Bayram Çeşme’de güzel

Tıkabasa dolu olduğunu tahmin ettiğim Çeşme sakinleri! Bugün ve yarın Aya Yorgi’de hem denize girip hem de harika müzik dinlemeye ne dersiniz?

Çeşme tatilini uzatanlar, sözüm size! Bu tarihlerde Babylon Aya Yorgi’de gidilmesi gereken bir festival düzenleniyor: Babylon Soundgarden 2011. Yazın son tatilinde, şimdi sayacağım grupları dinleyip yazı sonlandırmak bence iyi fikir. Konser verecekler arasında her nedense müziği bıraktığını bilumum mektuplarla dillendirmeyi tercih eden Teoman var bir kere. Türkiye’deki son konseri bu olacakmış. Hayırlısı... Son zamanların en merak uyandıran grubu Büyük Ev Ablukada’yı da dinlemek keyifli olacaktır. Efes One Love Festivali’nde nasıl kalabalık bir dinleyici grubuna çaldıkları hâlâ herkesin dilinde. Yine İstanbul Babylon’da verdikleri her konser hıncahınç dolan, kolay dinlenen müzik yapmada usta Nouvelle Vague de Çeşme’de olacak. Dans etmek isteyenler için Norman Jay’in de arasında olduğu DJ’ler çalacak. Deniz, güzel müzik;hepsi bir arada. Çeşme’de olup da bu festivale uğramamak kayıptır diyelim.

Bu ay İstanbul’u yıldızlar basacak
Boşuna heyecanlanmayın, Hollywood yıldızları değil bahsettiğim. Bu yıldızlar pek hayırlı bir amaç için şehrin dört bir yanına dağılıyor. ‘Stars Of İstanbul’, şehrin bugüne kadar yapılmış en geniş kentsel sanat ve sosyal sorumluluk projesi. Projeyi hayata geçirenler, hepimizin fikrine zikrine güvendiğimiz fikir önderleri. Güzide markalarımızın da bu projeye ilk adımından bu yana destek çıktıklarını biliyorum. Peki, Stars of İstanbul ne için yapılıyor? İlköğrenimini tamamlayamamış binlerce çocuğa okul kapıları açılıyor. UNICEF’in Türkiye’deki 60’ıncı yıl çalışmaları kapsamında düzenlenen etkinliği İstanbul Büyükşehir Belediyesi destekliyor. İstanbul’u donatacak her parlayan yıldız, 9-14 yaş aralığında okula gidememiş çocukların hızlandırılmış eğitimle yaşıtlarının seviyesine getirilmesi için fon yaratacak. Katılan tüm hayırsever kişi ve kurumlara hepimiz adına teşekkürü borç bilirim.

Şakirin Camii’ni hâlâ göremedim!
İstanbul’da bu kadar özel bir camii yapıldı ve ben hâlâ görmedim. Eylülde sonbaharı karşılamanın en keyif aldığım rutinlerinden biri, İstanbul’un bilmediğim köşelerini keşfetmek... En kısa zamanda görmem gereken yerlerin arasında Şakirin Camii de var. Camiiyle ilgili okuduklarım hep buranın modernle gelenekselin, İslam dinine yakışır sadelikle birleştiği bir mekan olduğu hakkında... Şakirin ailesi tarafından inşa ettirilen ve iç dekorasyonunu yaptığı çalışmalarla dünya literatürüne girmeyi başarmış Zeynep Fadıllıoğlu tarafından yapılan camii, aynı zamanda bir kadın tarafından tasarlanmış ilk camii olma özelliğini taşıyor. Biteviye manevi huzur peşinde koşanlarımızın ruhuna iyi geleceğini düşündüğüm şehrin bu zenginliğini, tatilde İstanbul’da kalanlara hatırlatmak isterim.