'Çaycı Hüseyin öldü' diyenler neden bu kadar acımasız?

Çaycı Hüseyin karakteriyle tanıdığımız Alpaslan Özmol'un öldüğü haberi, sosyal medyada yeniden trend oldu. Daha önce bu konu hakkında haklı rahatsızlığını dile getiren Özmol'un söyledikleri fark ediliyor ki yeterince iyi anlaşılamamış.

'Çaycı Hüseyin öldü' diyenler neden bu kadar acımasız?

'Bir gün gerçekten öleceğim ve kimse inanmayacak.'

'Bir gün gerçekten öleceğim ve kimse inanmayacak.'
Daha önceki ölüm haberleri sonrasında "Sürekli öldürüyorlar. Artık panik atak oldum. Bir gün gerçekten öleceğim ve kimse inanmayacak. Gençlerimiz mizah yapıyor. Ben de gülüyorum ama tadında olmalı. Mizah ölümle olmaz. Bazen geleneklerimizi kaybettiğimizi düşünüyorum." şeklinde açıklama yapmıştı Alpaslan Özmol.

İşin üzücü tarafı Özmol'un açıklama yapmak zorunda kalması

İşin üzücü tarafı Özmol'un açıklama yapmak zorunda kalması
Bir kere Alpaslan Özmol’un öldüğü spekülasyonlarının sosyal medyada zaman zaman karşımıza çıkması zaten yeterince tuhaf. Fakat işin üzücü tarafı, Alpaslan Özmol’un bu şekilde bir açıklama yapmak zorunda kalması.

Başka hayatların ne derece etkileneceğini düşünmüyoruz

Başka hayatların ne derece etkileneceğini düşünmüyoruz
Sosyal medya kullanıcıları, bir söz söylerken karşıdaki insanın hayatını ne derece etkilediğini düşünmüyor. Öyle ki ünlü ya da ünsüz bir kimsenin bu tarz bir haberle, ‘mizah’ konusu olması, başka bir şekilde açıklanamaz.

Sosyal medyanın riyakâr bir tarafı da var

Sosyal medyanın riyakâr bir tarafı da var
Halbuki sosyal medyanın riyakâr bir tarafı da var. Öldü haberi yayıldığında o mizahın bir parçası olan kişi, başka bir zaman aynı mizahın öznesi olduğunda, belki de Alpaslan Özmol’un açıklamalarına benzer sözler söyleyecek ve haklı da olacak.

Söz söylerken ötesini berisini düşünmüyoruz

Söz söylerken ötesini berisini düşünmüyoruz
Burada önemli olan nokta, o kişinin başına böyle bir şey gelmeden durumun yaratacağı kötü sonuçları ön görebiliyor olması. Bahsetmeye çalıştığım şey aslında tam da bu. Sosyal medyada bir söz söylerken ötesini berisini düşünmüyoruz. Ancak benzer sözler, dönüp dolaşıp bizi bulduğunda durumun farkına varıyoruz.

Ne söylediğimizi unutuyoruz

Ne söylediğimizi unutuyoruz
Burada sosyal medya kullanıcıları yani bizler, ne söylediğimizi unutur hale geliyoruz. Alpaslan Özmol’un başına gelen tam olarak bu. Yoksa bu 'mizah', başka bir şekilde açıklanamaz.

Her şeyin çabucak tüketildiği bir alandan bahsediyoruz

Her şeyin çabucak tüketildiği bir alandan bahsediyoruz
Gel gelelim, ‘Bu goygoy böyle nereye kadar gidecek?’ sorusuna. Ben de merak ediyorum açıkçası. Çünkü bir şeylerin çabucak tüketildiği ve yerine başka bir konunun bulunarak bu sefer de onun bir çırpıda tüketilmeye çalışıldığı bir alandan bahsediyoruz.

Empati kurmak önemli…

Empati kurmak önemli…
Gerçekten de bu noktada empati kurmak çok önemli. En basit örneğiyle bir sabah uyanıyorsunuz ve öldüğünüzün haberini sosyal medyada trend olmuş bir şekilde görüyorsunuz. Ne kadar da üzücü değil mi?

İncelikli düşünmemiz gerekiyor

İncelikli düşünmemiz gerekiyor
Ne yazacağımızı incelikle düşünmemiz gerekiyor. Özellikle yazılan çizilen şeyler, bir başkasının hayatını etkiliyorsa... Alpaslan Özmol, büyük ihtimalle bu sefer de kendisinin ölümünü sosyal medyada gördü ve tahmin ediyorum ki yine canı sıkıldı. Bence en başta bunu Alpaslan Özmol’a yaşatmaya hakkımız yok.

twitter.com/deniz_tasdelen
instagram.com/deniz.i.tasdelen
deniz.tasdelen@milliyet.com.tr

 
Bu makaleye ifade bırak