Corona günlerinde aşk ve cinsel hayat

Evlere kapandığımız yalnızca aile bireylerinin, eşlerimizin ya da sevgililerimizin yüzüne baktığımız bu dönemlerde hepimiz yeni heyecanlar arıyor, geriliyor hatta bazı kaçak girişimlerde bulunuyoruz. Sanırım vaktin bolluğundan olacak ki yoğun olarak "Ne olacak bu aşk meşk meseleleri?" sorusunu pek sık sorar hale geldik. Aldatmalar, boşanmalar, libidosu tavan yapanlar, flörtleşmeden duramayanlar... Gelin, "Corona günlerinde aşk ve cinsel hayat nasıl yaşanıyor?" hep beraber bakalım.

Corona günlerinde aşk ve cinsel hayat

Gündem olan o tavsiye

Gündem olan o tavsiye

Karantinada "Acaba ne yapsak?" sorusuna sanırım en çarpıcı öneri Mehmet Öz'den geldi. Öz, içeride kalan insanların corona virüsüyle mücadele için önerilen sosyal mesafenin olumsuz etkilerine karşı "Eğer öteki yarınızla birlikte karantinaya girdiyseniz en iyi çözüm cinsel ilişkiye girmek. Gerilimi azaltacak ve daha uzun yaşayacaksınız. Belki bebek yapacaksınız. Bu birbirinizin sinirine dokunmaktan daha iyi" dedi.

Verilecek en sansasyonel ve doğru tepkiyi vermiş Mehmet Öz. Birbirimizi bıçaklayacak yere gelene kadar "Sevelim, sevilelim" demiş, elinizde hazır fırsat varken gerilmeye gerek yok demiş, hazır eve kapanmışken birbirinizi daha iyi tanımış olursunuz demiş. Güzel de söylemiş.

Ne tepkiler aldı?

Ne tepkiler aldı?

Ne tepkiler aldı?

Tabii ki böyle bir öneri sosyal medyada oldukça tepki aldı. Oyuncu ve şarkıcı Gonca Vuslateri ise Öz'ün önerisine destek vermeden edemedi. Sosyal medya hesabından attığı tweet'le Öz’ün bu tavsiyesine uyacağını söyleyen oyuncu, "Çare yok, yapacağız artık. Off bitmiyor çilemiz..." diyerek esprili bir dille desteğini esirgemedi. Allah başka dert vermesin ey Vuslateri. Karantinanın ekmeğinden siz faydalanıyorsunuz valla. Doya sıya faydalanın, afiyet olsun. Bu öneriye herkes böyle destek verirse dünya nüfusunda bir patlama yaşar mıyız? Dr Öz'ün verdiği tavsiyeden mi olur bu artış? Yoksa insanların ölümle yüzleşip soyunun tükeneceğini düşünmesinden kaynaklanan psikolojiyle mi olur? Bilemiyoruz. Öz'ün tavsiyesine uyuluyor mu uyulmuyor mu? Önümüzdeki yıllarda göreceğiz. Bakalım yeni bir 'baby boom' (bebek patlaması) vakası olacak mı?

Mutsuz karantinalar

Mutsuz karantinalar

Peki ya bizler ne yapacağız? Mutsuz karantinalarında n'apacak yalnız kardeşlerim? Çöpçatanlık sitelerine koşacak. Bu arkadaşlar ve kardeşler çok çabuk koşuş olacaklar ki mobil uygulamalarla ilgili veri araştırmaları yürüten Sensor Tower, Corona virüs pandemisinden beri ABD'de ve küresel çapta çöpçatanlık uygulamalarını indirenlerin sayısında önemli bir değişim gözlendiğini söylüyor. Çöpçatanlık uygulamalarından biri, kullanım sayılarının istikrarlı ve mevsimsel eğilimlere uygun olduğunu bildirirken, diğerinde ise New York gibi büyük şehirlerde genç kullanıcıların artış gösterdiği de görülmüş. Eee ne olacak sonuç olarak herkes ekmeğinin peşinde.

Mahşere kalmasın

Mahşere kalmasın

Çöpçatanlık sitelerinin ekmeğini yiyen isimlerden biri İspanya'da ulusal karantina ilan edilmesinin ertesi günü çöpçatanlık sitesinden üç gündür mesajlaştığı kadını evine çağırma cesareti gösteren 30 yaşındaki Marcos abimiz oldu. İlişkimiz mahşere kalmasın diyen kadının olumlu yanıt vermesine şaşırıran Marcos abimiz, taksiyle gelen, eldiven takan ve asansöre binmeyi reddeden, ablamızla cinsel ilişkiye girme fırsatını buldu. Valla Marcos abiye helal olsun demeden geçemiyorum. Bu kadar dikkatli ve temkinli olan ablayı nasıl kandırdın? Ne flört numaraları kullandın? Ya da bıçak kemiğe nasıl dayandı? Bilemiyoruz. Tebrikler vallahi. Ablamızın da tek şartı, Marcos'un şafaktan önce taksi çağırıp evine gitmesini sağlaması. Bu devirde bu kadar az beklentisi olan kadın bulmak da zor açıkçası. Corona virüs stresi ablamızı pek etkilememiş anlaşılan. Buna oldukça şaşıran Marcos da "İlk kez bir kadın, ilk randevu için evime gelmeyi kabul etti. Bu, tüm bunlar bitmeden önceki son tek gecelik ilişkim olacak herhalde" diyerek üzüntüsünü ve şaşkınlığını dile getirmiş. Sağlık olsun be Marcos tüm şansını burda kullanmışsın sanki. Corona'dan sonra bol şans.

Coğrafya kaderdir

Coğrafya kaderdir

Lübnan'da yasaklı olan çöpçatanlık uygulamasını kullanan 20 yaşındaki bir Beyrutlu, "Eskiden 'cinsel ilişki arıyorum' denilirdi, şimdi 'Corona virüs geçtikten sonra bakarız' deniliyor" diyerek, yaşacağı cinsel ilişkilerinin mahşere kaldığını belirtti. "Coğrafya kaderdir" ne de olsa Beyrutlu kardeş, herkes bir İspanyol kadar şanslı olamıyor. Corona'dan sonraya artık. Belki de yasak kalktıktan sonra senin de kısmetin açılır he? Hadi hayırlısı.

Yasak aşk Corona dinlemiyor

Yasak aşk Corona dinlemiyor

Aşkını özellikle 'yasak aşk'ını Corona'dan sonra yaşamak isteyenler de var. 'Yasak aşk' Corona ve karantina dinlemiyor tabii. Sevgilisiyle İtalya kaçamağı yapmak isteyen bir abimiz Corona virüse yakalanmış. Eşinden kaçarken Corona'ya tutulmuş. İngiltereli ve evli olan abimizin, İtalya salgından kırılıp geçerken neden İtalya'ya gitmek istediğini merak etmiyor değilim. Bu abimiz heyecan seviyor orasını anladık ama tehlikeden de haz alıyor sanki biraz? Sevgilisiyle olan tatiline 'karantina şoku' yiyen abimiz eşine yakalandı mı yakalanmadı mı? Orasını bilmiyoruz. Ama karantinada doktorlara bülbül gibi ötmüş. Eşine iş seyahati diyebiliyorken doktorlara diyememiş tabii. Doktorlar da "Bizim derdimiz başımızdan aşkın bir de sizle mi uğraşacağız" demiş olabilirler. Tedavi olabilen abimiz İngiltere'ye döndüğünde -ki ülkesine dönebilmesi büyük bir şans' eşine ne demiştir? Merak konusu. Belki de başına gelenlerden ders almış, korkudan sevgilisinden ayrılmış, şanslı olup tedavi olabildiği için ve ülkesine dönebildiği için tövbe etmiş, eşinin dibinden ayrılmamıştır. Bilemiyoruz. Haklarında hayırlısı olsun. 

Artan ayrılık davaları

Artan ayrılık davaları

Yalancının mumu yatsıya kadar sonuçta. Aldatan elbet bir gün yakalanır. Sonrasında affedilir mi yoksa cezası kesilir mi bilemiyorum ama sonuç olarak foyası ortaya çıkar. Bir de ortada hiçbir şey olmadan ayrılma vakaları var. Özellikle Çin'de karantinadan sonra boşanma davalarında aşırı bir artış görülmüş. Hatta o kadar çok ayrılmak isteyen olmuş ki devlet bir müddet boyunca boşanma davası talebi almamış bile. Boşanma avukatlarının gözlerindeki dolarları hepimiz görür gibi olduk değil mi?  
 

