Cadde YANLIŞ BiLiNEN DOĞRULARI ÖĞRENELiM

YANLIŞ BiLiNEN DOĞRULARI ÖĞRENELiM

13.09.2010 - 00:00 | Son Güncellenme:

Bu hafta boyunca, kendi deneyimlerimden yola çıkarak, Prof. Dr. Vedat Aytekin eşliğinde kalp ve damar hastalıkları hakkında bilgi vereceğim

YANLIŞ BiLiNEN DOĞRULARI ÖĞRENELiM

Geçenlerde sevgili dostum Şükrü Okçu ile konuşuyorduk. Şükrü’nün doktorlukla uzaktan yakından ilgisi yok ama kalp hastalıkları, sağlıklı beslenme gibi konularda iyi bir okuyucu ve dinleyicidir. Bayılırım onunla konuşmaya, hatta bazen anlattıklarımı dinlerken not da tutar. Geçenlerde “Sağlıklı yaşam çok önemli biliyorum, keşke insanlar bunu damarlarında daralma başlamadan uygulasalar, sonra ne yapsan boş, iş işten geçmiş oluyor” dedi. “Şükrü gerçek hiç de öyle değil, bir damar tıkanmaya başlasa bile, sağlıklı bir hayat tarzı sürer ve ilaçlarını kullanırsan, bu başlayan plaklar gerileyebiliyor” dedim. Hayretle “Hasan ben bunu bilmiyordum, bir kere plak oldu mu bu kalıcıdır ve iş işten geçti sanıyordum” dedi.

Haberin Devamı

Bu konuşma aklıma takıldı
Birkaç tanıdığımla daha konuştum, hepsi “Bir kez damarlarda bir şeyler olmaya başladı mı geri dönüş olmaz” diye düşünüyordu. Ya da “Bir kez infarktüs oldu mu kalp randımanlı çalışmaz” sanıyorlardı. Oysa olan oldu dememek, bazı önlemlerle olayı durdurup, hatta geriletmeye çalışmaktı yapılması gereken. Bu mümkündü çünkü. Tabii kalbin çok ciddi hasarlar gördüğü ve kalp yapısının iyice bozulduğu durumlar değil bahsettiğimiz. Böyle durumlarda bile sağlıklı yaşamak en önemli yardımcınız olacaktır. Bu gerçeklerin bilinmemesi veya yanlış bilinmesi alınabilecek önlemleri ve sonuçta gerileyebilecek kalp damar sorunlarını, iş işten geçti diye oluruna bırakmaya neden oluyordu. Stent ve anjiyo konularını biraz irdeleyince, kişilerin pek çok şeyi eksik veya yanlış bildiği ortaya çıkıyor. Bu konuları kardiyolog Prof. Dr. Vedat Aytekin ile konuşup, işin doğrusunu öğrenmek ve anlattıklarını sizlerle paylaşmak istedim.

Haberin Devamı

İki anjiyo arası sohbet
Vedat hoca Şişli Florence Nightingale Hastanesi’nde bana anjiyo yapmıştı ve o zaman yanlış bilinenler üzerine kısa bir sohbet yapmıştık. Şimdi daha detaylı konuşup, anlattıklarını sizlere aktarmak için Vedat Hoca’nın asistanı Aylin Hanım’ı aradım, sağolsun bizi kısa sürede buluşturdu. Prof. Aytekin’in çalışma düzenini ve yoğunluğunu görünce gününün anjiyo odalarında nasıl bir koşuşturma içinde geçtiğini anladım. Florence Nightingale Hastanesi anjiyo laboratuarında günde 15-20 girişim yapıyorlarmış. Bunun dışında yoğun bakım, hasta odaları ve ameliyatları da düşünürseniz, bu hastanede kaç kişinin kalbine ‘dokunulduğunu’ hesap edebilirsiniz.
İki anjiyo arasında benimle konuşmaya başladı Vedat Hoca. “Sağolun, bana bu koşuşturma arasında vakit ayırabildiğiniz için, sizinle geçenlerde de sohbetini yaptığımız kalp ve damar hastalıkları hakkında eksik veya yanlış bilinen konular hakkında konuşmak istiyorum” dedim.
Prof. Dr. Vedat Aytekin: Haklısınız bu çok önemli, yapılan araştırmalar damarlarda plaklar oluştuktan sonra da bunların geriletilebileceğini gösteriyor ancak insanlar bunu pek bilmiyorlar. Özellikle damar içi ultrasonografiyle belirli aralıklarla yapılan çalışmalarda, doğru beslenip, düzenli egzersiz yapan ve kolesterol ilaçlarını yeterince kullanan kişilerde bu plaklarda gerileme olduğunu gösteren araştırmalar var. Bu nedenle biz elimizden geldiğince damarlarında plaklar oluşmuş kişilere de sağlıklı yaşam uygulatıp, plakları geriletmeyi amaçlıyoruz.
Hasan İnsel: Yani sağlıklı yaşak hem önleyici hem de tedavi edici olarak çok önemli.
Prof. Dr. Vedat Aytekin: Sağlıklı bir hayat tarzı benimseyerek oluşabilecek kalp damar sorunlarından korunabiliriz. Hem plak oluşmasından korunmaktan, hem de enfarktüs sonrasında olanlardan ileride bahsedeceğiz, ama bugün şu mesajı verelim. Nasıl sağlıklı yaşam ve gerektiğinde belirli kolesterol düşürücü ilaçların kullanımı damar içi plakjların oluşumunu önlüyorsa, bu plaklar oluştuğunda ve darlıklar olmaya başladığında da çarelerimiz var. Bilinçli bir hayat tarzı ve LDL dediğimiz kötü kolesterolün 70 miligramın altında tutulmasıyla bu durum geriletilebiliyor. “Kişiler iş işten geçti, bunlar nasıl olsa düzelmez, olan oldu” mantığıyla önlemlere pek de önem vermiyorlar. Ya da kısa süre sonra boşverme haline giriyorlar. Halbuki asıl hayat kurtarıcı durum, önlemlerin bu aşamada da çok ciddiye alınması.