'Amadeus' geleceğin hayaletlerine sesleniyor!

Başrollerini Selçuk Yöntem (Antonio Salieri), Okan Bayülgen (Wolfgang Amadeus Mozart) ve Özlem Öçalmaz’ın (Costanze) paylaştığı, sezonun en çok ses getiren prodüksiyonlarından ‘Amadeus’ bize ne anlattı?

'Amadeus' geleceğin hayaletlerine sesleniyor!

Etkileyici, çok etkileyici!

Etkileyici, çok etkileyici!

Uzun zamandır bu denli etkileyici bir tiyatro eseri görme imkanı bulamamıştım. Selçuk Yöntem’i daha önce ‘Benim Adım Feuerbachta seyretmiştim. Okan Bayülgen’i ise ilk izleyişim... ‘Amadeus’, hırsları için Tanrı’yla pazarlık yapan ve yeminini bozup, komplekslerine yenik düşen, merhametsizliğin vücut bulmuş hali Antonio Salieri ile 'alelade hayatını sanata dönüştürmeyi çok iyi bilen' Wolfgang Amadeus Mozart arasında geçen acımasız savaşı gözler önüne seriyor.

O günden bugüne…

O günden bugüne…

Sahnede böylesine üstatlar olunca duygular fırtınası arasında kalmamak da mümkün değil! Dünyaya bir yıldız kazandırma şansı varken kötü şöhret şıkkını seçen ve zalimlerden olan Salieri, belli bir noktaya yükseldikten sonra hayata karşı devam ettirebileceği bir bakış açısı ya da amacı olmayan insanları çok iyi anlatıyor.

Yetenekli olduğu için hor görülen, hevesleri kırılan, yolları kapanan ve her şekilde engellenen yine de 35 yıllık ömrüne 626 eser sığdıran Mozart, belki de kendinden başkasına güvenmekle hata ediyor. Emin olduğu işten onay bekliyor…

Trajedisiz olur mu?

Trajedisiz olur mu?

Elbette, izlediğimiz, gerçeğe büyük yorumlar getiren bir tiyatro eseri... Avusturya Krallığı’nın himayesindeki İtalyan müzisyen Salieri, büyük besteciler Franz Liszt, Schubert ve Beethoven'ın hocasıydı. Fakat hakkında Mozart'ı zehirleyerek öldürdüğü iddiaları kafa karıştırıyor. Öte yandan Mozart da, sahnedeki gibi derbeder bir hayat sürmedi. Ama biraz trajedi olmazsa, ne anlarız biz o işten?

Asil ve merhametsiz!

Asil ve merhametsiz!

Oyunu baştan sona anlatan Salieri karakterinin son gecesi ve gençliğiyle esere dahil olan Yöntem’in aktörlüğü ve anlatımı, sizi oyuna sokmayı başarıyor. Tiyatronun tartışmasız en iyilerinden olan Yöntem’in karizmatik sesiyle attığı tiratlar, merhametsizliği, yer yer sakinliği, yer yer öfkesi ve hırsının dışa vurumu nefes kesiyor.

Gözünüzü kırpmadan dev bir yaşanmışlığı izliyorsunuz.

‘Acaba’larla bir dâhi deli

‘Acaba’larla bir dâhi deli

Okan Bayülgen’in canlandırdığı Mozart ise operanın ‘ebedilik, Tanrılık’ olarak tanımlandığı dönemde eserleri ‘uyku ilacına’ benzetmesi ve rüküşlüğüyle dikkat çekiyor. Onun yer yer zirveye ulaşan egosunu, eserleri, aşkını ve baba özlemiyle yaşadığı trajik hayatını izliyorsunuz. Bayülgen’in, bildiğimiz haline zaman zaman yakınlaştığı karakteri, akıllara 'Acaba doğaçlama mı yapıyor?' sorusunu da getirmiyor değil…

Kadınlara alkış!

Kadınlara alkış!

Costanze ise zarafeti, Wolfgang’a olan aşkı, onun için her şeyi göze alması ve son ana kadar ona sadık kalmasıyla büyük bir alkışı hak ediyor. Özlem Öçalmaz’ın canlandırdığı o saf ve eğlenceli karakterde, hangi dönemde olursa olsun bir kadının sevdiği adamın hayatını kolaylaştırmak için verdiği mücadeleyi çok net görüyorsunuz.

Benden bilginize…

Benden bilginize…

Yönetmen Işıl Kasapoğlu rejisi, Çolpan İlhan-Sadri Alışık Tiyatrosu ve bu yıl müzikalleriyle ses getirecek Piu Entertaiment iş birliğiyle tiyatroseverlerle buluşan ‘Amadeus’, güçlü oyuncu kadrosu, koro ve canlı orkestradan oluşan dev ekibiyle ayakta alkışlanıyor.
Kostümlerinden (Özellikle Saliere’nin siyah takımına bayıldım) sahne dekoruna kadar (ki bence bir müzik kutusunu andırıyor) o dönemi yansıtan ‘Amadeus’un, 24 Şubat’a dek tüm gösterimlerinin biletleri tükendi. Benden bilginize…

eda.unsun@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak