Geri Dön

“Türk kadınları zarif, sade ve sıcakkanlı”

Türkiye’ye beşinci kez gelen Fransızların prensi Dany Brillant, 11 Haziran gecesi Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu’nda bir kez daha konser verecek.

Sürekli geçmişe özlem duyduğunu anlatan ünlü şarkıcıyla İstanbul yolculuğu öncesi konuştuk...

İstanbul’a pek çok defa geldiniz. Seviyor musunuz burayı?
Beşinci gelişim olacak. İstanbul’u çok sıcak buluyorum. Bu kadar hızlı değişmesi beni bazen korkutsa da gerçekten çok etkileyici bir şehir olduğunu söylemek gerek. Ne yazık ki konserler sırasında gezmeye çok vaktim olmuyor. Ancak şu ana kadar görme şansı bulduğum Tarihi Yarımada’yı ve Boğaz’daki tüm balık lokantalarını çok sevdiğimi söyleyebilirim.

İstanbul için, “Bir metrekareye en güzel kadınların düştüğü şehire gidiyorum” dediğiniz doğru mu?
Evet, doğru. Türk kadınlarının hem sıcakkanlı, hem de zarif ve sade olduklarını düşünüyorum.

Peki ya Türk sanatçıları takip ediyor musunuz? Bu sene İstanbul’daki konserinizde sahneyi kiminle paylaşacaksınız?
Ajda Pekkan’ı ve az tanısam da Candan Erçetin’i beğeniyorum. Ayrıca bu yılki Eurovision’da Türkiye’yi temsil eden Can Bonomo’nun performansını da çok beğendim. Sahneyi bu yıl herkese sürpriz yaparak bir kadınla değil de, bir erkekle paylaşacağım. Bu benim için de bir ilk olacak. Bu yıl Harbiye’deki konuğum Can Bonomo.


“Sürekli nostalji yaşıyorum”

Modern Fransız crooner’ı (duygusal ve yumuşak bir sesle şarkı söyleyen yorumcu) olarak tanıtılmak nasıl bir duygu?
Tüm şarkıları gerektiği gibi yorumlamaya, onlara hak ettikleri değeri vermeye, anlattıkları duyguları dinleyicilere de yaşatmaya çalışıyorum. Bence bu, şarkı söyleyen herkesin temel ilkelerinden olmalı. Benim için nasıl lanse edildiğimden çok, dinleyicilerde hangi duyguları uyandırdığım daha önemli.

Sizi etkileyen sanatçılar kimler oldu?

Klasik Tunus müziği yapan müzisyenlerden Kübalı cazcılara, Fransız şanson yorumcularından Elvis’e, dinlediğim hemen herkesten etkilenirim. Önemli olanın her yönden beslenmek olduğunu düşünüyorum.

Swing ve rock’n roll ile retro ritimleri bugüne getiriyorsunuz. Fotoğraflarda Elvis Presley’i andırıyorsunuz. Geçmişten çıkıp gelmiş gibisiniz. Geçmiş sizi cezbediyor mu?
Her ne kadar bugünün hakkını vermek gerektiğine inansam da, geçmişin hayatımda ayrı bir yeri var. İçten içe sürekli nostalji yaşayan bir insanım. Bunun temel nedenlerinden birinin de küçükken Tunus’tan Fransa’ya taşınmamız olduğunu düşünüyorum.

“Kimliğimin bir parçası Akdeniz centilmenliği ve Afrika davullarının vuruşlarından oluşuyor” diyorsunuz. Peki ya Latin ritimleri?
Akdeniz centilmenliği de, Afrika davulları da her an damarlarımda akıyor. Dikkatle dinlerseniz siz de Latin müziğinin Akdeniz’den çok da farklı olmadığını hissedebilirsiniz. İyi bir ritim, hoş bir melodi ve ikisinin büyük uyumundan doğan sıcaklık duygusu... Latin dünyasını kendime çok yakın hissediyorum.

