönüşmemesi imkânsızdı

Trump, başa geldiğinden beri bu tarz ırkçı tutumlar ve siyahi ölümlerin sayısı neredeyse üç kat artmış, eski hükümette siyahiler nefes alabiliyordu. Bu kıvılcımların da ateşe dönüşmemesi imkânsızdı. Oradan Çin’le kavga edeyim, buradan Meksika’yla arama duvar öreyim, aman Avrupa sen de kimsin, dünya sağlık örgütü sen mi büyüksün ben mi lafları her milletten insanı içinde barındırırken cüretkar söylemlerdi nitekim sarayın ışıklarını söndürdü. Yeni hükümet olduğundan beri aşırı miktarda karşısında insan vardı zaten; bu tutarsız tavırlar, yöneten ama yönetmeyi bilmeyen olgular da insanları iyice körükledi. 

Fikirler insanlar gibi değişkendir

Fikirler insanlar gibi değişkendir

Biz başkalarının tarihine tanık olduk fakat kendi tarihimize hep yabancı kaldık. Dolayısıyla fail-i meşhur olayların bile suçlusunu cezalandıramadık. Evet, şu an eskiden başka söylemlerde bulunanlar karşıt veya tarafsız kalabilir.  Vakit, doğruyu bulmaya programlanmış bir sayaçtır çünkü aktıkça kendini bulabilirsin ancak. Etraftakileri olduğu gibi kabul eden cömert tavırlara sahip insanlar olmalıyız, eleştirebilmek için bile. Herkesin bu kadar açığını arar vaziyetteyken rengimiz aynı diye ırkçılık yapmış olmuyor muyuz? Bence biz gerek dünyadan gerek kendi tarihimizden ders çıkarmalıyız. İnsanı, insan olarak kabul etmeye alışmamız lazım. Yoksa böyle tarihler geçer, asıl bu olayları yaşayanlar ölür fakat biz panzehrini bulamadığımız bu zehirle içten içe çürürüz.  Irk, demek renk demek değildir çünkü. Biz neleri, kimleri nasıl harcadık ve harcıyoruz? Birilerini sindirmeye çalışır, haksızca üzerlerinden konuşursanız biriken bu hırs da şuna dönüşür: ABD YANIYOR! En iyisi biz önce toplumla yaşamayı öğrenelim sonra toplanıp toplum dersi verelim.

 

Bu makaleye ifade bırak