Ashley Graham'ın hamilelik itirafı bize ne anlatıyor?

'Büyük beden model' olarak tanıdığımız Ashley Graham, anne olduktan sonra ilk kez kamera karşısına geçmiş. Oğluyla poz vermiş. Ve çok şaşırtıcı bir hamilelik itirafında bulunmuş. Peki Ashley Graham'ın hamilelik itirafı bize ne anlatıyor?

Ashley Graham'ın hamilelik itirafı bize ne anlatıyor?

Madonna'nın lafı çok konuşulmuştu

Madonna'nın lafı çok konuşulmuştu

Karantina sürecinde ünlülerle aramızdaki farklar ortadan kayboldu. Yani Madonna, mart ayında buna benzer bir cümle kurmuştu. Corona için "Büyük eşitleyici" gibi bir laf etmişti. O zaman çok büyük tepki vermiştik. "İnsanlar ölüyor, sen ne kafadasın be abla" demiştik. Gelin görün ki Corona'nın tüm dünyayı eşitlediği, güç dengelerini alt üst ettiği ortada. İnkâr edilemez gerçeklere dönüştü her biri. Corona sürecindeki bu eşitlenmenin en sağlam kanıtlarından biri de tabii ki sosyal medya.

Herkes dönüşüm sürecinde

Herkes dönüşüm sürecinde

Ünlüler de tıpkı biz gönüllüler gibi büyük bir dönüşümden geçiyor. Hayatımızı sorguluyoruz. "Gerçekten şu anda mutlu muyum? Doğru şeyi mi yapıyorum?" gibi sorgulamalar içinde buluyoruz kendimizi.

Enteresan bir itirafta bulunmuş

Enteresan bir itirafta bulunmuş

'Büyük beden model' olarak tanıdığımız Ashley Graham da o sorgulamalardan geçen ünlülerden biri. Anne olduktan sonra ilk kez objektif karşısına geçmiş. Oğlu Isaac'le birlikte poz vermiş Graham. Ve çok enteresan bir hamilelik itirafında bulunmuş. Hamilelik sırasında vücudunun çok hızlı değiştiğini fark ettiğini söyleyen model, yaşadığı bu durumun duygusal açıdan bir zorlanmaya yol açtığını söylemiş.

"Sanki vücudumu bir yaratık ele geçiriyordu"

"Sanki vücudumu bir yaratık ele geçiriyordu"

Anne olma duygusunu 'büyük bir heyecan' olarak tanımlayan Graham, şöyle bir itirafta bulunmuş: "Sanki vücudumu bir yaratık ele geçiriyordu..." İşte ben bu lafa acayip Molatik olurum arkadaş! Müthiş talihsiz bir açıklama...

Anne olmak nedir, ne değildir?

Anne olmak nedir, ne değildir?

Bir kadın değilim. Hiçbir zaman da anne olmayacağım. Ancak anneliğin nasıl uçlarda bir duygu olduğunu az çok hayal edebildiğimizi düşünüyorum. Filmlerden, kitaplardan, dizilerden, annelerimizden çok şey duyduk, öğrendik.

Anneler her şeyi söyleyebilir, peki...

Anneler her şeyi söyleyebilir, peki...

"Annelik kutsaldır" gibi bir klişeye sığınmıyorum. Annelik tabii ki kutsal. Ama bu kutsallık altında hiçbir kadın ezilemez. Bir kadının 'anne' olduktan sonra metamorfoz geçirmesini beklemek, "Tamam şimdi anne oldun artık eskisi gibi şunu şunu yapamayacaksın" demek en kibar tabirle düşüncesizlik. Bir kadın anne olduktan sonra da her şeyi yapabilir, söyleyebilir.

Ne kadar sağlıklı olur ki?

Ne kadar sağlıklı olur ki?

Fakat tüm bu empati kurma becerim Ashley Graham'ın o cümlesiyle yerle bir olmuş durumda. Bir kadın nasıl olur da bir dönem yaratık zannettiği, korktuğu bir canlıyla uzun vadeli ve sağlıklı bir anne-çocuk ilişkisi yaşayabilir ki? İlk aklıma gelen bu oldu benim. Söylediği laf çok acayip yerlere gidiyor ne yazık ki. Söylediklerini samimiyet olarak değerlendirmek bence pek doğru değil. Ashley Graham bir Türk olsaydı zaten olacakları düşünemiyorum.

Demet Akalın'dan tokat gibi bir cevap gelirdi

Demet Akalın'dan tokat gibi bir cevap gelirdi

Kardashian'a "Sen annesin!!!" gibi bir ayar veren Demet Akalın'dan çok sağlam bir tokat gelecekti bence Graham'e. "Sen nasıl böyle düşünebilirsin" derdi en kibar tabirle. Tamam, Graham duygularını söylesin, söylemesin demiyoruz. 

Negatif enerjiye eklenen büyük bir halka gibi

Negatif enerjiye eklenen büyük bir halka gibi

Hatta yargılamak da istemiyoruz onu. Sonuçta Graham'in anneliği kendine. Fakat doğmamış çocuğu için 'yaratık' benzetmesi yapmak ve bunu çekinmeden milyonlarla, dünyayla paylaşmak sizce de az biraz garip değil mi? Anne-çocuk, baba-çocuk iletişimlerindeki negatif düşünceleri samimiyet adı altında paylaşmak, negatif enerjiye eklenen büyük bir halka gibi.

Filtreden geçirmek şart!

Filtreden geçirmek şart!

Ben Ashley Graham'ın yerinde olsam vakti zamanında çocuğum karnımın içindeyken onu yaratık olarak gördüğüm için üzüntü duyardım. Yine paylaşırdım ama derdim ki "Çok pişmanım o an öyle bir hisse kapıldığıma." Kendime kızarım, "Böyle bir mucizeyi nasıl olur da yaratığa benzettim ben?" diye söylenirim.

Graham'ın annelik üzerine söylediği laflar, ünlülerin 'samimiyet' adı altında yaptığı gaflara bir halka olarak ekleniyor ne yazık ki. Samimiyet demek hissettiğimiz her şeyi olduğu gibi filtrelemeden paylaşmak demek olmamalı. Bu talihsiz laflar da filtrelemenin öneminin en büyük kanıtlarından biri...

Bu makaleye ifade bırak