Murat Bozok

Murat Bozok

bozokmurat@gmail.com

Tüm Yazıları

Dünyanın en iyi restoranı sayılan Kopenhag’daki Noma, skandal bir zehirlenme vakasıyla gündemde. Yıllar öncesinden rezervasyon yaptırıp 12-16 Şubat arasında restorana gelen 63 kişi, ne acı ki, zehirlendi

Noma’ya rezervasyon yaptırmak hiç kolay değil. Bundan iki sene önce, araya kimseyi koymadan altı ay sonrasına rezervasyon yaptırmayı denemiştim. Zaten telefonların açılmadığı restoranda, epostalarıma da cevap alamamıştım. Sonrasında neredeyse özgeçmiş niteliğinde bir eposta daha atıp; restoranım olduğunu, düzenli olarak önemli bir gazetede köşe yazdığımı ve daha önce çalıştığım restoranları anlatmıştım. Biraz hırs yapmıştım belki ama, bu girişimimden de cevap alamamıştım. Sonrasında Noma’da uzun yıllar çalışmış bir tanıdığım vasıtasıyla neredeyse tüm ekiple ahbap olduk. Esasına bakarsanız, benim bu basit gibi görünen rezervasyon mücadelemle Noma’da geçen hafta yaşanan skandal zehirlenme olayı arasında büyük bağlantı var.
Olay şöyle gelişti... 12-16 Şubat arasında Noma’da yemek yiyen 435 misafirden
63’ü ‘norovirus’ denilen virüsün etkisiyle gıda zehirlenmesi yaşadı. Noma’nın ve Danirmarka Sağlık Bakanlığı’nın açıklamalarında, bu virüsün restorana, çalışanlar aracılığıyla girdiği kanısı hakim oldu. Bu her restoranın yaşayabileceği talihsiz bir olay. Çalışanlarınızdan biri dışarıda kaptığı virüsü, mutfağınıza kolayca taşıyabilir.

14 Şubat’ta hiçbir şef izin yapamaz
Ancak olayın büyümesinin en önemli nedeni, Noma personelinin korkunç vurdumduymazlığı. Noma misafirlerinin büyük kısmı, dünyanın farklı yerlerinden geliyor. Zehirlenme olayının ilk kez yaşandığı 12 Şubat günü Noma’da öğle yemeği yiyen Danimarkalı bir çift, 13 Şubat sabahı Noma’ya önce telefonla ulaşmaya çalışıyor, fakat klasik bir Noma geleneği vuku buluyor ve internet sitesinde yazan telefonu kimse açmıyor. Sonrasında müşteriler zehirlenme olayını epostayla bildiriyorlar ancak bunu da kimse umursamıyor.
14 Şubat’taysa zehirlenen diğer misafirlerin epostaları yağmaya başlıyor. Noma’nın açıklamalarında; 14 Şubat günü restoran müdürünün izinli olduğundan, bu yüzden kimsenin geri dönüş yapmadığından bahsediliyor. Mesleğin içinden biri olarak şunu söyleyebilirim ki, herhangi bir restoran müdürü asla ama asla 14 Şubat’ta izinli olamaz.
Yine Noma’nın açıklamalarına göre; restoran müdürü 15 Şubat günü öğleden sonra görevine başlamış ve bu şikayetleri ilk kez gece servisi sonrası okumuş. Zaten olaya 16 Şubat sabahı Danimarka Sağlık Bakanlığı el koydu. Yani iş işten geçmiş oldu.

İki eleştirim var
Noma’ya önce küçük, sonra büyük bir eleştirim olacak.
Restoranda 25’in üzerinde ücretsiz çalışan stajyer var. Bunların birçoğu dünyanın farklı yerlerinden geldiği ve ortak dil olmadığından, doğru düzgün iletişim kurulamıyor. Muhtemelen virüs mutfağa, hasta olmuş ve bunu ya korkusundan ya da doğru düzgün iletişim kuramadığından ifade edememiş bir stajyer aracılığıyla girmiştir. İlk sorum; bu kadar göz önünde olan bir restoranın, bedava iş gücü amacıyla bu derece bilinçsiz ve abartılı stajyer alma politikasının ne kadar doğru olduğu...
İkinci ve ana eleştirimse, Noma’nın -ister şımarıklık deyin, ister farklı bir şekilde isimlendirin-, hiçbir şekilde telefon ve epostalarına cevap vermemesi. Dünyanın bir numarası olmanın getirdiği cazibeyle belki, misafir bulma sorunu yaşamasa dahi, gün gelir o telefon ve epostalar başka bir nedenle işlerine yarayabilir. Eğer rezervasyon yaptırmak için çırpınan bir müşteriye “Yerimiz yok, ilginiz için teşekkürler” demeyi bile çok görüyorlarsa, atalarımızın söylediği gibi, “Keser döner sap döner, gün gelir hesap döner.”
Eğer Noma personeli ve yönetimi, şikayetlerin geldiği ilk gün konuyu ciddiye almış olsaydı, yıllar öncesinden rezervasyon yaptırıp, Sevgililer Günü için büyük umutlarla ve kabarık hesaplar ödeyerek Kopenhag’daki bu restoranı tercih eden çiftler,
evlerine zehirlenerek dönmezdi.