Beren Saat’in paylaşımı herkesin yaşadığı o ilişki sorununa işaret etmiyor mu?

Kadına şiddet, kadın cinayetleri… Yani zaten kadın bedeni üzerinden işlenen tüm suçları biliyorsunuz ancak Beren Saat’in yaşadıkları kadınların psikolojik olarak toplum açısından nasıl da zedelendiğinin apaçık örneği değil mi? ‘Ne diyor bu kadın’ diyenlerinizi duyar gibiyim. Şimdi Beren Saat üzerinden ilişkilerde bizlerin, sizlerin yarattığı ortak sorun hakkında her şeyi gözünüze sokacağım. Hazırsanız başlıyoruz…

Beren Saat’in paylaşımı herkesin yaşadığı o ilişki sorununa işaret etmiyor mu?

Beren Saat Instagram’da ne paylaştı?

Beren Saat Instagram’da ne paylaştı?

Beren Saat Instagram hesabında evliliğini değil ‘aşkını’ paylaştı. Şimdi küçülterek anlatacağım ki herkes anlayıversin. Dedi ki: “Ne çok uçtuk konduk, dağıldık toparlandık, nefesimiz bitene kadar güldük hıçkırarak ağladık, idol olduk hain olduk, bu sefer tamam dedikçe kopamaz olduk, sevgili olduk, oyun arkadaşı olduk, es olduk, zor günlerde yoldaş olduk, birbirimize muse olduk, tam ilişkimizin tüm evreleri yasandı bitti derken müzikle birlik olduk. Karantina günlerinden sana yeniden hayran olarak çıkıyorum; her şarkıma kattığın her fikir, çaldığın her nota sonsuzluğa taşır harmonimizi, beceremediğimiz evlilik olsun...” Peki ne demek bunlar?

Beren Saat’i anlamak

Beren Saat’i anlamak

Yani diyor ki; Ey aşk, sen evliliğin de üzerindesin. Sen beceri sahasında küçümsenebilecek bir his değilsin ve evlilik kadını kadın, erkeği erkek yapan bir şey değil aksine iniş çıkışlar içinde olan her şey ama her şey mutlak iki kişi arasında ve kişisel olgunlaşma süresi de böyle başlıyor. Evlilik, bir ilişkiyi kurumsallaştırmaktır doğru. Ancak peki ya aşk? Bi’ kere farklı iki cinsin aynı çatıya girip çatışma yaşamamasını beklemek nasıl bir mantığın karşılığı olabilir? Üstelik iniş çıkışlar, kavgalar barışmalar, sevişmeler, kararlar ‘bize has’ken istisnasız herkesin yorumu, diktası da riyakarlığımızın bir göstergesi değil mi? Ayıp kavramı genç bir kadına ‘sakın’ derken varsa evli bir kadına ‘nasıl gidiyor evlilik’ diye sorarken de olması gereken bir şey değil mi?

Eski aşkını andı : ‘Aldattı’, Fikrini söyledi ‘Sen sus’
 

Eski aşkını andı : &lsquo;Aldattı&rsquo;, Fikrini s&ouml;yledi &lsquo;Sen sus&rsquo;<br />
&nbsp;
Beren Saat bence özünde tüm ilişkilere değer veren bir kadın. Yani bence onun için bir çocuğun annesine bakışı da değerli, bir çimenin yeşermesi de. Kaybettiği sevgilisine ve onun ailesine verdiği değer herkesin alabileceği bir sorumluluk değil. Hala onu yaşatmak, onun sevgisini özlediğini özgürce nefes almak kadar tabii bir şekilde dile getirip ‘aldattı’ ile yaftalandı. Eşi ya da onun ailesine ters gelse de kendi fikrini yine özgürce dile getirip hain ilan edildi. Hatta bunu sözde ‘özgürlük’ tutkunları da ekranlardan eleştirdi. İyi de siz kimdiniz ki? Bu noktada Beren Saat ve eşi Kenan Doğulu da sakince ve tüm olgunluklarıyla olanları izledi. Sendelemişlerdir muhakkak insan çünkü ikisi de peki bundan bize neydi de üstlerine bu kadar gittik?

 

Arkadaşlarıyla eğlendi yine susmadılar
 

Arkadaşlarıyla eğlendi yine susmadılar<br />
&nbsp;
Beren Saat işte bu iniş çıkışlar arasında ‘bi kafamı dağıtayım’ dedi, “evli kadının orada ne işi varmışçılar” susmadı. Çarşaf çarşaf fotoğraflar. ‘Ne işi varmış’ diye dakikalarca ekranlardan düşmediler. Sorsan hepsi kadına şiddete karşı. E peki senin kadın olarak yaptığın şeyin karşılığı ne? Şey mi diyeceğiz ‘ünlülerse bunu kaldırmak zorundalar’ Peki bunun ‘ben amcasının kızıyım benim karışma hakkım var’ gibi sakil bir cümleden ne farkı var? Peki senin saat mekan sorgulaması yapanlardan ne farkın var da sen çıkıp kendini bir ilişki üstünden otorite kabul edip saatlerce konuşma hakkını kendinde buluyorsun?
 