Küba’da kaldığınız dönem müziğinize nasıl yansıdı?
Özellikle Latin dünyasının ne kadar Akdenizli olduğunu ya da Akdenizlilerin ne kadar Latin olduğunu keşfetmem açısından şaşırtıcıydı. Orada müzik insanların günlük yaşamının bir parçası. Attığım her adımda müzikal dünyamın zenginleştiğine şahit oluyordum. Çok etkileyici ve büyülü bir deneyimdi benim için.


“Beslenmeme dikkat ederim, egzersizimi aksatmam”

Her albümünüzün yaratılması esnasında farklı kültür ve müziklerden esinleniyorsunuz. Bir gün eserlerinizde Türk motiflerini görür müyüz?
Tunus’ta doğmuş biri olarak Türk müziği motiflerinin birçoğunun bana hiç de yabancı olmadığını söyleyebilirim. Benim şarkılarım zaten çok geniş bir coğrafyadan esinleniyor... Neden olmasın?

Çok pozitif görünüyorsunuz. Bu pozitif ruh halinizi her daim koruyabiliyor musunuz?
Bu konuda elimden geleni yapıyorum. Hayatta pozitif olmanın insanın kendisine bakmasından geçtiğini düşünüyorum. Kendime ve sağlığıma çok özen gösteriyorum. İnsanın kendisiyle barışmasının yollarından biri de bu bence. Beslenmeme dikkat ediyorum. Sürekli egzersiz yapıyorum. Etrafa pozitif bakmanın, insana daima pozitif bir dönüş sağlayacağını düşünüyorum. Buna bir çeşit ‘karma’ da denebilir.

Peki ya dans? Dansın ruh hali üzerindeki etkisi nedir sizce?
Dans her şeyden önce insanın farkındalığının artmasını sağlıyor. Dansın tutkuyu körüklediğini, insanın ruhundaki tüm enerjiyi ortaya çıkardığını, duygularını ifade etmesini kolaylaştırdığını düşünüyorum. Özellikle salsa, eğlenceyi ve tutkuyu her melodisinde, her ritminde dinleyiciye yansıtan bir müzik. Dansıyla, sözleriyle, müziğiyle ve ritmiyle; uyandırdığı etki baş döndürücü.

REPERTUAR ÇOK GENiŞ

11 Haziran gecesi Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde Türk hayranlarıyla buluşmaya hazırlanan ünlü şarkıcı, İstanbul konserinde sahneyi Can Bonomo ile paylaşacak. Dany Brillant, Joy FM radyo sponsorluğunda, Ajan İstanbul ve Fun Org ortaklığıyla düzenlenen konserinde, İtalyan şarkılarından mamboya uzanan geniş repertuarıyla sevenlerinin karşısında olacak.

“Yeni nesil Türk şarkıcılar hakkında çok fazla fikrim yok. Ancak bu yıl Eurovision’u izleme şansı buldum. En iddialı şarkıcılardan biri Can Bonomo’ydu bence. Hem şarkısını, hem yorumunu, hem de performansını çok beğendim. Kimin kaç puan verdiğini bilemiyorum ama benden tam 12 puan aldı!”

“Ajda ve Candan favorilerim”

“Ajda Pekkan yılların eskitemediği yorumculardan. Ben de hiç durmadan kendimi yenilemeye, geliştirmeye çabalıyorum. Bu açıdan tüm sanatçılara örnek olabilecek bir şahsiyet. Kendisini de, şarkılarını da her zaman çok beğenirim. Gerçek bir süperstar olduğunu düşünüyorum. Candan Erçetin’i de çok beğenerek dinliyorum. Tüm albümlerini dinleme fırsatım olmadı ama büyük bir yorumcu olduğunu düşünüyorum.”

Magazin Haberleri Bülteni (25 Şubat 2021)İşte magazin gündeminin öne çıkan başlıkları;

İlginizi Çekebilecek Diğer Haberler

Sıradaki Haber

Türkiye’nin haber yaşam platformu Milliyet Dijital yenilendi!

Uygulama ile devam et, gündemi kaçırma!

Şimdi DeğilHemen Keşfet