Peki neden bu ayrılıklar?

Peki neden bu ayrılıklar?

Bu haberi okuduğumda aklıma direkt "Bu zamana kadar neredeydiniz?" sorusu geliyor. "Nasıl olur da insanlar evlenmeden önce ya da evli kaldıkları süre boyunca birbirlerini tanımaz?" diye sormadan edemiyorum. Belki de birçok insan ilişkisini karşı tarafta gördükleri sorunların geçici olduğunu düşünerek ya da hayatın getirdiği o akış içerisinde bu durumlarla yüzleşmekten kaçarak devam ettiriyordu. Ya da karantinada o bastırılmışlığın, oyalanacak ve stres atacak hiçbir şey olmayaşın hıncını ilk olarak yanındakilerden çıkarttığı için mi arttı bu boşanma davaları? Her ne olursa olsun bu durum insanların sevgisinden şüphe ettiriyor bir nebze de olsa. "Gerçek sevgiden nasıl olur da bunalır insan? diye düşünüyorum. Belki de genel olarak olduğu gibi bu süreçte de insanların beklentileri çok yüksekti ve beklenilenler karşılanmadığında oldu bütün bu ayrılmalar? Belki de her şey gibi sevgiyi de çabuk tüketiyor tükettiğimizin çok daha fazlasını istiyoruzdur? Bunu içinde bulunduğumuz sistem de getirmiş olabilir, bu çağın insanı da? Bilemiyoruz.

Aksi durumlar da oldu

Aksi durumlar da oldu

Her ne kadar boşanma davaları artmış olsa da bu fikrinden vazgeçen insanlar da olmuş. Sanırım bu vatandaşlar ilişki dışındaki insanların dolduruşuna gelen, ya da hayatın yoğunluğu içerisinde konuşmaya ve birbirini anlamaya vakit bulamayan arkadaşlardı. Karantinayı fırsat bilip birbirini dinleyen ve anlamaya çalışan, bunun sonucunda da ilişkilerine devam eden insanlar gözlerimi yaşartmadı değil. Sevgiye duyulan güvensizliği kırıyor bu insanlar valla! "Çok mu zor" böyle yapıp anlaşarak geçinmek, sevmek ve sevilmek" dedirtmiyor değil ve aslında çok da zor olmadığını gözler önüne seriyorlar.

Arayış içindeyiz

Arayış içindeyiz

Bazılarımızın tek, bazılarımızın çift, bazılarımızın da birçok kişiden oluştuğu bu yolculukta herkes bir arayış içinde aslında. Karantina bizi kapılıp gittiğimiz o hayat akışından alıp kendimizi, yanımızdakilerle beraber bir yolculuğa çıkardı. Kimimiz bu yolculuktan memnun kaldık, kimimiz yolu hiç yürümedik, kimimizse yarı yolda bıraktık. Tam olanlar, yarım olanlar, ya da hiç kendini bulmak istemeyip kalabalıklaşanlar olarak bu durumlar herkesin hayatını, doğrudan da ilişkilerini etkiledi.





Can sıkıntısından dağa taşa yazdık, çöpçatan sitelerinde arandık, belki yanımızdakine sarıldık, belki de bir yetmedi birçok insana sarılma ihtiyacı duyduk. Hepimiz doğrusuyla ya da yanlışıyla aşka sığındık ya da ondan kaçtık. Nerede mutlu olacağımızı, neyden haz alacağımızı, nasıl zaman geçireceğimizi bulmak için farklı yollar aramaya belki de bulmaya devam ediyoruz. Çoğumuzun aradığı, merak ettiği ya da bulmak istediği de şey de 'aşk' ve 'cinsellikle gelen 'haz ve mutluluk' oluyor. Ben bu karantinada herkese iyi arayışlar, yolculuklar, iyi aşklar, güzel sevmeler ve sevilmeler, sağlıklı cinsel yaşamlar ve mutlu bir hayat diliyorum. 


 

Bu makaleye ifade bırak