Geri Dön

SARAYI EN SON TERK EDEN BABAANNEMDi

Resan İris’in babaannesi Fatma Sultan, V. Murad’ın kızıydı. Kızamık olduğu için sarayda 20 gün daha kalmasına izin verildi. İris, “Taht varisi bir şehzade olsaydı kızamık olmasına bakılmaz, kalmasına asla müsaade edilmezdi” diyor

Şişli’deyim. Adressistanbul Alışveriş Merkezi’nin içindeki ‘Desiree’ adlı antikacıya doğru ilerliyorum. Orada Osmanlı imparatorlarının soyundan gelen üç hanımefendi beni bekliyor. Üçü de 31’inci Osmanlı padişahı Sultan Abdülmecid’in soyundan geliyor. Arzu Enver hem sarayı hem saltanatı yıkan İttihatçıların soyundan, Kenize Murad hem Osmanlı hem Hint sarayından köklere sahip Türkçe bilmeyen bir Fransız, Resan İris sarayda doğup büyümüş bir beyzadenin kızı.

Behice Tezçakar: Resan Hanım, saray hayatını bilen son kişilerden olan babanız Celal İris’ ten bahseder misiniz?
Babam V. Murad’ın torunu Fatma Sultan’ın oğlu. Ortaköy’deki sarayda 1916’da doğuyor. 1924’de 8 yaşındayken sınır dışı ediliyorlar. Mesela “Sarayda canım çok sıkılıyordu, istediğimiz zaman sokağa çıkamazdık, özel hocalar geliyordu, ben ise okula gitmek istiyordum” derdi. Hanım sultanlar asla çocuk bakmaz, onlarla dadılar, lalalar, uşaklar ilgilenirmiş. Babamın saraydan beri yanında olan bir Fevziye annesi vardı onun çocuklarını ben amcam sanırdım.

V. Murad’ın kızı olan babaanneniz Fatma Sultan sarayı terk eden en son kişi oluyor. Bu nasıl gerçekleşti?
“Hemen 24 saat içinde sarayı terk edin” demişler ama onlar hazırlanırken babaannem kızamık geçiriyor. Kızamık diye 20 gün daha kalmasına müsaade ediyorlar. En son babaannem çıkıyor. Simplon Ekspresi’yle gidiyorlar hepsi gibi. Erkek yani taht varisi bir şehzade olsaydı kızamık olmasına bakılmaz, kalmasına asla müsaade edilmezdi.

Sürgünde Celal Bey’in başı Musul petrolleri yüzünden nasıl derde giriyor? İlk Budapeşte’ye oradan Nice’e, sonra Bulgaristan’a geçmişler. Babaannem öyle istemiş. ‘Bulgaristan yakın Türkiye’ye, memleketin durumu düzelir, bizi çağırırlar hemen döneriz’ sanmış, Sofya’da kalmışlar. II. Dünya Savaşı’nı orada yaşamışlar bombardıman altında. O sırada Musul petrolleri hakkında Abdülhamid lehinde gelişmeler oluyor. Babamın saraydan geldiğini bildikleri için bir bahaneyle tutukluyorlar. Türk casusu suçlamasıyla idama mahkûm etmişler. 1.5 yıl hapishanelere giriyor, çıkıyor. Sonunda “Senin deden petrol kuyularının hakkını kazandı. Onu bize devredersen serbestsin” diyorlar. O da “Benim değil ki, Sultan Hamid başka Sultan Murad başka” cevabını verince, “Olsun belki sana da düşer” diyorlar. Babam da imza atıp devretmeyi kabul ediyor.

Sürgün hakkında ne düşünüyorsunuz?
Babam bize hep şunu empoze etti: “Romanovları idam ettiler, Osmanlılar da idam edilebilirdi. Yurt dışına sürgün edildik, sürgün çok daha iyi.” Cumhuriyeti takdir eder, olumlu bakardı. Çok objektif bir insandı.


KiMDiR?
Resan İris, V. Murad’ın kızı Fatma Sultan’ın torunu. 1956’da İstanbul’da dünyaya geldi. Babası, V. Murad’ın torunu sarayda eğitim almış, sürgünü yaşamış Beyzade Celal İris’ti. İris, Celal Bey ile Telgüzar Hanım’ın ikinci çocukları, tek kızlarıdır.

ARZU?ENVER
REiS aileyi bir arada tutardı


Arzu Hanım sürgünün ardından aileniz Türkiye’ye ne zaman döndü?
Özel izinle döndüler. Babam ve halalarım Enver Paşa’nın çocukları oldukları için erken gelebildiler.

Türkiye’de tahsil yaptınız. Tarih derslerinde Enver Paşa’dan pek hoş bahsedilmiyor.
Ağırıma gidiyordu, ben de her seferinde dersi terk edip çıkıyordum. İnsanlar bana gelip Enver Paşa şöyleydi böyleydi dediklerinde benim bir tek sorum oluyordu. Bu konuda gerçekten bilgi sahibi misin?

