Danla Bilic ve Sinan Binay problemi neden çözülemiyor?

Danla Bilic ve eski kameramanı Sinan Binay arasındaki problemin çözüldüğünü düşünmüştük hepimiz. Fena yanılmışız. İddialara göre Danla Bilic, Sinan Binay'a dava açmış. Peki Danla Bilic ve Sinan Binay arasındaki problem neden çözülemiyor?

Danla Bilic ve Sinan Binay problemi neden çözülemiyor?

Sanılanın aksine zor

Sanılanın aksine zor

Sosyal medya fenomeni olmak sanılanın aksine bir hayli zor bir iş. Evet, iş diyorum çünkü bizim o tanıdığımız fenomenlerin neredeyse hepsi büyük büyük ekiplerle çalışıyor. Ciddi bir ekip çalışması ürünü her biri. Video içerik üretiyorlar ama tek başlarına değil. Sorumlulukları var. Ve bir ekip ruhu söz konusu. Her ne kadar 'solist' olarak onların adını her yerde görsek de onlar kafalarına estiği gibi değil, belirlenen çizgiler içerisinde hareket ediyorlar.

Her yaptığı olay oluyor

Her yaptığı olay oluyor

Danla Bilic de 'sosyal medya fenomeni' denildiğinde akla gelen ilk üç isimden biri. Her dediği, yaptığı olay oluyor. Zaman zaman sınırları zorlasa da çoğu zaman onun haklı olduğunu düşünüyorum.

Hangimiz kafa karıştırmıyoruz?

Hangimiz kafa karıştırmıyoruz?

Evet bazen tepki çekebilecek paylaşımlarda bulunup yanlış anlaşılmalara mahal verebiliyor. Ama bunu hangimiz yapmıyoruz ki? Hangimiz sosyal hayatımızda kafa karışıklığına yol açacak şeyler yapmıyoruz? Cevap: Hiçbirimiz.

Sinan Binay'la anlaşmazlık yaşıyorlar

Sinan Binay'la anlaşmazlık yaşıyorlar

Danla Bilic, bir süre önce eski kameramanı Sinan Binay'la anlaşmazlığa girmişti. Bir süre önce dedim ama aradan rahat 1-2 yıl geçti. İkili peş peşe cevap videoları çekti, hayranlar ikiye bölündü, derken ortalık yatıştı.

5 yıla kadar hapsi isteniyormuş

5 yıla kadar hapsi isteniyormuş

Son gelen bir haber ise enteresan... Çektiği makyaj videolarıyla fenomen haline gelen Danla Bilic, Sinan Binay'a dava açmış. Binay hakkında Bilic'in sattığı kozmetik ürünlerin gerçek değerlerini ifşa ettiği gerekçesiyle 5 yıla kadar hapis istemiyle dava açılmış. Sebebi Binay'ın bir videoda Bilic'in sattığı ürünlerin gerçek ücretlerini söyleyerek müşterilerini dolandırdığını iddia etmesiymiş.

Uzlaşmak istememişler

Uzlaşmak istememişler

Danla Bilic ve Arda Kofoğlu, Sinan Binay'la uzlaşmak istememiş. Davanın Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülmesi kararlaştırılmış. Bu aslında eski bir konu. Sadece uzayan bir kısmına dahil oluyoruz aslında şu anda. Geçmişte Danla Bilic için 'Haddini Bilic' başlıklı bir video çeken Sinan Binay'ın bu videosu yayından kaldırılmış gözüküyor şu anda mesela.

Bu problem neden çözülemiyor?

Bu problem neden çözülemiyor?

Ben işin adli kısmından ziyade 'ayrılık' kısmına Molatik olmuş durumdayım. Danla Bilic ve Sinan Binay arasındaki problem neden çözülemiyor? İkili nasıl olur da ortak müşterekte buluşamıyor? Neden iş birbirinden intikam alma boyutlarına geldi, oraya odaklanmak lazım.

Neden bu kadar düşmanca?

Neden bu kadar düşmanca?

Bu tarz ayrılıklarda neden asla cool olunamıyor? Neden taraflardan biri "Ben gidiyorum" dediğinde sadece gidemiyor da olaylar kızıştıkça kızışıyor? Nazan Öncel'in bir sürü 'git'meli 'kal'malı şarkıları nasıl olur da akıllara hiç gelmiyor o anlarda? Neden tutumlar bu kadar sert ve düşmanca oluyor?

Birini ayrılırken tanımak...

Birini ayrılırken tanımak...

Seren Serengil'in bir şarkısı vardır. "Ben adamı ayrılırken tanırım" der Serengil. Sinan Binay özelinde söylemiyorum. Adam olur kadın olur. Fark etmiyor. Bir ayrılık mevzubahis olduğunda daha çok kabullenme moduna geçsek, her şey çok daha şık gözükmeyecek mi? Danla Bilic ve Sinan Binay arasındaki problemlerin çözülmesini, ikilinin barışmasını beklemiyorum. Bence zor bir ihtimal. Ama cool'luktan vazgeçmemek lazım. İntikam modundan sıyrılmak lazım. Yollar ayrılsa bile güzel günlerin hatrına sessizliği korumak lazım.

Zamanın adaletine inanmak neden bu kadar zor?

Zamanın adaletine inanmak neden bu kadar zor?

Birbirleriyle mahkemelik olunacak kadar ortada ciddi bir düşmanlık olması her iki tarafın da haksız olduğu bir konu. Bu tarz dava haberleri hiçbir kimseye yaramıyor çünkü. Kim haklı olursa olsun bu tarz bir olayla anılmak bilinçaltına "İşte bak bunların hepsi böyle, birbirlerine girerler" algısı yaratıyor. Halbuki akışa bırakılsa, keskin tavırlar alınmasa, o sabır gösterilse zaman her şeyin ilacı olacak. Çok klişe mi geliyor 'en doğru zaman'a güvenmek? Klişe ama gerçek. Niyetiniz can acıtmaksa canınız acıyor er ya da geç. Sakin kalmak ve zamanın adaletine inanmak lazım...

 

twitter.com/mayksisman
instagram.com/mayksisman
youtube.com/mayksisman
can.sisman@milliyet.com.tr

Bu makaleye ifade bırak