Beren Saat de Larissa da tüm evli çiftler gibi aynı sorunun muhattabı oldu
 

Beren Saat de Larissa da t&uuml;m evli &ccedil;iftler gibi aynı sorunun muhattabı oldu<br />
&nbsp;
Beren Saat bir dönem hamilelik sorunu da yaşadı tabii. “Değilim” diyor göbeğine zoom yapıyorlar. “Olmayacağım” diyor “neden” diyorlar. En son bence baktı ki yani ne dese anlaşılamayacak sustu. Haklı. Aynı baskıyı yaşayan farklı birinden Larissa’dan tokat geldi bundan yıllar sonra herkese. Larissa ve Burak Gacemer çifti nasıl da mutlu ve keyifli değil mi? Ona da ‘çocuk çocuk çocuk’ demeye utanmadınız mı? Üstelik bu soruyu sorarken insanlarda bir rahatsızlık olabileceğini, bunu saklamak istediklerini, kendilerine özel olması gereken durumlarda açıklama yapmak istemediklerini nasıl düşünemezsiniz? Evli diye çocuk ısrarına hemen adım atan ebeveynler başta olmak üzere tüm aile bireyleri ‘oğlunun ya da kızının’ kırılmaması için bazı şeylerin saklanabileceğini niçin tahlil edemiyorlar? Üstelik sadece çiftler tarafından ÇOCUK İSTENMİYOR da olabilecekken sana ne güzel kardeşim? Çiftin dünya nüfusuna katkısından sana ne, sen nüfus memuru musun, görevin nüfusu artırmak mı sana ne? Bu da tabii evli çiftlerin yaşadığı ciddi bir baskının gözler önüne serilmesinin farklı bir örneğiydi.
 

Had bilmezlik
 

Had bilmezlik<br />
&nbsp;
Ünlü olduğu için Beren Saat ve Kenan Doğulu’nun ya da Larissa ve Burak Gacemer’in yaşadığı baskılar fazlasıyla ortada bu baskıyı ünlü olmayan çiftler de yaşıyor. Şöyle düşünün, kız çocuğu belli bir yaşa kadar ‘aman, sakın’larla büyütülür. Ancak ‘Evet’ dediğinde gerdek gecesinden önce ilk sırada ebeveynleri onu alkışlar. Zira o gece sevişeceğini bilirler ama ‘telli duvaklı’ bir GELİN olduğundan artık bu legal olduğundan artık utanılamaz, kırmızı kan gururla taşınır. Erkek de artık ‘adam’ olmuştur onun da tek görevi baba olmak ve evini geçindirmektir. Bunlardan biri olmazsa artık elimize düştün demektir.
 

Evlenince de sorun bitmiyor
 

Evlenince de sorun bitmiyor<br />
&nbsp;
Bir evlilik ya da bir ilişki düşünün, borçlar, gündelik sıkıntılar ya da psikolojik sorunlar yani hayatın içinde iki kişinin de sendeleyebildiği zorluklarla yine birlikte mücadelelerinde bazı fedakarlıkları, cefayı birlikte çektiklerini… Bir şeyleri yansıtmak istememeleri normal değil mi? Yani kime ne iken standart bir evlilik için siz de şunları duymuyor musunuz?

“Kavga etmişler, evi terk etmiş, aynı yatakta yatmıyorlarmış, çocuk yapmayacaklarmış, çocuk ne zaman yapacaklarmış, sorun kimdeymiş, yoksa kısır mıymış, kadın mı aldatmış, adamın gözü dışardaymış, evli kadın bu saatte dışarı çıkar mıymış, kocasından izin almış mıymış, evlilermiş ve her yere neden birlikte gitmiyorlarmış, ayrı gayrı tatil yapamazlarmış, aile olmayı bilmiyorlarmış, nasıl hiç sevişmiyorlar mıymış, onu söylemeseymiş bir erkeğe öyle söylenmezmiş, ama erkektir affetmen gerekirmiş, yuvayı dişi kuş yaparmış, erkek temizlik mi yaparmış”
 

Özetle sizin neyinize
 

&Ouml;zetle sizin neyinize<br />
&nbsp;
Yani ilişki ya da evlilik için yorum yapmayı bırakıp gerçekten insanlar talep ettiklerinde onlara destek olmayı başarırsak psikolojik şiddetin de önüne geçmiş oluruz. Zaten zorlu olan hayat yolculuğunda biraz insanları kendi haline bırakmayı, onları yargılamadan destek olmayı unutmayın. Ayrıca amcanızın kızı ya da oğlu diye karışma hakkınız nasıl yoksa ünlüler diye de attıkları her adımı kimseye anlatmak zorunda değiller. Yani birinin ilişkisi ya da çocuk yapacağı sizin neyinize? Siz destek olmaya bakın…
Merak ettiklerini yaz paylaşalım

bilge.senel@milliyet.com.tr


 
Bu makaleye ifade bırak