Neden insanlar golden retriever’lara bayılıyor da dobermanlardan korkuyor? Ya da neden bir anda ortalık Dalmaçyalı doluyor? Çünkü köpek cinslerinin modası var. Trendi belirleyense beyaz perde
HOLLYWOOD LANETİ

Hollywood’un yarattığı köpek modasıyla ilgili bir araştırma okudum. Ne zaman bir köpek filmi yapılsa, barınaklar o cinsle doluyormuş. Düşündüm, bizde de durum farklı değil. Eskiden ortalık Collie’lerden geçilmezdi. Şimdi sıra golden’larda.
Tüm dünyada geçen yılın favori köpeği Jack Russell’mış. Neden? Çünkü Oscar ödüllü ‘The Artist’in yıldızı Uggie adındaki Jack Russell’dı. Film 7 dalda Bafta kazandıktan sonra sadece İngiltere’deki bir barınağa (Battersea Dogs and Cats Home) 600’den fazla kişi Jack Russell için başvuruda bulunmuş.
Ama eve gelen köpek, her zaman beyaz perdedeki gibi davranmıyor. Öyle olunca da ya sokağa ya barınağa bırakılıyor. Hatta Uggie’nin kendisi bile ilk iki sahibi tarafından fazla vahşi bulunup terk edilmiş. (O yüzden köpek sahiplenirken markasına, tipine değil, enerjisine, size uygun olup olmayacağına bakmak, iyi araştırmak gerekiyor. Sonrasında da hayvana zaman ayırmak...)
Bazen de tam tersi bir durum yaşanıyor. Eğer köpek kötü roldeyse, toplumun o ırka bakışı negatife dönüyor. Martin Scorsese imzalı ‘Hugo’da rol alan Blackie, çok başarılı bulunmasına rağmen bir doberman çılgınlığı yaratmadı. Çünkü rolü gereği çocukları korkutuyordu. Oysa dobermanlar son derece zeki ve duygusal hayvanlar. Çocuklara düşkünler, sahiplerine çok bağlılar. Ama sert hatlarından dolayı 70’lerden bugüne filmlerde insan paralıyorlar.

Fransa’dan Hollywood’a
Rin Tin Tin, beyaz perdenin ilk hayvan yıldızlarından. Bir Alman kurdu. 1918’de
I. Dünya Savaşı sırasında, Fransa’da bombalanan bir köpek çiftliğinde bulundu ve Onbaşı Lee Duncan tarafından sahiplenildi. 1922’de Los Angeles’ta bir köpek şovuna katılınca Hollywood’a giden yol açılmış oldu. Rin Tin Tin, 26 filmde oynadı. Hatta kendine ait bir radyo şovu bile vardı. 14 yaşında öldüğünde Fransa’ya, anavatanına, gömüldü. Soyu,
Teksas’taki bir yetiştirme çiftliğinde devam ettiriliyor.
Alman kurdu bugün de en sevilen ırklardan biri. Ancak seri üretim, bu akıllı ve korumacı hayvanları genetik bir kabusa döndürmüş durumda. Eklem displazisi, kalp problemleri, gastrit ve kanser gibi birçok sağlık sorunu yaşıyorlar. Alman kurdu Amerika’da en popüler ikinci, en çok terk edilen üçüncü cins.
Tüm zamanların diğer bir ünlü köpeğiyse Collie cinsi Lassie’ydi. Yedi filmde oynadı. Dizisi 19 sezon sürdü. Collie’ler kolay eğitilen, çocuklarla iyi anlaşan mükemmel aile köpekleri. Ama bütün popüler ırklar gibi onlar da daracık kafeslerde seri üretimin kurbanı oldu.
1996’daki ‘101 Dalmaçyalı’dan sonra, Amerikan Köpek Yetiştiricileri Kulübü’ne göre 1997’de
100 bin adet Dalmaçyalı satıldı. Ama elbette hiçbiri Perdi ve Pongo olmadığından barınaklar benekli köpeklerle doldu. Reese Witherspoon’lu ‘Legally Blonde/Bu Nasıl Sarışın?’ ve Beverly Hills Chihuahua serileri sayesinde son yıllarda Amerika’daki barınak köpeklerinin yüzde 30-45’i chihuahua.
2008 yapımı ‘Marley&Me’den sonrasını bir düşünün. Sahipli köpeklerin neredeyse yarısı Golden Retriever. Sonra? Sonrasını en yakınınızdaki barınağa gidip görebilirsiniz.
Amerikalı veteriner ve hayvan uzmanı Dr. Marty Becker, popülaritenin ırkın sağlık ve refahını bozduğunu söylüyor. Safkan köpek yetiştiriciliği ciddi ve bilimsel bir iş. Dolayısıyla pahalı. Seri üretimse, hem hayvanlar için acılı hem de sonuçları sağlıksız. Bu yüzden film izleyip gaza gelmeyin ve petshoplardan asla hayvan satın almayın. Barınaklara gidin, bir hayat kurtarın!

HOLLYWOOD LANETİ

CiHANGiR’DE SOPALI SALDIRI

Cihangir’i kedisever biliriz değil mi? Ama manyaklar her yerde. Bu kedinin ön bacağı sopayla vurularak kırılmış. Ameliyat oldu. Henüz yavru. Sahibi yok. Belki bu kaza bir aile bulmasına vesile olur.
Bu arada kurşunlanan kedi iyileşti. Bugün sokağına döndü. “Bir daha başına bir şey gelmesin” derseniz bana yazın.