Sürgün hakkında ne düşünüyorsunuz?
Osmanlı sultanı sadece padişah değil aynı zamanda halife. Bu durum gerçekten de Cumhuriyeti tehdit ederdi. Halifelik unvanı müslümanlara çok şey ifade eder. İsterseniz onu bir güç olarak kullanabilirdiniz. Hanedan ailesinin varlığı da öyle. Sürgün gerçekleşti. Ama bu çok kısa bir sürede telafi edilebilirdi. Bu kadar uzun zaman oralarda Osmanoğlu ailesi neler çekti. Her şey güzel tamam, siyasal şeyler anlaşılabilir ama o insanların mezar bekçisi, tuvalet temizlikçisi, taksi şoförü olmak zorunda kalıp kiminin açlıktan ölmesine izin verilmesi çok acıklı, anlaşılamaz şeyler.

Aile reisi Osman Ertuğrul Efendi vefat etti. Bildiğimiz kadarıyla Neslişah Sultan’ın üzerinizdeki etkisi herkesten fazla. Hanedanın şu an reisi kim?
Bayezid Efendi. Sembolik bir şey. (Şehzade Bayezid Osman Efendi, Sultan Abdülmecid’in oğlu Şehzade Mehmet Burhaneddin’in oğlu Şehzade İbrahim Tevfik’in oğludur.) Eskiden aile reisleri aileyi bir arada tutmakla görevliydi. Dertlerine derman olmak, sahiplenmek. Bu epeydir yapılamıyor.

Sürgünden döndükten sonra Cumhuriyetin size yazılı olmayan engellemeleri oldu mu?
Sadece bir örnek vereceğim. Enver dedemin vasiyeti üzerine babam da asker oldu. Ama askerlikte çok ciddi sıkıntılar çekti. İlerlemesi söz konusu olmadı. Mesela kurmaylık imtihanını geçmesine rağmen kurmaylığı verilmedi ve askerliği bırakmak zorunda kaldı.

KiMDiR?
1955 yılında Napoli’de dünyaya gelen Arzu Enver Sadıkoğlu, Sultan Abdül-mecid’in oğlu Şehzade Selim Süleyman Efendi’nin kızı Naciye Sultan’ın torunu. Naciye Sultan ile Enver Paşa’nın oğlu Ali Enver’in kızı.

Kenize Murad
EN DOĞRUSU YAPILDI


O yılları bize anlatır mısınız?
Anneannem V. Murad’ın kızı Hatice Sultan. Sürgün edildiklerinde yanında annem Selma Hanımsultan da var. Beyrut’a geliyorlar. Selma Hanımsultan 1937’de Kuzey Hindistan’daki Kotwara ülkesinin mihracesi Seyit Hüseyin ile evlendirildi. Annem Hint sarayında iki yıl kalabildi. Paris’te 1939 Kasım’ında ben dünyaya geldim. Doğum yaklaştığında babam da gelecekti fakat bu olamadı. Kısa süre sonra II. Dünya Savaşı patlak verdi. Paris, Nazilerin elindeydi, Hindistan ise İngilizlerin. Annem Selma Hanımsultan, evliliğinden dolayı İngiliz vatandaşı idi. Saklanmaya, küçük ve bakımsız otellerde açlık içinde hayatını devam ettirmeye çalıştı. 1941’de Paris’teki bir otel odasında hayata veda etti.

I. Dünya Savaşı, Cumhuriyete geçiş ve sürgün hakkındaki yorumunuz nedir?
İmparatorluklar bir gün son bulur. Varlığı sorun yaratıyordu Batılılar için. Gerçekten de Türkiye’yi esaretten Mustafa Kemal kurtarmıştır. Pek çok kişi yokluk içinde hayatını kaybetti ama bilirsiniz devrimler böyledir, birilerinin canı yanar.

Sürgünden başka bir çözüm olabilir miydi diye aklınızdan geçtiği oldu mu?
Bence de bu Türkiye’de olamazdı. Daima ayrılıklar, ikilikler çıkardı. Burada işlemezdi. Belki iç karışıklıklar savaşa kadar giderdi. En doğrusu yapıldı. Bugün bile çok anlamsız ve saçma bir ikilik var Türkiye’de. Bunlara hiç gerek yok oysa.


KiMDiR?
Onu yetimhanede rahibeler büyüttü. Savaş muhabirliği yaparken Hint Racası’nın kızı olduğu anlaşılınca Pakistan’dan çıkamadı. Onu Başbakan Butto kurtardı. Ermeni diyasporasını kızdırdı, tehditler aldı ve Paris’i terk etmek zorunda kaldı. ‘Saraydan Sürgüne’nin yazarı sürgünde mucizeler yarattı.

25 Şubat 2020 Magazin Haberleri Bülteni25 Şubat 2020 Magazin Haberleri Bülteni
Cadde Yazarları

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber